• Prof. Dr. Levent Köker, kalıcı barış için demokratik bir anayasaya ihtiyaç olduğunu söyledi.  

 

MA'ya konuşan Prof. Köker, Meclis’in Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında Meclis Komisyonu’nun oluşturulması ve bir raporun hazırlanması adımlarının önemli olduğunu kaydetti. Rapordaki ilk adımın silahsızlanma ve örgüt üyelerinin hukuki durumuna ilişkin düzenleme olduğunu dile getiren Köker, bu kapsamda 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un çıkarıldığını anımsatan Köker, Meclis’in bundan sonraki rolünün İzleme Komisyonu olacağını belirttin Köker, “İzleme Komisyonu'na, süreç ilerledikçe Kurul çalışmaları hakkında bilgi verilecek. Kurul, gerekiyorsa Meclis’e hangi konularda yasa ihtiyacı olduğunu söyleyecek. Ondan sonra top tekrar Meclis’e geçecek. Benim yasa metninden anladığım budur” dedi.

İktidarın süreç kapsamında adım atması gerektiğinin altını çizen Köker, yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulmadan atılabilecek adımların olduğunu belirtti. Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanması; Abdullah Öcalan ve diğer ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan tutsaklara dair 'umut hakkı'nın da ele alınması gerektiğini kaydeden Köker, siyasi faaliyet, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün barış hukukunun önemli başlıklarından olduğunu vurguladı. Köker, Türkiye’de son yıllarda bu alanlardaki ihlallerin arttığını belirterek, hazin tablonun değişmesini istedi.

Özgürce tartışma ortamı

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde tüm kesimlerin üstüne görevler düştüğünü söyleyen Köker, “Önümüzde duran en önemli görev, toplumun bugün içinde bulunduğumuz silahsızlanma ve şiddetin tasfiyesi sürecinde, bu silahlı mücadeleyi ve şiddet içeren geçmişi doğuran temel sebebi ortadan kaldırmaya dönük ne yapılması gerektiğini özgürce tartışma imkanlarının sağlanmasıdır. Siyasi iktidar çok farklı düzeylerde hak ihlalleri yapıyor ve bu ihlaller muhalif kesimlerde iktidara dönük bir tepki yaratıyor. İktidara yönelik muhalif kesimlerden gelen bu tepki, Kürt meselesinin demokratik çözümünün ve bunun temelinde bir barış ortamının nasıl kalıcı hale getirileceği meselesini de konuşmayı engelliyor. Bir de bunun üstüne son dönemde patlak veren devasa boyutlu yolsuzluk eklendi. Yani kamusal alan tam bir hercümerç içine girebilir” şeklinde konuştu.

Yeni bir anayasa

Kalıcı bir barış hukukunun inşasında temel meselenin anayasa olduğunun altını çizen Köker, şunları ekledi: “Demokratik, özgürlükçü, katılımcı, farklılıkları her düzeyde tanıyan ve pratik gereğini yerine getirmek için gerekli düzenlemelerin ana prensiplerini ortaya koyan yeni bir anayasaya ihtiyacımız var. Bu olmadan Türkiye Cumhuriyeti'nin kalıcı bir biçimde barış ve demokratik bir düzen inşa etmesi bana mümkün görünmüyor. Temel hak ve özgürlükleri en geniş şekilde kavrayan, farklılıklara gerçekten gereken saygıyı ve özeni göstermeye yükümlü bir devlet düzenini ve bu devlet düzeninin demokratik, katılımcı bir biçimde nasıl örgütleneceğini ciddi ciddi düşünmeyi gerektiren bir Anayasa'ya ihtiyacımız var.” ANKARA