62. Berlin Film Festivali (Berlinale) ödülleri, önceki gün yapılan bir tören ile sahiplerini buldu. Jüri başkanlığını İngiliz aktör Mike Leigh'ın yaptığı etkinlikte ilk üç ödül, İtalya, Almanya ve Macaristan arasında paylaştırıldı.
Berlinale'de 'altın ayı' ödül gecesi sürprizlerle doluydu. 18 filmin almak için yarıştığı altın heykelcik, cezaevinde Shakespeare'nin Sezar oyununu sahnelemeye çalışan bir grup hükümlünün hikayesini anlatan İtalyan yapımı "Sezar Ölmeli" filmine gitti. 8 yıldır heykele uzanamayan Almanların favori filmi "Barbara" ise sadece bir gümüş heykel alabildi.
İtalya'dan iki yönetmen kardeş. Paolo Taviani 80, Vittorio Taviani ise 82 yaşında. Tam 50 yıldır beyaz perdede yeni bir akımın peşindeler. Tarzları ne sinema, ne tiyatro, ne anlatım, ne de belgesele benziyor; eserleri kimi zaman hepsinin karışımından -bazen bol mesajlı- bir yapıta da dönüşebiliyor.
Roberto Rossellini'nin etkisiyle 1962'de kameranın arkasına geçen kardeşler; Tolstoy ve Goethe'nin dünyasını bazen düz bir anlatımla bazen de öykülerin içine yedirerek sinemaya aktardılar. Onları üne kavuşturan ise 1977 yılında çektikleri "Babam ve Ustam" oldu. Film, 20 yaşına kadar okuyup yazmayan, ancak daha sonra dil uzmanı olan Gavino Ledda'nın hikayesini anlatıyordu. Hem Altın Palmiye ve hem de Uluslararası Eleştirmenler Ödülü'nü kazan bu filmden sonra Taviani kardeşler, 1982 yılında farklı bir yapıtla yeniden dikkatleri çekti. Bu kez mesajlar açıktı; film faşist milisler ile direnişçiler arasındaki 1944 savaşını anlatıyordu.
İtalyan kardeşlerin, Toltostoy ve Goethe'den çıktıkları edebiyat yolculuğu bu yıl Shakespeare ile devam etti. Taviani kardeşlerinin çektiği İtalya'nın sıkı korunan cezaevlerinden Roma'daki Rebibbia'da yatan bir grup hükümlünün hikayesini konu alan "Cesare deve morire" (Sezar ölmeli) filminin bu yılki 62. Berlin Festivali'nde galası yapıldı.

Sezar, Shakespeare ve bir grup mahkum

'Altın ayı' listesine giren 18 filmden biri "Sezar Ölmeli"de çoğu ömür boyu hapis cezası almış bir grup hükümlü Shakespeare'nin Sezar oyununu sahnelemeye çalışıyor. Gerçek hükümlülerin de rol aldığı ve çekimleri 6 ay süren filmde cezaevi görüntüleri siyah-beyaz iken, Sezar oyunu ise renkli.
Küçük yönetmen kardeş Paolo Taviani'nin "Çekimler sırasında hükümlüler birkaç gün de olsa hayata tutundular" şeklinde özetlediği film, Berlinale hesaplarını alt üst etti. Önceki akşam özel törenle açıklanan 'Altın Ayı' ödülü "Sezar Ölmeli"ye giderken, Taviani kardeşler İtalya'ya sekizinci kez böyle bir sevinç yaşattı.
Kardeşiyle birlikte altın ayı heykelciğini havaya kaldıran Paolo Taviani "Şimdiye kadar birçok ödül aldık. Ancak bu benim için önemlisi. Çünkü Berlinale özgürlük ve adaletin sembolüdür, böyle bir yerden ödül almak gurur kaynağı" diye konuştu.

Almanya'ya iki Gümüş Ayı

Yarışmanın en iddialı filmlerinden Christian Petzold'un yönetmenliğini yaptığı ve yakın Alman tarihinin en büyük dramı bölünmüş iki Almanya'yı anlatan "Barbara" filmiydi. Son ana kadar festivali yakından izleyen eleştirmeler arasında yapılan ankette favori gösterilen film heykele yaklaştı, ancak sadece gümüşüne uzanabildi.
62 yıllık tarihinde sadece 6 Altın Ayı Almanya'da kalmıştı, sonuncusu ise 2004 yılındaydı. Türk kökenli yönetmen Fatih Akın'ın yönettiği "Duvara Karşı" filmi bu ödüle layık görülmüştü. Ancak "Barbara"nın yönetmeni Petzold, başarılı rejisinden dolayı gümüş heykelciliği eline alırken yine de "Çok sevindim, bu harika bir şey" dedi.
Her ne kadar defalarca beyaz perdeye aktarılmış olsa da asker çocukları anlatan Kanadalı rejisör Kim Nguyen’in “War Witch” filmi de favori listesinin başındaydı. Ancak sadece filmin başrol oyuncusu Rachel Mwanza "En iyi kadın oyuncu" ödülünü alabildi.
Ödül alan bir başka Alman ise kameraman Lutz Reitemeier oldu. Reitemeier, Çinli yönetmen Wang Quan'ın "Bai Lu Yuan" (Beyaz Geyikler Ülkesi) filmini çekmişti.
“Berlinale Shorts” adlı kısa metrajlı film yarışmasında Altın Ayı, Joao Salaviza imzalı 'Rafa' adlı Portekiz/Fransa ortak yapımına verildi. Gümüş Ayı da Fransa'ya gitti ve Atsushi Wada 'Gurehto Rabitto' ile ödül sahibi oldu.

'Lal Gecesi' ve 'Tepenin Ardı'na ödül

Yarışmada ödül kazanan diğer önemli yapıt ve oyuncular ise şunlar:
Gümüş Ayı Jüri büyük ödülü, Bence Fliegauf'un yönettiği Almanya-Macaristan-Fransa yapımı "Just The Wind" adlı filme verildi. Film, Macaristan'daki Roman azınlığı anlatıyor. "En iyi oyuncu" için Gümüş Ayı, "Mikkel Boe Fölsgaard/Kraliçe ve Hekimi" filmiyle Nikolaj Arcel'in, "En iyi senaryo"için Gümüş Ayı ise, aynı filmle yine Nikolaj Arcel ve Rasmus Heisterberg'in oldu. Festivalin kurucusu Alfred Bauer'in anısına verilen ödül ise, "Tabu" ile Miguel Gomes layık görüldü. 
Türkiye'den Berlinale'ye katılan ‘Lal Gece’ ve ‘Tepenin Ardı’ ödülle döndü.  “Generation 14plus” bölümünde gösterilen ve yönetmenliğini Reis Çelik’in yaptığı “Lal Gece” filmi, “En İyi Film” dalında “Kristal Ayı” ödülünü aldı. Başrollerini İlyas Salman ve Dilan Aksüt'ün oynadığı film, 14 yaşında bir kızın 60 yaşında bir adamla evlendirilmesini konu ediyor. Jürinin gerekçesinde, "Mükemmel oyuncular sayesinde, aile geleneklerini kendi iradelerinin üzerinde tutan ve bu yüzden eli kolu bağlı olan iki insanın duygu dünyasına girebildik" ifadesine yer verildi. Emin Alper’in ilk filmi “Tepenin Ardı” ise Forum bölümünün ana ödülü olan Caligari'yi aldı.


PERWER YAŞ - ANF/BERLIN