HDP Milletvekili Ayşe Acar Başaran, “Tecridin kaldırılması talebinin, sadece grevdeki arkadaşlarımızın değil bütün Kürt halkının talebidir. İktidar ülkenin geleceğini tehdit etmektedir” dedi.
Halkların Demokratik Partisi (HDK) ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Hakkari il örgütleri, PKK Lideri Abdullah Öcalan’a uygulanan tecride son verilmesi talebiyle sürdürülen açlık grevine dair açıklama yaptı. DBP PM Üyesi Zahide Besi, HDP ve DBP yöneticileri ile belediye eşbaşkan adayları Seher Kadiroğlu Ataş ve Cihan Karaman’ın da katıldığı açıklamada konuşan HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, Hakkari halkının 24 Haziran’da oyunu verdiği iradesi Güven’in barış, eşitlik ve demokrasi için mücadele ettiğini söyledi.
Tecrit, savaş demektir
Cezaevlerinin de dahil olmasıyla büyüyen açlık grevi eylemine işaret eden Başaran, “Bu talep sadece grevdeki arkadaşlarımızın değil, bütün Kürt halkının talebidir. 8 Mart’a giderken bu tecridin kadınlar üzerinde nasıl yoğun olduğunun farkındayız. Bu tecridin Türkiye halklarına, gençlerine, inançlarına, çocuklarına uygulandığını biliyoruz. Tecrit demek savaş demektir. Tecrit karşısında durmakta barış istemektir, özgürlüğü savunmaktır” dedi.
Yoğun baskı var
Hükümetin, bir halkın meşru talebi karşısında üç maymunu oynadığını söyleyen Başaran, “Kendi iç hukukunu, anayasasını, uluslararası sözleşmeleri yok saymaktadır. Zindan direnişlerine yoğun baskı oluşturup disiplin cezaları, radyo, tv, gazete cezaları ile direniş haberlerini yasaklamaktalar. Tokat’taki direnişçilere B vitamini ve karbonat verilmemekte” şeklinde konuştu.
Halklar kaybeder
İktidarın yerel seçimlere giderken savaş, çatışma, kutuplaştırma politikasını yükselttiğini dile getiren Başaran, şunları ifade etti: “Kısa vadede başarı kazanacaklarını düşünen iktidar ülkenin geleceğini tehdit etmektedir. Leyla’yı kaybetmek demokrasiyi, eşitliği kaybetmektir. Türkiye halklarının kaybetmesi demektir. Vekilimiz kritik eşiği çoktan geçmiştir. Hakkari’den vekilimizin 120. gününde tekrar iktidara sesleniyoruz. Leyla milyonların iradesidir ve milyonların talebi için demokrasi, eşitlik ve özgürlük için bedenini açlığa yatırmıştır.”
AYM ziyaretçi hakkını tanımadı
Nasrullah Kuran’ın ziyaretçi hakkı için Anayasa Mahkemesi (AYM) reddedildi. Veysi Aktaş’ın telefon görüşmesine ilişkin başvuru için ise “Haberleşme hürriyetinin ihlal” edildiğine hükmetti.
İmralı Yüksek Güvenlikli F Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan Veysi Aktaş’ın, telefonla görüşmesi Haziran 2015-Temmuz 2016 tarihleri arasında “PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın talimatlarını dışarı iletiyor” gerekçesiyle engellendi. Bunun üzerine Aktaş Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu. Aktaş’ın başvurusunu karara bağlayan AYM, telefon görüşmesinin yaptırılmamasının “haberleşme hürriyetinin ihlali” olduğunu belirterek, Aktaş’a 4 bin TL manevi tazminat ödenmesine karar verdi. Ayrıca 2 bin 700 TL’lik yargılama giderinin de Aktaş’a ödenmesi kararlaştırdı.
AYM’ye başvuru yaptığı sırada İmralı’da bulunan ve 2016’da Silivri Cezaevi’ne gönderilen Nasrullah Kuran için de karar verildi. Kuran’ın, kantin ve ziyaretçi hakkının kullandırılmaması nedeniyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğini belirterek yaptığı başvuruyu AYM, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek, oy çokluğuyla reddetti. Ayrıca yargılama giderinin de Kuran tarafından ödenmesi kararlaştırıldı.