Bütün bu olumsuz uygulamalara karşı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önünde Sağlık Platformu'nun başlattığı nöbet eylemi 14. gününde. Devam eden nöbete ilişkin Sağlık Platformu bileşenlerinden Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Cengiz Günay ve Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Amed Şubesi Eşbaşkanı  Ramazan Kaval yaptıkları açıklamada halkın sağlık hakkını savunmaya devam edeceklerini belirtti.


Sağlık hizmeti sunmak istiyoruz

Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Cengiz Günay, eylemlerinin amaçlarına ilişkin, "Bildiğiniz gibi Sur'da sokağa çıkma yasakları 36. gününe dayandı. Orada yaşayan sivillerin de olduğunu biliyoruz. Biz, Tabip Odası, SES Diyarbakır Şubesi, Diş Hekimleri Odası, Veteriner Hekimleri Odası, Eczacılar Birliği ve Mezopotamya Toplum ve Sağlık Derneği'nin (METSAD) bir arada olduğu Sağlık Platformu olarak orada yaşanan çatışmalar sonucu sağlık hakkı ihlal edilen insanlara gidip sağlık hizmeti verebilmek için aramızda seçtiğimiz 10 arkadaşımızı, sağlık malzemeleri ile birlikte oraya gönderip, uluslararası hukuk ve Cenevre Sözleşmesi ile sağlık hizmeti sunmak istiyoruz. Tabii orada bulunan, kronik hastalar, diyaliz hastaları, gebeler, yaralananlar ve sağlık hakkı ihtiyacı olan herkese sağlık hizmeti sunmak istiyoruz" dedi.  


Sağlıkçılar öldürüldü

Cengiz Günay, bölgede sağlık emekçilerinin yaşadığı zorluklara değinerek şunları söyledi: "Şimdi biliyorsunuz sokağa çıkma yasağı sadece Sur'da yok, Silopi'de, Cizre'de devam ediyor. Cizre'de bulunan sağlık emekçisi arkadaşlar, oradaki hastanenin abluka altına alındığını, etrafının panzerler tarafından kuşatıldığını, hastanenin üzerinden keskin nişancılar tarafından ateş edildiği ve buna karşılık hastaneye gelen roketatarların olduğunu belirtti. Uluslararası sözleşmeler gereği hastaneler bu çatışmaların dışında tutulmak zorundadır. Çatışmaların uzağında durmak zorundadır. Fakat güvenlik güçleri bilinçli bir şekilde sağlık merkezlerimizi işgal ettikleri için hedef konuma geliyorlar. Cizre Devlet Hastanesi'ndeki arkadaşlarımız, bodrum katında hizmet vermek zorunda kalmış durumdalar. Şu anda ilçeler de böyle. Sur'da 3 sağlık merkezi vardı. Sokağa çıkma yasakları ilan edildikten sonra kapalı durumda. Hemen Sur'un etrafında bulunan Selahaddini Eyyubi Devlet Hastanesi ve Dicle Nehri'nin karşı tarafında bulunan Dicle Üniversitesi Onkoloji ve Çocuk Hastanesi'ne de kurşunların isabet ettiğini biliyoruz. Yine Veni Vidi Hastanesi var. Sur'un üst tarafında bulunuyor ve havan topu mu ne olduğunu bilmediğimiz bir ateşli silahın topu düştü. Bu şekilde sağlık merkezlerimiz de hedef konumunda. Sağlık çalışanı arkadaşlarımız da hedef konumunda, Aziz Yular arkadaşımız bir yaralı yurttaşımıza müdahale ederken vurulduğunu biliyoruz. Daha önce Eyüp Ergen ve Şeyhmus Dursun arkadaşlarımız da ambulansta hayatını kaybetmişti. Bu zor şartlar altında bizler, tüm uluslararası kamuoyuna mevcut buradaki raporlarımızı ilettik. Yine Dünya Tabipler Birliği'ne buradaki çatışmaların boyutlarını ilettik. Bizim tutmuş olduğumuz nöbet ilk günlerinde çadırlarımız güvenlik nedeniyle kaldırıldı. Buna karşı ise mahkemeye itirazlarımızı yaptık ve bekliyoruz." 


Yasaklar kalkana kadar devam

Günay, eylemlerinin yasaklar kalkana kadar süreceğini belirtti. Günay, devlet güçlerinin sadece sağlık değil bir çok insan hakkını gasp ettiğini kaydederek, şunları söyledi: "Bölgede bulunan mevcut sokağa çıkma yasakları kaldırılana kadar nöbete devam edeceğiz. Uluslararası ve iç hukuka da sadece sağlık alanında değil, tüm hak ihlallerine karşı yapılan başvurular var. Sadece sağlık emekçileri değil, insan hak örgütlerinin ortak yaptığımız başvurularımız var. Yaşam hakkı başta olmak üzere, eğitim hakkı, barınma ve beslenme hakkı da ihlal ediliyor. Bunun tamamıyla ilgili olarak başvurular yapıldı. Özellikle hukukçu arkadaşlarımızın hazırladıkları metinleri, biz de onaylayarak gönderdik."


Yüz karası bir tablo 

Tabip Odası Başkanı Günay, Türkiye'nin yüz karası bir durumla karşı karşıya bulunduğunu vurguladı. Günay, şöyle devam etti:  "Sokağa çıkma yasaklarının olduğu yerlerde, neler olup bittiğini biz çok tespit edemiyoruz. Çünkü hala halk abluka altında bulundukları evlerinde gizlenmiş durumda. Kafalarını evlerinden çıkartacak durumları olmadığını duyuyor ve görüyoruz. Fakat sokağa çıkma yasaklarının ardından tespitlerimiz oldu. Sur'da 6 mahalle dışında kalan yerleri kaldırdılar. İnsanların evlerinin tahrip edildiği, yaşanacak durumda olmadığı, ciddi anlamda beslenme sıkıntısı yaşadığını biliyoruz. Özellikle yaralılar, kendi imkanları ile oradan çıkabiliyorlar. Herhangi bir ambulans gidip oradan yaralı veya cenazeleri alamıyor. Türkiye'de yüz karası bir tablo ile karşı karşıyayız. İnsanlar beyaz bayraklar ile belli bölgeye gelebiliyor, ondan sonra ancak mevcut araçlar ile onları alabiliyor. Onun dışında herhangi bir sağlık hizmeti yok zaten." 


Duyarlılık, eylemler ve destek

Tabip Odası Başkanı Cengiz Günay, sağlık emekçilerinin kendileri ile dayanışmak için ziyaretler yaptığını hatırlatarak, şunları anlattı: "Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konseyi'nden 11 arkadaşımız yılbaşı nedeniyle bizi ziyaret etmek amacıyla Diyarbakır'a gelmek istediler fakat kar yağışı nedeniyle uçakların kalkmamasından dolayı gelemediler. Daha önce hazırladığımız raporları TTB Merkez Konseyi'ne ve bir çok dile çevrilerek dünya kamuoyuna gönderdik. Burada yaptığımız çalışmaları merkezimiz vasıtası ile hekim ve sağlıkçı arkadaşlarımıza gönderiyoruz. Buradan çağrımız ise çatışmalı sürece ve ölümlere karşı duyarlılık geliştirmeleri ve eylemler yapıp destek olmalarını talep ediyoruz. Birçok arkadaşımız, böyle eylemleri kendi çapında yapıyorlar. Halkımız bize bu konuda destek oluyor. Buradan bize destek olan herkese teşekkür ediyorum. Zor şartlarda sağlık hizmeti sunmaya çalışıyoruz. Burada kalmaya devam edeceğiz."


SES: Ölüme karşı yaşam

Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Amed Şubesi Eşbaşkanı Ramazan Kaval da bütün olumsuzluklara rağmen katliam mağdurlarına hizmet vermeye devam edeceklerini söyledi. 

Kaval şunları belirtti: "Maalesef bu ortamda sağlık hizmetlerini vermek bir yana sağlık emekçileri ilk günlerden beri ölüm dahil türlü türlü yönelimlere maruz kalıyor. Karşılarına her türlü zorluklar çıkarılıyor. Ancak, tam da bu noktada doktor, hemşire ebe, tekniker, eczacı duyarlılığı ile barış, yaşam hakkı ve ölümlerin durması için önlüklerimizle bu karamsarlığa ve kesmekeşliğe rağmen hizmet veriyoruz."

Kaval, gerçekleştirdikleri nöbet eylemine ilişkin ise şu ifadeleri kullandı: "Nöbet eylemini, Diyarbakır Sağlık Platformu olarak başlatma kararı aldık. Bu ortamda bütün sorunları hukuki ve benzeri girişimler açısından tam olarak yansıtabildiğimizi sanmıyorum. Ancak buna benzer girişimlerimiz süreçle devam edecektir. Bu eylemselliğimiz ile oluşan kamuoyuda bir yönden sürece olumlu katkısını bekliyoruz. Platform'da kurum temsiliyetlerinin yanında eylem katılımcısı sağlıkçı arkadaşlarımızın da sürekli güncel forum şeklinde görüşleri alınarak kararlar geliştiriliyor."

Eylemin 'Barışa bir çığlık' olduğunu belirten Ramazan Kaval, "Sağlık emekçisinin amacı, barışı ve umudu, diyaloğu herşeye rağmen oluşturma gayretidir" dedi.


RAMAZAN MARANKOZ/HABER MERKEZİ