- Şirnex’in Cûdî, Gabar ve Besta bölgelerinde 7 yıldır süren ağaç kesimi hız kesmiyor. Şırnak Ekoloji Platformu üyesi Fadıl Tay, yalnızca bir haftada Besta ve Gabar’da yaklaşık bin 950 ton ağaç kesildiğini belirtti.
Şirnex’in Cûdî ve Gabar dağları ile Besta Bölgesi’nde 7 yıldır sürdürülen ağaç kıyımı tüm hızıyla devam ediyor. Petrol arama, maden ocakları, güvenlik barajı ve farklı maden faaliyetleri adı altında yürütülen faaliyetler kapsamında sürdürülen ağaç kesimleri, coğrafyayı günden güne çoraklaştırıyor. Askerlerin gözetiminde korucuların eliyle yapılan ağaç kesimleri yeni bölgelerde sürüyor.
Mezopotamya Ajansı’ndan Dilan Bingöl’e konuşan Şırnak Ekoloji Platformu üyesi Fadıl Tay sadece bir hafta içerisinde Besta ve Gabar’da bin 950 ton ağacın kesildiğini belirtti. Fadıl Tay, doğa tahribatının “güvenlik” gerekçesinden çıkarak, sermaye ve rant odaklı bir politikaya dönüştüğünü söyledi. Tay, ağaç kesimlerinin insansızlaştırma ve hafızasızlaştırma politikalarının bir parçası olduğunu kaydetti.
Son iki yıldır sermaye odaklı
Ağaç kesimlerinin tarihsel arka planının olduğunu dile getiren Tay, 2014-2015 yıllarından itibaren bölgede orman yakmalarının başladığını, 2016 sonrasında ise ağaç kesimlerinin yaygınlaştığını söyledi. Tay, “Şırnak ve Siirt özelinde 2016 sonrasında ise orman yakma ve kesme faaliyetleri daha da arttı. Son barış sürecine kadar bu kesimler sürekli güvenlik gerekçesiyle yürütüldü. Ancak yaklaşık iki yıldır bu durum tamamen sermaye odaklı bir hal aldı. Bütün bu faaliyetler birbirleriyle bağlantılı şekilde yürütülüyor. Federe Kürdistan’a kadar uzanan bölgede yapılan kesimlerin önemli bir bölümü korucular eliyle gerçekleştiriliyor. Bu konuda yaptığımız çok sayıda hukuki başvuru ve suç duyurusu var. Ancak açılan davaların büyük bir kısmı takipsizlik veya kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlarla kapatılıyor. Ağaç kesimlerine karşı ortak bir mücadele yürütmemiz gerekiyor” diye belirtti.
Resmi prosedürle eko kırım
Fadıl Tay, ekolojik yıkımın her geçen gün derinleştiğini dile getirerek şunları söyledi: “Son aldığımız bilgilere göre Gabar ve Besta bölgelerinde bir haftada 3 bin ster ağaç kesimi söz konusu. Bir ster yaklaşık 650 kilogram olduğuna göre bu, yaklaşık bin 950 ton ağaç anlamına geliyor. Bu kesimler resmi prosedürler altında gerçekleştirilen ağaç kıyımıdır. Açıkça bir eko kırım söz konusudur. Bu yalnızca ağaçların kesilmesi değil bölgenin insansızlaştırılması ve hafızasızlaştırılması anlamına da geliyor.”
Ekolojik kırıma karşı demokratik kitle örgütlerinin daha fazla sahada olması gerektiğinin altını çizen Tay, “Önceden güvenlik gerekçesi öne sürülüyordu bugün ise bölgede böyle bir gerekçe olmamasına rağmen ağaç kesimleri sürüyor. Gabar ve Cûdî’deki ağaçlarla, yaban keçileriyle, ceylanlarla ve bütün canlılarla da barışmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Köy yakma ve boşaltmalardan bağımsız değil
Ekolojik yıkımın 90’lı yıllardan bu yana Kürdistan’da sürdürülen köy yakma-boşaltma politikalarından bağımsız olmadığını belirten Tay, şöyle devam etti: “Bütüne baktığımızda 1990’lı yıllardan bugüne uzanan bir hafızasızlaştırma politikasıyla karşı karşıyayız. Köylerimizin boşaltılması, insanlarımızın yaşadığı zulüm ve sıkıntılar, bu toprakların gördüğü acıların devamı niteliğinde. Bugün yürütülen politikaların da rant, sermaye odaklı olduğunu düşünüyoruz. Petrolden ve kömürden yararlanan belli kesimler, aileler ve şahıslar, yüz binlerce insanın yaşadığı coğrafyanın doğasını tahrip etmekten çekinmiyor. Bizim itirazımız, yıllardır sürdürülen insansızlaştırma ve hafızasızlaştırma politikalarına karşı doğamızın yeniden canlandırılmasıdır. Buna hukuki, insani ve toplumsal açıdan itiraz ediyoruz. Doğa kıyımlarına karşı mücadelemiz devam edecek.” ŞIRNEX
***
GES işgaline karşı kadınlar önde
Amed’in Sûr ilçesinin kırsal Arzoxlî Mahallesi’nde planlanan "Zenkar 2 Güneş Enerji Santrali ve Enerji Depolama Tesisi" projesi için "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED)” olumlu raporunun verilmesinin ardından şirket çalışanları, jandarma ve çevik kuvvet eşliğinde dün bölgeye girdi. Yürütülen hukuki süreç devam ederken, şirketin alana girmesine karşı mahalleliler de kitlesel yürüyüş gerçekleştirerek, yaşam alanlarının yok edilmesine karşı tepkisini gösterdi.
Eyleme öncülük eden kadınlar, projeye karşı sonuna kadar direneceklerini vurgulayarak, tarih, tarım ve hayvancılığın şirketin kâr hırsına kurban edilmek istendiğine dikkat çekti. AMED