Birkaç gün önce BDP Maraş İl Başkanı Metin Gönülşen telefon açtı. Bölge üzerine sohbet ettik. CHP’nin Maraş, Adıyaman, Malatya vb illerde Aleviler üzerine özel bir çalışma yaptığını, hem Alevi oylarını toplamayı amaçladığını, hem de PKK’nin Alevileri dışladığı propagandası yaparak, düzene entegre etmeye çalıştığını anlattı. Elbette BDP’nin de tabana inmeye ve gücü oranında adı geçen illerde halka gerçekleri anlatmaya çalıştığını vurguladı.
Avrupa’da CHP Birliği Girişimi’nden sonra, CHP’nin şimdi bölgeye uzanması, bögede Alevilere yönelik stratejinin bir planlama dahilinde yürütüldüğünü göstermektedir. CHP özellikle Maraş‘ın Pazarcık, Elbistan bölge örgütlenmesinin büyük avantajlar sağlayacağını hesaplayarak, Avrupa’da örgütlenmeye gitti. Buralarda her dönem Kürt hareketine düşman olan isimleri saflarına alarak, bölgede etkili olacağını hesapladı. Aralarında kendilerini “dede” olarak adlandıran isimlerin de bulunduğu söz konusu şahıslar, toplumun tepkisine rağmen saflarını belirlediler ve CHP oluşumu içinde yer aldılar. Şimdi bu isimler üzerinden bölgede PKK karşıtlığı körüklenerek, Aleviler CHP’ye, Sünniler AKP’ye yönlendirilmeye çalışılıyor. Kürtler söz konusu olunca CHP ve AKP’nin adeta bir devlet stratejisi etrafında buluştukları gözlemlenebiliniyor. Özetle CHP Alevi, AKP Sünni politikası izleyerek, Kürtlerin PKK öncülüğünde güçlenmesini engellemeye çalışıyor. Elbette bu çok yönlü irdelenmesi gereken bir konu ve belki başka bir yazının konusu olabilir.
Biz bugün Gönülşen’in vurgularından yola çıkarak Avrupa’daki ve özelde İsviçre’deki Maraşlı Alevilere seslenmek istiyoruz. Maraş dahil bütün Alevi katliamlarının baş mimarı CHP, bugün de Kürtlere karşı ırkçılığını ve düşmanlığını had safhalara ulaştırmıştır. CHP iktidarda olsa, hükümet ortağı da olsa, muhalefette olsa Alevilerin sorunları hiç değişmemiştir. Bugünse gerçek maskesi ortaya çıkmış ve halklara düşman bir parti olarak uluslararası diplomaside bile tecrit edilmiştir.
Avrupa’da yaşayan Maraş kitlesinin CHP’yi savunması, bir alternatif olarak düşünmesi artık kabul edilebilinir, sindirilebilinir bir davranış olmaktan çıkmıştır. Daha da ötesi herkes CHP anlayışının bölge ve Aleviler içinde hala nasıl tutunabildiği konusunda kendisini sorgulamak zorundadır. Gönülşen’in dediği gibi, Avrupa kitlesi isterse CHP’yi bölgeden söküp atabilir. Buna hem tabansal, hem maddi hem de toplumsal gücü rahatlıkla yeter. Ama malesef konu hala yeterince önemsenmemekte, CHP’nin oyunları farkedilmemekte ve durumun farkında olanlar da güçlerini birleştirip, bölgeye yönelik bir siyasete dönüştürememektedirler.
Yazıyı yine BDP İl Başkanı Metin Gönülşen’in sözleriyle bitiriyorum: “Bölgenin genç nüfus yoğunluğu Avrupa’da. Bölge ekonomik kaynakları bakımından da Avrupa’ya bağlı. Avrupa’dan arkadaşlar ancak seçim dönemi ve sonuçları alındığında bölge gerçeklerini farkedebiliyorlar. Benzer sorunlar yaşamamak için Avrupa’dakiler şimdiden örgütlenmeli, komiteler, birlikler kurmalı ve kent, köy, kasaba, yayla ne varsa bütün yakınlarını örgütlemelidir. Eğer şimdiden başlayamazsak, yine sadece sonuçlar üzerinde tartışan ve eleştiren bir konuma düşeriz. Evet, artık siyaset dönemi. Artık Kürdistan’da ve bölgede AKP ve CHP’nin ipliğini pazara çıkarma dönemi.
Şimdiden örgütlenmeli, şimdiden hazırlıklar yapmalıyız.”
BDP Maraş CHP ve Aleviler
İsviçre Gündemi