Bir neslin geleceği tehlike altında
Kadın Haberleri —

İran katledilen öğrenciler
- İran ve Rojhilat serhildanlarında protestocuların yüzde 45’ini gençler oluşturuyor. Raporlara göre, protestolarda en az 200 öğrenci katledildi. Sistematik işkence, cinsel şiddet ve tecavüze uğradığı kanıtlandı. Aralarında 8 çocuğun da bulunduğu en az 30 kişi idam cezasına çarptırıldı.
İran ve Rojhilat’ta Ocak 2026’da başlayan protestolarda çocuklar ve lise öğrencileri eylemlerin en aktif kesimini oluşturdu. Bazı eyaletlerde göstericilerin yüzde 45’i 20 yaşın altındaydı. En az 200 öğrenci rejim polisleri tarafından katledildi. Yüzlerce çocuğa gözaltında işkenceye uygulandı. Tecavüz ve cinsel şiddet olayları yükseldi. Bugün onlarca genç idam cezasıyla karşı karşıya. Sayısız aile, çocuklarından haber almak ya da yalnızca birkaç dakika görebilmek umuduyla gözaltı merkezleri, güvenlik tesisleri ve cezaevleri arasında dolaşıyor.
Bazı eyaletlerde yüzde 45
Protestoların en çarpıcı yönlerinden biri, gençler ve hatta çocukların kitlesel katılımıydı. Parlamento Eğitim Komisyonu Sözcüsü Ehsan Amini-Rad’ın resmi açıklamasına göre, ülke genelinde göstericilerin yaklaşık yüzde 17’si öğrenci ve reşit olmayan çocuklardan oluşuyordu. Bazı eyaletlerde bu oran yüzde 45’e kadar çıktı; hatta belirli okullarda tüm sınıflar toplu halde sokaklara indi. Bu rakamlar, gençlerin sadece katılımcı değil, aynı zamanda hareketin dinamik gücü olduğunu gösterdi. Özellikle lise çağındaki kız çocukları, özgürlük taleplerini haykırırken ön saflarda yer aldı. Bundan dolayı da İran rejiminin ilk hedefi haline geldiler.
En az 200 öğrenci katledildi
NCRI Women’in haberine göre, bugün İran’daki pek çok sınıfta sıralar boş. Öğretmen sendikaları ve insan hakları örgütlerinin derlediği listelerde yüzlerce isim yer alıyor: 13 yaşındaki Nazanin Zahra Salehi, 16 yaşındaki Tina Hosseini, 8 yaşındaki Anila Aboutalebian, milli yüzme şampiyonu 15 yaşındaki Arnika Dabbagh, 17 yaşındaki Nazanin Esmi-Khani ve daha onlarcası… Bu çocuklar ve genç kadınlar, protestolarda başlarından veya göğüslerinden hedef alınarak katledildi. Koordinasyon Konseyi’ne göre yalnızca Ocak ayında en az 200 öğrenci katledildi; bazı kaynaklara göre bu sayıyı 216’ya kadar çıkarıyor.
Çocuklara verilen idam cezaları
Aralarında 8 çocuğun da bulunduğu en az 30 protestocu idam cezasına çarptırıldı. 22 kişi daha, aralarında 17 yaşındaki iki genç olmak üzere idam riski altında. Duruşmalar aceleyle yapıldı, işkenceyle alınan ifadeler delil sayıldı, bağımsız avukat erişimi engellendi. Uluslararası Af Örgütü 20 Şubat 2026’da acil eylem çağrısı yaparak idamların durdurulmasını istedi; Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları ise kayıp ve gözaltındakilerin akıbetinin açıklanmasını talep etti. UNICEF, tutuklu çocukların durumundan “derin endişe” duyduğunu belirtti. Ocak 2026 protestoları, İran tarihinde bir dönüm noktası oldu. Uzmanlara göre, bir neslin geleceği tehlike altında. Binlerce ölüm, on binlerce tutuklama ve hala devam eden baskı, özgürlük talebinin ne kadar güçlü olduğunu kanıtladı.
Sistemli işkence ve tecavüz
Tutuklanan çocuklar ve gençler, asılsız suçlamalarla karşı karşıya kaldı. Gözaltı merkezlerinde ağır işkence yöntemleri uygulandığına dair çok sayıda rapor bulunuyor. Elektrik şoku, dayak, kerpetenle tırnak çekme, metal çubuklarla cinsel taciz girişimleri, ıslak bezle boğma simülasyonu… Bu uygulamalar tek bir şehre özgü değil, İran genelinde sistematik olarak uygulanıyor. Şubat ortasında ortaya çıkan bir olayda, 15 ve 17 yaşındaki iki kız kardeşin tecavüz ve işkence sonucu yaşamını yitirdi. Babaları ise Tahran’ın Havaran semtinde tutuklandı. Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü, çocukların iletişimden tamamen izole edilerek zorla itiraf alındığını, cinsel şiddete maruz kaldığını doğruladı.
Okullar askeri kamplara dönüştürüldü
Protestoların ardından okullar adeta askeri kamp haline getirildi. İstihbarat ajanları ve sivil polisler sınıflara giriyor, öğretmenlerle öğrenciler arasında güvensizlik yaratılıyor. Üniversitelerde ise Şubat sonu itibarıyla yeni öğrenci protestoları yayılıyor; ancak bu eylemler de ağır gözaltı ve baskıyla karşı karşıya kalıyor.
İran Öğretmenler Sendikaları Koordinasyon Konseyi, yaşananlar karşısında şunları ifade etti:
* İktidardaki yetkililer, halkın katledilmesi ve kanlı bir şekilde bastırılmasından doğrudan sorumludur ve yalan yaymak ve suçu başkalarına atmak yerine, İran kamuoyu ve bağımsız uluslararası kuruluşlar önünde bu suçlardan dolayı hesap vermelidirler.
* Öğrenciler, öğretmenler, işçi ve sivil toplum aktivistleri de dahil olmak üzere tüm tutuklular derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmalıdır.
* Okulların, üniversitelerin ve eğitim alanlarının militarizasyonuna derhal son verilmelidir. Eğitim bir savaş alanı değildir. HABER MERKEZİ
* * *
İki kardeş birlikte tutuklandı
Şirazlı 25 yaşındaki Sağar Qudrat ve 29 yaşındaki Gazel Qudrat, tutuldukları Şiraz’daki Adilabad Cezaevi’nde “protestolara liderlik etmek” suçlamasıyla ayrı ayrı beş yıl hapis cezasına çarptırıldı. İki kardeşin gözaltına alındıkları tarihten bu yana avukata erişim hakkı da dahil olmak üzere temel haklarından mahrum bırakıldıkları bildirildi. Sağar Qudrat ve Gazel Qudrat 9 Ocak 2026 günü düzenlenen halk protestoları sırasında polisler tarafından gözaltına alınmış ve tutuklanarak Şiraz’daki Adilabad Cezaevi’ne sevk edilmişti.















