DAİŞ’in yaydığı barbarlık ve vahşeti, birlikte ve yüksek sesle mahkum etmenin bölgede demokrasi ve barış istemenin öncelikli koşulu haline geldiği belirtilen bildiride, “Unutulmamalı ki, inanç özgürlüğünün teminatı da demokratik-özgürlükçü insanlık ve siyaset anlayışıdır. Tersi, bizi insanların din, mezhep adına birbirini boğazladığı Ortaçağ karanlığına götürür” denildi. Bildiride, başta ABD olmak üzere, Ortadoğu’da siyasi hegemonya peşinde olan bölgesel ve uluslararası tüm güçlerin yarattığı ucube siyasi oluşumun büyümesinde, bölgesel hegemonya peşinde olan Türkiye’nin siyasi hesaplarının da rolü olduğunun inkar edilemeyeceği kaydedildi.


Kobanê kesişme noktası

Kobanê saldırısına siyasi ve toplumsal krizlerin kesişme noktası olduğu vurgulanan bildiride, ‘’Bir yandan Kürtler ile müzakere başlatan Türkiye’nin diğer yandan Kürtlerin Suriye’deki kazanımlarını boğmak için arayışlara girdi, gerici güçlerle işbirliği yaptı. DAİŞ’in Kobanê saldırısı bölgede ve Türkiye’de yaşanan siyasal-toplumsal krizlerin kesişme noktasıdır. Türk hükümeti DAİŞ’den kaçanlara insani yardım sağlayarak siyasi sorumluklarını göz ardı edemez. İnsani değerleri, barışı, bölgede yaşayan tüm halkların özgürlüklerini ve nihayet Kürtlerin haklarını ve kazanımlarını savunmak adına DAİŞ’e karşı çıkmak en hafifinden vicdani bir zorunluluktur” ifadelerine yer verildi.

Sorumluluğumuz var



Bildirinin sonunda  kamuoyu ve BM başta olmak üzere tüm uluslar arası kurumlara Kobanê’yi sahiplenme çağrısı yapıldı. Bildiride şunlar belirtildi: “Türkiye’de yaşayan bizlerin, yanı başımızda yaşayan Kürtlere yönelik, boğma-kovma girişimlerine karşı tavır almak gibi de özel bir sorumluluğumuz vardır. Türkiye’nin Kobanê’ye yönelik politikaları Kürtlerle barışın önünde de en tehlikeli engeli oluşturmaktadır. IŞİD’e karşı başlatılan askeri operasyon dikkatlerimizi dağıtmamalı, bizleri bölge halkları, Kürtler ve özellikle Kobanê halkı ile dayanışma konusunda tereddüde düşürmemeli. Başta Kobanê olmak üzere bölgenin mazlum halklarının hepimizin desteğine, bizim de Kobanê’de halkların birlikte barış içinde yaşamalarına imkan sağlayan değerlere ihtiyacımız var. Aynı nedenlerle, başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası kurumları da Kobanê’ye sahip çıkmaya çağırıyoruz.’’

Rojava iradesi tanınmalı


Kobanê'yi ziyaret eden siyasi parti temsilcileri Rojava iradesinin tanınması ve ambargonun kaldırılmasını istedi.
Kobanê direnişine destek vermek için Kobanê ve Suruç'a ziyarette bulunan HDP, ESP, SYKP, EMEP, SDP, YSGP, ÖDP, EHP ve Halkevleri Eşbaşkanlarının da aralarında olduğu heyet önceki gün yaptığı açıklama ile izlenimlerini basınla paylaştı. HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, Kobanê'de, ağır saldırı ve sınırsız direnişe tanıklık ettiklerini belirterek, Kobanê'yi ziyaret edenlerin de polislerin katliam girişimiyle karşı karşıya kaldığını söyledi. Yüksekdağ, “Saldırının en ağırının, direnişin ne büyüğünün yaşandığını gördük. Hem saldırganlık sınır tanımıyordu, hem de direniş ve direnişe yüzünü dönen halklarımız sınır tanımıyordu'' dedi. Kobanê'de görüştükleri PYD ve YPG yetkililerinin de Kobanê'nin düşmesine izin vermeyeceklerini söylediklerini ve ''Türkiye ile Rojava arasında kurulacak halklar köprüsü, bütün Ortadoğu halklarının kaderini belirleyecektir. Gelin hep birlikte kaderimizi belirleyelim’ dediğini aktaran Yüksekdağ, ''Biz de direnenlerin sözüyle sesleniyoruz: Tam da bu köprüyü kurmanın zamanıdır. Halklarımızın birleşik mücadele köprüsünü kurmak için bundan daha iyi bir zaman olamaz'' diye seslendi.
Yüksekdağ, Türkiye ve uluslararası güçlere seslenerek şu talepleri sıraladı: "Rojava'daki siyasi irade tanınmalı. Oradaki siyasi irade tanınmadan Ortadoğu'da dizayn süreci gerçekleşemez. Türkiye DAİŞ'e verdiği desteği kesmeli, Rojava'yı tanımalı ve resmi muhatap olarak görmelidir. Ambargo kaldırılmalı. Oluşturulan öz savunmanın yükseltilmesi için gereklilikleri yerine getirilmeli. Silah ve savunma enstrümanlarının oraya ulaşmasındaki tüm engeller ortadan kaldırılmalıdır. Türkiye Rojava ve Kobanê'ye lojistik destek vererek sorumluluğunun zorunluluğunu yerine getirmelidir."

DİHA/URFA