Belçika'nın başkenti Brüksel'de gelecek hafta düzenlenecek olan Halkların Demokrasi ve Barış Konferansı'nın sürgünde yaşayanların durumunu masaya yatıracağını söyleyen KCK Yürütme Konseyi Üyesi Zübeyir Aydar, "Kürt sorununun yanı sıra demokratikleşme, etnik ve inanç sorunlarının hepsinin bir demokrasi potasında çözüme kavuşturulması tartışılacak" dedi.

KCK Yürütme Konseyi Üyesi Zübeyir Aydar, Brüksel'deki konferansın, Ankara ve Amed'de yapılan konferans serisinin devamı olacağını belirterek, format itibariyle daha çok Ankara'dakine benzeyeceğini söyledi. Türkiye'de demokrasi ve barıştan yana olan tüm güçlerin hazır olacağını, katılım talebinin oldukça fazla olduğunu kaydeden Aydar, "Katılımcılar sadece sürece ilişkin görüş belirtmeyecek, aynı zamanda bu sürece nasıl katkı sunulacağı perspektifiyle hareket edecekler" dedi.
Kuşkusuz Ankara ve Amed'de çıkan kararların kendilerini bağladığını belirten Zübeyir Aydar, şunları söyledi: "Bu konferansı önceki iki konferanstan farklı kılan, katılımcıların çoğunun yasaklı olması. Bunlar Türkiye'nin mağdurlarıdır. Türkiye'de siyaset yapamayan ve sürgün edilmiş kişilerdir. Konferansın bir konusu da bu mağduriyetin giderilmesi, sürgünlerin geri dönmesi, siyaset yolunun açılması olacak. Konferansımızı diğer konferanslarda ayıran bir başka nokta ise lobi ve diplomasi çalışmaları olacaktır. Konferansın Avrupa'da yapılmasından kaynaklı olarak barış ve demokratikleşme sürecini bütün dünyaya anlatma görevi olacaktır. Böylelikle demokratik kamuoyunun desteğini alınmasına yönelik çalışmalar olacaktır. Ayrıca Ankara ve Amed'de tartışılan konular da gündemimiz de olacaktır."

DGBP ve konferans

Almanya'daki Türkiyeli ve Kürdistanlı demokratların, yurtseverlerin, ilericilerin ve sosyalistlerin yer aldığı bir platform olan Demokratik Güç Birliği Platformu'nun (DGBP) önemli olduğunu vurgulayan Aydar, "Konferansımıza Demokratik Güç Birliği Platformu'nun bütün bileşenleri katılıyor, dolasıyla konferans bu platforma da güç verecektir. DGBP'nin diğer bileşenlerle buluşma zemini de hazırlanmış oluyor. Hem Brüksel'deki hem Ankara'daki konferans, Türkiye'de değişim isteyen güçlerin birlikteliklerine ve örgütlenmelerine katkı yapacaktır. Her iki konferans demokratik alternatifin ortaya çıkması açısından bir zemin oluşturacaktır" diye konuştu.

DENİZ BAŞPENİR/HABER MERKEZİ