ATK tutsağın canını istiyor

21 Ocak 2022 Cuma - 20:30

Hayati Kaytan

Hayati Kaytan

  • Sağ eli işlevsiz, sol ayak parmakları kesik ve beyin tümörü bulunan 19 yıldır cezaevinde tutulan Hayati Kaytan, ATK eliyle tahliye edilmiyor.

 

Ağır hastalıklarına rağmen serbest bırakılmayan tutsaklar, hastaneden cezaevine kadar devletin tüm kurumları tarafından hak ihlallerine maruz kalıyor. İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) ağır hasta tutsaklar listesinde yer alan Hayati Kaytan, 2003’ten beri sürgün edildiği 5 ayrı cezaevinde tedaviye erişim için mücadele verdi. Bu sırda hem hastanelerin hem de cezaevi idaresinin işkence ve kötü muamelesine maruz kaldı. Yüzde 60 engelli olan Kaytan’ın sağ eli işlev görmüyor, donma nedeniyle sol ayak parmaklarının tümü kesik, ayak tabanında kalıcı yaralar var ve beyninde tümür bulunuyor.

BAAS teslim etti

 Suriye’de 2001’de Suriye rejimi tarafından Qamişlo kentinde tutuklanan Kaytan, 2003’te Türkiye’ye teslim edildi ve Erzurum Cezaevi’nde konuldu. Kaytan, 2005’te ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı ve ilk olarak Ankara 1 Nolu F Tipi Cezaevi’ne gönderildi.

Bilinci kapandı

Ankara’dan Kırıkkale F Tipi Cezaevi’ne sürgün edilen Kaytan, üst üste geçirdiği üç atak sonrası bilinci kapanınca 2009’da Ankara Numune Hastanesi’ne kaldırıldı. Beyninde kitle tespit edildi ve ameliyat oldu. Ameliyatın ardından iki buçuk ay hastanede tutuklu koğuşunda tutulan Kaytan için söz konusu hastane, cezaevinde bulunmasının hayata tehlikeye yol açmadığını savunarak rapor hazırladı.

Hastaneden çevrildi

Kaytan, Kırıkkale F Tipi Cezaevi’nden 2009-2011 yılları arasında üç ayda bir Ankara’ya tedaviye gitmek durumunda kaldı. İşkenceyi aratmayan hastane sevkleri sırasında bel fıtığı, ardından boyun fıtığı geçirdi. Her geçen gün hastalığı ilerleyen Kaytan için Adli Tıp Kurumu (ATK) “cezaevinde kalabilir” raporu verdi. Kontrol süresinin 6 aya çıkarıldığı 2012’de Kırıkkale Savcılığı, Sincan Cezaevi’ne sevk edilmesi için Kırıkkale Tıp Fakültesi Hastanesi’nden sağlık raporu almasını istedi. Kaytan iki kez hastaneye gitmesine rağmen ne doktorlarla görüştürüldü ne de heyete çıkabildi.

Hastaneden farklı raporlar

Kırıkkale Cezaevi idaresi ise heyet raporunu beklemeden Kaytan’ı 2012’de Denizli D Tipi Kapalı Cezaevi’ne sürgün etti. Denizli’de dört ay boyunca tek kişilik hücrede, tecrit koşullarında tutulan Kaytan, geçirdiği beyin ameliyatı nedeniyle epileptik nöbetler geçirdi. Bunun üzerine Denizli Devlet Hastanesi’nin “tek başına kalamaz” raporu hazırladı ve üç kişilik koğuşa alındı. Aynı hastane, 2013’te düzenlediği başka bir raporda ise “hapishane koşullarında kalabileceği ve hayatını yalnız idame ettirebileceğini” öne sürdü.

Sincan F Tipi’nde işkence

Kaytan tedavisi için yoğun uğraşlar sonucu 2014’te Sincan 1 Nolu F Tipi’ne sevk edildi. Kaytan, burada işkenceye maruz kaldı. İnfaz savcısının önünde cezaevi müdürü tarafından darp edilmekle tehdit edildi. Avukatlar, Kaytan’ın 15 gün boyunca tecrit koşullarında tutulduğunu ve yaşayıp yaşamadığını kontrol etmek için 10 dakikada bir gardiyanlar tarafından uyandırıldığını paylaştı.

Cezaevinde kalamaz

Sincan’da dört yıl kaldıktan sonra Bolu F Tipi Cezaevi’ne sevk edilen Kaytan, şu an üç kişilik hücrede tutuluyor. El ve ayaklarında uzuv kayıpları olan, boyun ve bel fıtığı hastalıkları yaşayan, geçirdiği beyin ameliyatı sonrası epileptik nöbet atakları devam eden Kaytan, yaşatılan ağır tecrit koşulları nedeniyle cezaevinde kalamaz duruma geldi.

Mektubunda anlattı

Kaytan, İHD’ye gönderdiği son mektubunda, 31 Temmuz 2021’de voltada bilincini kaybettiğini ve başını yere çarpmadan arkadaşlarının kendisini tuttuğunu anlattı. Bilinci açılmaya başlayınca ambulansla İzzet Baysal Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Doktorlar kalp rahatsızlığından şüphelense de kendisi zaman zaman geçirdiği epileptik nöbet olduğunu, ancak neden kriz geçirdiğini, beyin ile bağlantısının ne olduğunu hala öğrenemediğini anlattı. Kaytan halen hastaneye gidiş-gelişler dışında revir doktoruna çıkarılmıyor. İHD’nin ağır hasta tutsaklar listesinde de olan Kaytan, tüm hastalıklarına ve cezaevinde tek başına hayatını idame ettirememesine rağmen serbest bırakılmıyor.

Tek başına yemek yiyemez

Kaytan’ın ablası Gülşen Kandemir, MA’dan Delal Akyüz’e şunları söyledi: “Cezaevinde tek başına kalamaz ama ATK ‘cezaevinde kalabilir’ raporu verdi. Numune Hastanesi’nin verdiği yüzde 60 engeli raporu mevcut. Tek başına yemek yiyemiyor, tıraş olamıyor, günlük ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Ayak parmakları kesik, özel ayakkabılar giymek zorunda. Şu anda dışarı da çıksa yürüyecek hali yok. Cezaevinde tedavi olamıyorlar. Orada tek başına kalmaları, hücrelere konulmaları insani değildir. Bize versinler, tedavilerini sağlarız, onlar da kurtulur biz de. Dışarıda ben bakabilirim. Bir an önce serbest bırakılıp nitelikli koşularda tedavi edilmesini istiyorum.”  ADIYAMAN

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.