• Türkiye’de özgürlük "bastırılmış" iken, Almanya, ABD, Fransa ve İtalya’da özgürlükler “sınırlı” kategoride. Dünya nüfusunun yalnızca yüzde 3,4'ü gerçekten “açık” bir toplumda yaşıyor.

Almanya merkezli insan hakları örgütü Dünya için Ekmek (Brot für die Welt), 2026 Sivil Toplum Atlası’nı yayımladı. Örgüt Başkanı Dagmar Pruin, hafta başında Berlin'de düzenlediği basın toplantısında "dünyadaki insanların büyük çoğunluğunun elini kaldırıp özgürce konuşamadığına" dikkat çekti. "Almanya'da bile bazı söylemlerin bilinçli şekilde bastırıldığını" ifade eden Pruin, "aşırı sağa yönelik eleştirilerin ideolojik olmakla itibarsızlaştırılmasını" örnek gösterdi.

Rapor her yıl küresel açlıkla mücadeleye ve gelişmekte olan ülkelerde sürdürülebilir kalkınmanın teşvikine odaklanıyor. Bu yılki raporda giderek küreselleşen bir olguya dönüşen dezenformasyona dikkat çekiliyor.

Almanya'da özgürlük ‘sınırlı’

Sivil toplum örgütleri, protesto eylemleri ve basın özgürlüğüne ilişkin küresel eğilimleri inceleyen 2026 raporuna göre, dünya nüfusunun yalnızca yüzde 3,4'ü gerçekten açık bir toplumda yaşıyor. Buna karşılık yüzde 30,7'si ise tamamen kapalı ve otoriter koşullarda hayatını sürdürüyor.

Örgütün insan hakları uzmanı Silke Pfeiffer, "Bu yıl 'sınırlı derecede açık' olarak sınıflandırılan toplumların oranında yüzde 7 artış oldu. Bu kategoriye ABD, Fransa, İtalya ve Almanya gibi demokratik olduğunu iddia eden birçok küresel kuzey ülkesi de dâhil" dedi.

Rapora göre bir ülkede sivil toplum kuruluşları ve aktivistler yoğun şekilde baskı altında tutuluyorsa, eylemler zaman zaman şiddetle bastırılıyorsa ve muhalif görüşler sansürleniyorsa bu durumda o ülke "sınırlı" kategorisinde değerlendiriliyor. Pfeiffer, Almanya'nın sıralamadaki konumunda protestolarda artan polis şiddeti ve göz altıların önemli rol oynadığını söyledi.

Raporda bir toplumun özgürlük derecesi "açık", "kısıtlanmış”, "sınırlı", "bastırılmış" ve "kapalı" olmak üzere beşe ayrılıyor. Türkiye ise "bastırılmış" toplum kategorisinde yer alıyor. Bu kategori, aktivistlerin ve sivil toplum örgütlerinin izlendiği, yasaklandığı, gösterilerin şiddetle bastırıldığı ülkeleri kapsıyor. Bu kategorideki ülkelerde medya ve internette baskı altında tutuluyor. 

Dezenformasyon artıyor

Raporda yapay zekâ çağında küresel dezenformasyonun yükselişine de dikkat çekildi. Rapora göre Almanya da bu gelişmeden uzak değil. Örgüt, Almanya'nın da aralarında bulunduğu 15 ülkede her yaş grubundan 15 bin kişiyle yapılan Ernst & Young Yapay Zeka Algı Endeksi'ne atıfla, insanların yüzde 75'inin yapay zekadan yanlış bilgi alma konusunda endişe duyduğunu, ancak yalnızca yaklaşık üçte birinin bu bilgileri araştırdığını belirtti.

2021 yılında Almanya'da insanların yüzde 23'ü iklim değişikliğinin insan faaliyetlerinden değil doğal döngülerden kaynaklandığını düşünüyordu. Geçen yıl bu oran yüzde 33'e yükseldi. Avrupa Birliği (AB) genelinde ise bu oran beş yıl önce yüzde 25 iken 2025'te yüzde 35'e çıktı. BERLİN