Bir tabuya dokundular: #MeToo İran
Kadın Haberleri —

.
- MeToo hareketinin küresel olarak yayılmasından üç yıl sonra, İranlı kadınlar cinsel şiddet konusundaki sessizliklerini bozarak, şeriatla yönetilen ülkede tabu olan bir konu hakkında farkındalık yaratıyor.
İran’da binlerce kadın ve bazı erkekler, yaşadıkları tecavüz ve cinsel saldırılar hakkında konuşmak için internetin görece özgür ortamını kullanmaya başladı. Yaşananlara İranlı #MeToo hareketi deniyor.
İki haftadan fazla bir süreden beri taciz ve tecavüzü deşifre eden hashtag’lerle kamuoyu duyarlı kılınıyor.
İlkin dikkat çekmedi
Bir kaç hafta önce başlayan ve yalnızca birkaç kişinin mağduriyetini dile getirdiği sosyal medya paylaşımı başlangıçta pek dikkat çekmedi. İran’da #MeToo belki de refah içinde yaşayan bir grup batılının ayrıcalığıdır diye düşünülürken, cinsel saldırı ve tecavüz mağdurları sosyal medyada yazmaya ve konuşmaya başladı.
Paylaşımlardaki hakaret ve taciz kalıpları tanıdık gelse de ‘toksik erkeklik’ten bahsedilir oldu. #rape hashtag’ini kullanan ilk paylaşımlar ünlü olmayan, sanat okulu mezunu bir kitapçı asistanını işaret ediyordu. Polisin tutukladığı bu ‘sıradan adam’, kadın meslektaşlarını ev yapımı şarap içmek için yemeğe davet ederek içkilerine ilaç koymuş, cinsel saldırı ve tecavüz böyle gerçekleşmişti. Kadınlar önceki gecenin büyük bölümünü hatırlamadan uyandı. Kadınlardan biri yaşadığı utancı ve endişeyi sosyal medyada paylaştı.
İranlı kadınlar o günden sonra değişik hashtaglerle günübirlik yaşanan saldırı ve taciz hikayelerini yayınlamaya başladı.
Mağdurların cezalandırılma korkusu
İran yasaları, evlilik dışı birlikteliği suç kabul ettiği için kadınlar yaşananları yargı sürecine taşıyamıyor. Yine alkollü içki içmenin de kırbaçlanma ile başlayan cezaları suçluların açığa çıkarılma sürecini sekteye uğratıyor.
Benzer hikayelerin kısa sürede yaygınlaşıp artması ile mağdurlara hakaret eden hesapların da ortaya çıkmaya başlamasıyla polis de olaya müdahil olma ihtiyacı duydu. Polis gelişmelere müdahale etmeye ve mağdurları öne çıkmaya teşvik etmeye karar verdi. İnsanlara alkollü içki tükettikleri ve evlenmeden birileri ile birlikte oldukları için tutuklanmayacaklarını özellikle belirtmeleri gerekti.
İlk başta bu vakaya hem erkeklerden hem de kadınlardan gelen yanıtlar, kurbanlara karşı empati şeklinde teskin edici oldu. Ardından ikinci dalga, günlük hayata dair saldırı ve taciz hikayelerine yönelik olunca duygusal atmosferde de bir değişiklik oldu, çevrimiçi yorumlarda karşıtlıklar açığa çıktı.
Toplum mağdurlara destek vermiyor
Yaşanan tecavüz ve cinsel saldırı olaylarının birçoğu on yıldan daha eski bir zamana dayanıyor. İran’da uzun yıllardır görmezden gelinen bu saldırılar karşısında yeterli desteğin oluşmaması da hayal kırıklığının yaşanmasına sebep oldu.
İranlı kadınlar kendilerine yönelik gerçekleşen tecavüz ve cinsel saldırılarda toplumu suç ortağı görürken aydınlar ve aileleri özel olarak işaret ediyorlar.
İran #MeToo’sunda en az 20 kadın içkilerine ilaç katıldıktan sonra cinsel saldırıya uğradıklarını deklere etti.
Aylık Zanan dergisinde gazeteci olan Somaye Qudussi AFP’ye verdiği demeçte, tecavüz ve cinsel saldırının İran için bir tabu olduğunu belirterek; “İran toplumunda insanlar bu konularda aileleriyle dahi konuşamaz. Şimdi şehrin orta yerinde durup bu konuları dile getirmeye istekli kadınlar görüyoruz” dedi.
Asıl hedef ataerkil yapılar
Devam eden sosyal medya paylaşımları üzerinden örgütlenip gelişen taciz, tecavüz karşıtlığı ve kadın dayanışması Washington Post gibi yayınlarda rejim karşıtlığının örgütlenmesi şeklinde lanse edilse de kadınların birincil hedefinin ne devlet ne de rejim olduğunu ortaya koyuyor. Asıl hedefin, toplumun kadın düşmanı ve ataerkil yapıları olduğu sıkça dillendiriliyor.
Yüzleşme çağrısı
İran’da tartışmalar umulmayan bir şekilde devlet kademelerinde de karşılık buldu. Devlet politikasında büyük değişim yaratması beklenmeyen bu durum karşısında İran cumhurbaşkanı yardımcılarından biri, konuştukları için kadınları övdü ve yargıyı cinsel suçlarla yüzleşmeye çağırdı.
HABER MERKEZİ







