Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’nde gözaltında bulunurken geçirdiği kalp krizi sonucu hastaneye kaldırılan DTK Eşbaşkanlık Divan Üyesi Hilmi Aydoğdu hakkında aynı suçlamalarla ikinci defa “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla dava açıldı.
Amed merkezli 9 ilde 9 Ekim’de gazeteci ve siyasetçilere yönelik başlatılan operasyon kapsamında gözaltına alınan 142 kişi arasında bulunan ve gözaltındayken kalp krizi geçirerek hastaneye kaldırılan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanlık Divan Üyesi Hilmi Aydoğdu hakkında “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla iddianame hazırlandı. İddianame, Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi (ACM) tarafından kabul edildi.
Aynı iddialarla, 2018/89 esas numaralı dosya üzerinden yargılanması süren Aydoğdu, açılan yeni davayla ikinci defa aynı suçtan yargılanacak. İddianamede, Ezel, Hafız, Cesur Yürek, Sabır, Uzay ve Yıldız kod adlı gizli tanıkların beyanlarına yer verildi. Gizli tanıklar beyanlarında, DTK bünyesinde çalıştığını belirtikleri Aydoğdu’nun “KCK bünyesinde gizli toplantılara katıldığını” öne sürdü. Ancak gizli tanıkların iddialarına ilişkin herhangi bir kanıt sunmamaları dikkat çekti.
Gizli tanık Ezel’in, 9 Ekim’de yapılan operasyonda gözaltına alınan ve haklarında iddianame hazırlanan herkes için kullandığı “KCK’nın dar kapsamlı gizli toplantılarına katılır. Bu toplantılara sadece KCK içerisinde son derece güvenilen, PKK örgütüne ideolojik olarak bağlı ve ağzı sıkı olan örgüt mensupları katılmaktadır” ifadesi, Aydoğdu hakkında hazırlanan iddianamede de olduğu gibi yer aldı.
İddianamede, Aydoğdu’nun toplumda yaşanan olumsuzlukların giderilmesi için arabuluculuk rolü oynaması, “Türkiye Cumhuriyeti adli merciler adına karar verme” olarak değerlendirildi. Gizli tanık Uzay’ın beyanında söz konusu kısım şu şekilde ifade edildi: “Ayrıca vatandaşların kendi aralarında çözüme kavuşturamadığı ve mahkemelere iletmediği davalarla bu şahıs bir hakim/savcı gibi PKK/KCK adına ilgilenir ve karara bağlamaktadır. Arazi davaları, kan davaları gibi birçok konuda Türkiye Cumhuriyeti devletinin adli mercileri adına kararlar vermiştir.”
Kamuoyunda, Aydoğdu’nun DTK Eşbaşkanlık Divan üyesinin olduğunun bilinmesine rağmen, Aydoğdu’nun Divan üyesi olduğuna dair deliller gizli tanık ifadesine ve Aydoğu’nun facebook, twitter ile instagram hesaplarına dayandırıldı.
İddianamenin sonuç bölümünde, Aydoğdu’nun DTK üyesi olduğu, DTK’nin basın açıklamalarına katıldığı, okuduğu, öz yönetimleri sahiplendiği, PKK/KCK’yi Kürt özgürlük hareketi olarak nitelendirdiği, örgüt ideolojisi ve amaçları doğrultusunda faaliyet yürüttüğünün anlaşıldığı ileri sürüldü.
İddianamede, gizli tanık beyanları, basın açıklamaları, DTK bünyesinde faaliyet yürütmesi, yurtdışı çıkış-giriş kayıtları tüm dosya kapsamında değerlendirildiğinde Aydoğdu’nun “örgütün hiyerarşik yapısına dahil olarak faaliyet yürütmek suretiyle üzerine atılı örgütüne üye olma suçunu işlediği” ve 7.5 ila 15 yıl arasında değişen hapis cezası ile cezalandırılması talep edildi.
İddianamede, Aydoğdu hakkında “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla süren 2018/89 esas nolu davanın, mevcut davayla birleştirilmesi talep edildi.
AMED