Bir yıldır kayıplarını arıyorlar

Sema Güleç

Sema Güleç

  • Bugüne kadar 147 kayıp başvurusu aldıklarını belirten DEMAK Sekreteri Sema Güleç, “Bakanlığa sorular soruyoruz, ancak bir şey söylenmiyor” dedi.

Deprem Mağdurları ve Kayıp Yakınlarıyla Dayanışma Derneği (DEMAK) verilerine göre; depremin etkili olduğu 11 kentte 36’sı çocuk 147 kişi kayıp. Başvuran 150 aileden yalnızca üçü kayıp cenazelerine ulaşabildi. 147 aile ise halen yakınlarının akıbeti ile ilgili bir bilgiye sahip değil. DEMAK Genel Sekreteri Sema Güleç de Hatay’ın İskenderun ilçesinde deprem sırasında oğlu Mustafa Batuhan Güleç’i kaybetti. Bir yıldır oğlundan haber alamayan anne Güleç, oğlunun yanı sıra tüm kayıplar için mücadele veriyor. 

Belirsizliğin yarattığı kuşkular

Oğlunun İskenderun’da bulunan Güleryüz Apartmanı’nda tek başına yaşadığını belirten anne Güleç, depremde hem oğlunun yaşadığı apartmanın hem de yanında bulunan Merve Apartmanı’nın yıkıldığını söyledi. Enkazın arasında 8 gün boyunca oğlunu arayan Güleç, şunları söyledi: “Oğlumu Güleryüz Apartmanı’nda ararken, meğer yaşadığı binanın son katı Merve Apartmanı’nın üzerine düşmüş. Görgü tanıkları oğlumun oradan sağ çıkarıldığını söyledi. Battaniyeye sarılıp, beyaz bir arabaya konulup hastaneye gönderilmiş. Gözle görülen bir yarası yokmuş, sadece bilinci kapalıymış. Bunları 10-15 gün sonra görgü tanıklarının sosyal medyadan bize ulaşmasıyla öğrendik.”

Bu süreçte hastanelere, mezarlıklara ve morglara gittiklerini dile getiren Güleç, DNA örneklerinin ülke genelinde kimseyle eşleşmediğini söyledi. Söz konusu belirsizliğin ise akıllarına her şeyi getirdiğini kaydeden Güleç, “Şu anda 147 kaybımız var ve bu sayı gün geçtikçe artıyor” dedi.

Büyük bir dram

İlgisizliğe işaret eden Güleç, şöyle devam etti: “Bir yıl oldu. Bu kayıpların çoğu fethi kabirlerden çıkacak, çünkü DNA alınmadan gömüldüler. Bu büyük bir dram. Dernek olarak Sağlık Bakanlığına, İçişleri Bakanlığına, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na yazı yazıyor, sorular soruyoruz ama elle tutulur bir şey söylenmiyor. İnsanlar ümidini kesmeye başladı. Oğlum hastaneye gitmiş ama DNA’sı yok. Bu ilgisizliktir. Ortada bir ihmal var. Hastaneden canlı çıkıp da kaybolan birçok kişi var. Bize ‘molozlarda kalmıştır ya da birisi karıştırmıştır’ demesinler. İskenderun’da Merve Ateş, ayağı yaralı, bilinci yerinde bir şekilde enkazdan çıkarılıyor. İsmini söylüyor. İskenderun SSK’ya gidiyor. Orada bir süre bekliyor, Mersin’e helikopterle gönderileceği için yanına refakatçi alınmıyor. Ondan sonra kız kayıp. Bunlardan bahsedilmiyor. Bunun gibi birçok canlı kaybımız var. Bir sene oldu hiçbir şey yapılmadı.”

Bir yıldır kızı İrem’i arıyor

Fatih Karaca da bir yıldır kızı İrem Karaca'yı arıyor. Karaca, 6 Şubat depremlerinde Dîlok’un (Antep) İslahiye ilçesinde eşi Duygu (41), çocukları Mehmet (16), Sıla (16), Adile Nur (17), annesi Adile Karaca (68) ve eşinin annesi Havva Olamcam’ı (66) kaybetti. Baba Karaca, o günden bu yana kayıp kızı İrem Karaca’yı arıyor. 16 Şubat’ta binanın enkazının tamamen kaldırıldığını belirten Karaca, resmi kurumlar yanı sıra sosyal medya üzerinden de kızının akıbetine dair çabalarını sürdürüyor. Karaca, şunları paylaştı: “Cenazeleri Adana’da defnettikten sonra İslahiye’ye geri döndüm. İslahiye’de statta dolaşırken kız kardeşimin yanına bir kadın geliyor ve kendi yeğeninin İrem ile voleybol oynadığını söylüyor. Oynadıklarını söylediği gün de depremin 3 ya da 4. günü. Biz bunu polislere ilettik. Kayıp bildirisi oluşturduk ve tüm resmi mercilere bildirdik. Bunun üzerine çocuk şube bunu araştırdı, çocukları çapraz sorguya aldılar. İrem’e dair şu ana kadar bildiğimiz tek şey 3 kızın çocuğumla voleybol oynadığı. Oyun oynadıkların söyleyen kızlara, ‘Lütfen bizi yanıltmayın’ dedim. Bana, ‘Olur mu amca ben arkadaşımı tanımaz mıyım?’ dediler.”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2024 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.