
Neden gittiğini sorgulayın
Ebeveynlere çağrıda bulunan Akbaş, çocuklarının kırsala çıkış nedenlerini araştırmalarını istedi. Oğlunun çıkışından önce kendisinin de asimile olmuş bir Kürt olduğunu vurgulayan Akbaş, "O kadar ki BDP'liler ile kavga edecek durumdaydım. Oğlumun neden gittiğini araştırmaya başladım. Hakikatin farklı olduğunu anladım. Oğlum katledilen, zulüm gören insanları okumuş ve çareyi direnmekte görmüş. Mesela Maraş Katliamı'nı okumuş” dedi. Başbakan'ın da başlangıçta mazlum argümanları ile yurttaşlardan oy aldığını söyleyen Akbaş, "Bir şiir okuduğu için cezaevine gönderildi. Ancak bugün çocuklarımıza bu zulmü reva görüyor. Oğlum hep uyarıyordu. 'Baba yalan söylüyorlar' diyordu. Ben yalanların etkisindeki tüm Kürtlere sesleniyorum. Empati kursunlar" diye konuştu.
'Zulme karşı dağa çıkıyorlar'
Çocuklarının "Kandırılan 3-5 çocuk" sınıfında tanımlanmasına tepki gösteren Akbaş, şunları söyledi: "İnsan kandırılıp, canını nasıl feda eder. Böyle aptalca bir propaganda yoktur. Medyayı bloke etmiş ve istediğini yazdırıyor, bizim de inanmamızı bekliyor. Şu anda kendisini her şeyin üstünde sayan iktidar bu ülkenin temel sorunudur."
Başbakan'ın padişah gibi hareket ettiğini; ancak kocaman bir hiç olduğunu söyleyen Akbaş, Başbakan'a oy veren yurttaşlara şöyle seslendi: "İnsanlar yapılan zulme karşı dağa çıkıyor. Bunu görün. Oğlum, olanı benden önce gördü."
'İnandığı yolun yolcusu oldu'
Kimsenin onurunu yerde bırakmayacağını söyleyen Akbaş, "Benim oğlumun kanında Erdoğan'ın eli vardır. Ahiret günü o vicdansızdan hesap soracağım. Tutarsız bir insandır. Peygamberimizin hayatı ile Erdoğan'ın yaptıklarına baksın herkes" diye konuştu. Oğlu hakkında da bilgi veren Akbaş, şunları söyledi: "Oğlum daha çocukken, biz yemek yerken 'Baba sen rahat yiyorsun; ama aç olan insanlar var' diyordu. Kendi yaşından büyük şeyler düşünürdü. Kitap okurdu. Ben mevcut sistemi savunurken, o beni de üzmeden yanlış olduğumu anlatırdı. Ona aldığımız elbiseleri götürüp ihtiyacı olan arkadaşlarına verirdi. Haksızlığa, adaletsizliğe başkaldırısı onu saflara götürdü. Kimse aklını çelmedi. Böyle saçmalık olmaz. O inandığı yolun yolcusu oldu."
Sigarayı bıraktıran bir örgüt…
Baba Akbaş, oğlunun küçükken sigaraya başladığını; fakat PKK ile tanıştıktan sonra sigarayı bıraktığını söyleyerek, "Neden sigarayı bıraktığını sorduğumda 'Beyni uyuşturan şeylerden uzak durmam lazım' dedi, sigarayı bıraktı. PKK'ye yaklaştıkça sigarayı bıraktı. Ancak deniyor ki, 'PKK uyuşturucu ticareti yapıyor.' Ben oğlumun üzerinde gördüm. Sigarayı bıraktıran bir örgüt nasıl uyuşturucu kaçakçılığı yapar. Bu kocaman bir yalan. Kara propagandadır. Oğlumun çok insani bir duruşu vardı. Merhamet duyguları çok yüksekti. İnançlı bir insandı. PKK'lilerin inançsız olduğu savının da yalan olduğunu oğlumdan biliyorum. Oğlumla övünüyorum, gurur duyuyorum. Bu saatten sonra da oğlumun mücadelesini devam ettireceğim” dedi.
DİHA/URFA