
PDS ve Sol Parti başkanlığını yürüten Lothar Bisky Almanya’nın iki ayrı partiye başkanlık yapmış tek lideri olarak biliniyordu. 2009’da Avrupa Parlamentosu’na seçilen Bisky, burada da Sol Parti Meclis Grubu Başkanlığı’nda bulunmuş, bu görevinden geçen yıl ayrılmıştı.
‘Esaslı bir savaşçı kaybettik’
Sol Parti eş başkanları Katja Kipping ve Bernd Riexinger’in Bisky’nin ölümü nedeniyle yayınladıkları mesajda, “Avrupa, kıtanın siyasi, sosyal ve ekonomik birleşmesi sürecinde esaslı bir savaşçısını kaybetti” ifadesine yer verildi. Bisky’nin ölüm haberini duyuran Gregor Gysi ise eski yoldaşının ölümünün kendisini derinden üzdüğünü dile getirdi.
Yeşiller Partisi eş başkanları Claudia Roth ve Cem Özdemir yaptıkları yazılı açıklamada, “Lothar Bisky’nin siyaset tarzıyla köprüler kurduğuna” dikkat çekildi.
Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle, Bisky’nin ölümünden duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Westerwelle, “Farklı siyasi hedefler gütmüş olsak da Bisky’nin yardımsever ve güvenilir yönüne, kültür konularına gösterdiği ilgiye hep saygı duydum” dedi.
Demokratik sosyalizmi savunuyordu
Bisky 17 Ağustos 1941 tarihinde Pommern’de doğdu ama Schleswig-Holstein’da büyüdü. 18 yaşında iken iyi bir gelecek perspektifi gördüğü DDR’e gitti. 1963 yılında SED’ye üye oldu. Bisky, yüksek öğrenimini felsefe ve kültür bilimi dalında yaptı. 1986-1990 arasında Potsdam-Babelsberg’teki Film ve Televizyon yüksek okulunda rektörlük yaptı. Bisky kamuoyunca Berlin’i ikiye ayıran duvarın yıkılmasından 5 gün önce yani 4 Kasım 1989’da Alexanderplatz’da gerçekleşen DDR tarihinin ilk toplumsal gösterisindeki konuşmasıyla tanındı. Yüzbinlerce insanın dinlediği konuşmasında, DDR olarak da bilinen Doğu Almanya’nın devamını ve demokratik sosyalizm çerçevesinde reforme edilmesini savundu.
Avrupa Sol Partisi’nin başkanı oldu
1991-1993 arasında iki Almanya’nın birleşmesi ardından feshedilen SED’nin yerine kurulan Demokratik Sosyalizm Partisi’nin (PDS) Brandenburg eyalet başkanı olan Bisky, 1993-2000 ve 2003-2007 yılları arasında ise partisinin federal düzeydeki genel başkanlık görevini üstlendi.
Milletvekilli olarak ilk kez 1990 yılında DDR dönemi parlamentosu Volkskammer’a seçildi. İki Almanya’nın birleşmesi ardından Lothar Bisky, Brandenburg Eyalet Parlamentosu milletvekili seçildi. 2005 yılına kadar 4 kez eyalet milletvekili seçilen Bisky, 2005 yılında yapılan federal genel seçimlerde Federal Meclis’e (Bundestag) seçildi.
2009 Avrupa Parlamentosu seçimlerinde PDS’nin devamı olan Sol Parti (Die Linke) listesinin başı olan Bisky, 2007-2010 arasında Avrupa Sol Partisi’nin de başkanlığını yürüttü.
Kürtlere yakındı
Kürt halkının özgürlük mücadelesine de sempatiyle bakan Lothar Bisky, Kürtlerin Türkiye içinde özerklik talebinin savunucularından biri oldu. 2008 yılında Türkiye’de basına verdiği bir demecinde “Kürtlerin özerklik talebini olumlu buluyorum. Tabii ki bu özerklik ayrılmayı değil birliği içermeli. Çözüm Türkiye’nin içinde olmalı. Kürt halkının siyasi özgürlüğünü, kültürel kimliğini geliştirmesini önemli görüyorum. Türkiye’de Kürtlere yönelik baskıcı tutumu anlamakta zorluk çekiyorum. Bu baskılar yeni sorunlar üretmek için zemin hazırlıyor. Kürtlerin kültürel kimliklerini korumalarının olanaklarının sağlanması gerekiyor” diyerek, Kürt halkına olan desteğini belirtmişti. Aynı yıl Almanya’nın Gelsenkirchen kentinde ‘Öcalan’a Özgürlük, Kürdistan’a Barış’ adı altında düzenlenen 16’ıncı Uluslararası Kürdistan Festivali’ne katılmıştı. Bisky, buradaki konuşmasında Almanya’nın ve Danimarka’nın Roj-TV yasağını sert bir dille kınamıştı.
ANF/BERLİN