Bingöl Milletvekili İdris Baluken, kanun teklifinin gerekçesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin inşası sürecinde 1920 yılında Büyük Millet Meclisi'nin açılması ile ortaya çıkan kurucu iradenin Türkiye halklarındaki farklılıkların bir arada yaşaması üzerine oluşturulan 1921 Anayasası'nın etnik ve inançsal kimliklere saygı gösteren ruhu barındırdığını hatırlatarak, "Bu saygı temelinde gelişmeler seyrederken, 1924 Anayasası ile beraber inkar, ret ve asimilasyon politikalarının uygulamaya konması, bu politikalara karşı gelişebilecek tepkilere ve hak arayışlarına karşı da zor ve imha yöntemlerinin devreye sokulması, 90 yıllık tarihte, bu topraklarda büyük acıların yaşandığı hadiselere yol açmıştır" dedi. Acılara sebep olan bu hadiselerin başında gelenlerinden birinin de 1938 yılında yaşanan Dersim Katliamı olduğunu hatırlatan Baluken, "Dersim Katliamı'nın ana nedeni, merkezileşmenin sağlanması, etnik ve inançsal farklılığı olan bir bölgenin devlet Türklüğü içerisinde eritilmesi ya da yok edilmek istenmesidir. Bu kapsamda daha sonraki tarihlerde yapılan bilimsel çalışmaların çoğu Dersim Katliamı'nın planlı ve sistematik olarak gerçekleştiğine dair bilgiler, yorumlar getirmiştir" dedi. Kronolojik olarak Dersim Katliamı'na giden yolu sıralayan Baluken, Dersim'e yönelik 1930 yılında Mareşal Fevzi Çakmak'ın da bir rapor hazırladığını hatırlattı.


Askeri harekata karşı direniş
Baluken, Dersim'de bir isyanın olmadığını dile getirerek, "Dersim'de devletin zor gücünü kullanarak yapılan bir askeri harekat karşısında direniş sergilenmiştir. Bu direnişin amacı, bin yıllık özgür/özerk yaşamın sürdürülmesi, dilin ve kültürün yaşatılmasıdır. Türkiye'de dünyadaki gelişmelere paralel olarak resmi ideolojide aşınma, hak ve kimlik mücadelelerinin ivme kazanması tarihsel gerçeklerle yüzleşme ve bunların onarımı için adım atılmasını gerekli kılmaktadır. Özellikle Kürt sorununun demokratik siyaset kanalları ile çözülmesi noktasında beliren irade, bu gerekliliği kaçınılmaz kılmaktadır. Bu kapsamda; öncelikle Dersim halkından ve farklı kimliklere sahip halklarımızdan devletin resmi olarak özür dilemesi gerekmektedir" ifadesi kullanıldı.

'4 Mayıs yas günü ilan edilsin'
"Dersim Katliamı'nın anıldığı tarih olan 4 Mayıs'ın yas ilan edilmesi ve her yıl bu tarihte yasın yaşatılması için etkinlikler düzenlenmesi gerekmektedir" diyen Baluken, "Seyid Rıza ve arkadaşlarının mezar yerlerinin açıklanması ve Dersim Katliamı'na ilişkin tüm arşivlerin koşulsuz, istisnasız tüm halklarımıza açılması kaçınılmazdır. Dersim Katliamı'nın yapılmasından gelen Tunceli adının Dersim olarak değiştirilmesi ve Dersim Katliamı'nı anımsatan tüm yer/mekan adlarının Dersim'de yaşanan acılar lehinde değiştirilmesi gerekmektedir. Ekolojik yıkımın bir devamı olarak algılanan baraj yapımlarından derhal vazgeçilmelidir. Dersim Katliamı esnasında sürgüne gönderilen ailelerin ve çocuklarının kimlikleri ve akıbetleri tüm kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Dersim'in dil, inanç, kültürünün yaşatılması için gerekli adımlar atılmalıdır. İnanç ve kültürün tanınması ve serbestiyeti sağlanmalıdır. Son olarak ise Dersim Katliamı'nın araştırılarak sorumlularının tarih ve adalet önünde yargılanması gerekmektedir" dedi.

ANKARA