- İspanya Başbakanı Pedro Sánchez’in sosyalist partisi, eski kalesi Endülüs’te ağır bir yenilgi aldı. 2027 genel seçimlerine bir yıl kala, Sánchez’in işleri düzeltmek için zamanı daralıyor.
*MARIA RAMIREZ-Çeviri: Yeni Özgür Politika
Son dönemde İspanya dışında sık sık Başbakan Pedro Sánchez’i öven insanlarla karşılaşıyorum. Britanya’da, İtalya’da ya da ABD’de, İspanyol olduğumu öğrenen dostlar, tanışlar ya da rastgele insanlar, Gazze ve İran konusundaki tutumuna dair hayranlık ifadeleri kullanıyor. Bu anlaşılır bir durum.
Sánchez, Benjamin Netanyahu ve Donald Trump’a karşı çoğu Avrupalı liderden daha erken ve daha net bir şekilde konuştu; uluslararası hukuka dair güçlü bir mesaj verdi. Ayrıca İspanyol lider, Batı’nın en hızlı büyüyen ülkelerinden birinde göçmenlik konusunda en açık ve etkili savunuculardan biri oldu. Çoğu İspanyol, Sánchez’in İsrail-Filistin konusundaki cesur tutumunu ve göçmenliğin ekonomiye katkısına dair argümanlarını destekliyor.
Neden seçimleri kaybediyor?
Peki öyleyse merkez sol PSOE neden son 6 ayda dördüncü bölgesel seçimini de kaybetti ve önümüzdeki yılki genel seçimi kaybetmeye doğru gidiyor görünüyor? İspanya’nın nüfus bakımından en büyük ve en yoksul bölgelerinden biri olan Endülüs’teki sonuçlar, sosyalistler için özellikle yıkıcı oldu. Franco’nun ölümünden sonra partinin ilk başbakanı Felipe González, bölgenin başkenti Sevilla’dandır ve PSOE’nin 1980’lerdeki ulusal başarıları büyük ölçüde Endülüs’e dayanıyordu. Pazar günü Sánchez hükümetinde eski bakanlardan María Jesús Montero, partinin demokrasinin restorasyonundan bu yana bölgedeki en kötü sonucunu aldı: yalnızca yüzde 22,7 oy. Bu, 2000’lerde partinin aldığı oyların yaklaşık yarısı.
Sosyalistlerin yenilgisinin asıl kazananları, sadece geleneksel rakibi merkez sağ Partido Popular (PP) değil, aşırı sağcı Vox da kazandı. PP’nin çoğunluğu yeterli olmadığı için hükümeti kurmak üzere Vox’un desteğine ihtiyaç duyacak. PP’nin kendi ulusal yolsuzluk skandalları ve kamu sağlık hizmetlerindeki kötü yönetimi nedeniyle Endülüs Başkanı Juanma Moreno da Pazar günü sandalye kaybetti. Öte yandan solcu ve bölgeselci Adelante Andalucía, seçimlerin diğer sürpriz kazananı oldu ve sandalye sayısını ikiden 8'e çıkardı.
Yolsuzluk iddiaları ve yıpranma
Sosyalistlerin Endülüs’teki sonucu kısmen yerel faktörlerle açıklanabilir: Ilımlı muhafazakâr bir başkanın popülerliği ve ulusal hükümetten “parşütle indirilmiş” gibi görülen PSOE adayına yönelik seçmen tepkisi. Ancak bu, aynı zamanda Sánchez’in zayıflayan konumunun da bir başka işareti. PP, eski sosyalist yetkilileri ve hatta Sánchez’in eşini kapsayan yolsuzluk skandalları arasında bir yılı aşkın süredir ulusal anketlerde önde gidiyor. Sánchez’in eşi, aşırı sağ bir grubun açtığı davada suçlanıyor, ancak suçlamaları reddediyor. Bu hafta bir başka büyük skandal daha patlak verdi: Bir hakim, eski Başbakan José Luis Rodríguez Zapatero’yu nüfuz ticareti iddiasıyla soruşturma altına aldı. Zapatero da suçlamaları reddediyor.
Tüm bunlar, İspanya’daki kamusal hayatın her alanının aşırı kutuplaşmış ve şiddetli biçimde tartışmalı olduğu bir bağlamda yaşanıyor. Yargıçlar ve gazeteciler bile giderek siyasi çatışmanın içine çekiliyor; birçok konuda temel gerçekleri netleştirmek bile zorlaşıyor. 8 yıllık iktidarın getirdiği doğal yıpranma da Sánchez’in düşen popülerliğinin bir diğer açıklaması. Zira pek çok ülkede mevcut hükümetler benzer zorluklar yaşıyor.
Güvenme aşınması ve partizanlık
İspanya’da siyasetçilere ve kurumlara duyulan güvenin azalması, partiler arasındaki bu sürekli çatışmayla besleniyor. Bu dinamik, özellikle soldaki seçmenleri sandığa gitmekten alıkoyuyor; Endülüs sonuçları da bunu gösteriyor. Yakın zamanda ortaya çıkan Hantavirüs salgını bile sert siyasi kavgaların bahanesi hâline geldi. İspanyol hükümetinin etkilenen yolcu gemisi MV Hondius’un Kanarya Adaları’na yanaşmasına izin vermesinin ardından, olayın her detayı (hayali 'bulaşıcı farelerin karaya yüzmesi'nden Dünya Sağlık Örgütü’nün tepkisine kadar) partizan bir tartışmaya dönüştü.
İronik olan şu ki; İspanyol siyasi tartışmasının bu kadar zehirli görünmesine rağmen ülkenin ekonomisi güçlü kalmaya devam ediyor. İhracat, hizmet sektörü ve göçmenlik sayesinde büyüme beklentilerin üzerinde seyrediyor. Elbette diğer ülkelerde olduğu gibi İspanya’da da geçim maliyeti ciddi bir sorun: Büyük kentlerde konut fiyatları hızla yükseliyor, maaşlar ise onlarca yıldır neredeyse yerinde sayıyor. Yenilenebilir enerjiye yapılan yoğun yatırımlar sayesinde ise enerji faturaları Almanya, Fransa, İtalya ve İngiltere’ye göre daha düşük. Toplu taşıma temiz, uygun fiyatlı ve yaygın; ortalama yaşam süresi ise dünya genelinde en yüksekler arasında.
Latin Amerika ülkelerinden gelen göçmenlik, İspanya’yı her zamankinden daha çeşitli ve açık bir toplum hâline getirirken ekonomik büyümeyi destekliyor ve demografik gerilemeyi dengelemeye yardımcı oluyor. Aşırı sağ, artık mesajlarını büyük ölçüde göçmenlik üzerine yoğunlaştırıyor, ancak bazı muhafazakâr liderler bu karşı kampanyaya katılmakta isteksiz. Hatta Vox’un yabancı düşmanı söylemine açıkça karşı çıkanlar da var.
Sánchez’in bir yılı var
Sánchez’in hesabı, İspanyol seçmenlerin yeni sağcı bölgesel hükümetlerin iktidarda ne yaptığını görüp yeniden PSOE’ye dönmesi üzerine kurulu. Vox’un içinde yer aldığı yönetimler, göçmenlik, cinsiyet eşitliği ve hatta bisiklet yolları gibi konularda politikaları çoktan değiştirmeye başladı.
İspanya’daki bir sonraki genel seçim en geç Ağustos 2027’ye kadar yapılmak zorunda. Pedro Sánchez, daha önce birkaç kez yaptığı gibi yine bir geri dönüş gerçekleştirebilir. Ancak İspanyol siyasetindeki artan parçalanma ve PSOE’nin solundaki partilerin zayıflığı, bu kez zafer yolunu çok daha zorlu kılıyor. Sánchez’in işleri düzeltmek için önünde yalnızca bir yılı kaldı.
* İspanya merkezli haber sitesi elDiario.es’nin yardımcı genel yayın yönetmeni María Ramírez'in The Guardian'daki makalesi çevrilerek düzenlendi.