Bize düşen karanlığı yırtmak

2 Eylül 2021 Perşembe - 17:30

SEBAHAT TUNCEL

SEBAHAT TUNCEL

  • “Çaresiz değiliz, yalnız değiliz, örgütsüzüz. Yapılması gereken örgütlenmek, dayanışmayı büyütmek ve bize dayatılan karanlığı yırtmaktır” diyen Sebahat Tuncel, dayanışma ve ortak mücadele çağrısında bulundu. 

HDP Milletvekili ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) eski Eşbaşkanı Sebahat Tuncel, siyasal ve toplumsal gelişmelere dair kamuoyuna açık bir mektup yazdı.

Cezaevinde olan insanların sesini duyurma olanağının çok olmadığını yazan Sebahat Tüncel, ülkede hızla değişen gündemlere işaret ederek, “Gündemlerin değişmesi sorunların çözüldüğü veya gerçeklerin açığa çıkarıldığı anlamına gelmiyor. Çoğu zaman gündemlerin bu kadar hızlı değişmesi iktidarın kendisini sürdürmesi için bir fırsat oluyor” dedi.

Kadınların değişmeyen gündemi:  Özgürlük

Kadınlar açısından ise gündemin değişmediğini vurgulayan Tuncel şunları belirtti: “Biz kadınlar açısından değişmeyen sorun, kadın özgürlük sorunudur. Kadına yönelik şiddet, taciz, tecavüz, kadınların yaşadığı yoksulluk, yoksunluk, göç, savaş, çatışma kadınların yaşamlarını daha da ağırlaştırmaktadır. En son Taliban’ın Afganistan’ı ele geçirmesi (daha doğrusu bir anlaşmayla yönetimin Taliban’a devredilmesi) ile birlikte Afganistanlı kadın ve çocukların durumunu ve geleceğini konuşur olduk. Radikal dinci grupların, El Kaide, DAİŞ vb. örgütlerin ilk hedefinin kadınlar olduğu gerçeği ve bu cihadist grupların kadınlara yönelik şiddet, istismar, kölelik uygulamalarına yakın zamanda Ortadoğu’da da tanıklık ettik. Bu mesele sadece Afganistanlı kadınların sorunu değil. Aslında hepimizi, tüm dünya kadınlarının geleceğini, bugününü ilgilendiriyor.”

Direnenlerin sesi olalım

Mektubunda, “Kadınlar açısından savaş kapımızın önünde” diyen Tuncel, “Kadınların karşılaştığı erkek egemen, dinci, cinsiyetçi, militarist tehdit uzakta değil, gerçekten de kapımızın önünde. …Kadınların ve çocukların özgürlüklerinin elinden alınması, evlere kapatılması, Şengal’de, Mûsil’da, Reqa’da olduğu gibi köleleştirilmesi, köle pazarlarında satılma riskleri karşısında mücadele eden, direnen, seslerini duyurmaya çalışan Afganistanlı kadınlarla dayanışmak, onların sesini, sözünü bulduğumuz her yerde dile getirmek sorumluluğu ile karşı karşıyayız” diye belirtti. 

Saldırı özgür kadın çizgisine

Türkiye’deki kadınların durumuna dikkat çeken Tuncel, İstanbul Sözleşmesi’nin feshi, temel hak ve özgürlüklerin askıya alınması, dinin sık sık referans gösterilmesinin kadınlar açısından yaşanacak zorluklukların ipuçlarını verdiğini belirtti. “Türkiye’de Kürt karşıtı, kadın karşıtı, doğa karşıtı, tekçi, militarist politikalar etrafında kurulan Cumhur İttifakı ve bileşenleri hem iç siyasette hem dış siyasette sorun ve kriz çözme yeteneğini kaybetmiş durumdadır” diyen Sebahat Tuncel, iktidarın yönetememe krizini yeni krizler oluşturarak gidermeye çalıştığını yazdı. AKP-MHP iktidarının kadın düşmanı politikalarına da değinen Tuncel, birçok saldırının temelinde, “Özgür Kadın” çizgisinin ortaya çıkardığı kazanımlar olduğunu kaydetti.

Kadın hareketinin gündeminde ne var?

Kadınları dayanışmaya, ortak mücadeleye çağıran Tuncel, “Siyasal, ekonomik, kültürel, toplumsal sorunlar, ekolojik sorunların yoğun yaşandığı bu süreçte kadın hareketinin gündeminde ne var? Kendi gündemini oluşturup onun etrafında örgütlü bir mücadele yürütebiliyor mu?” diye sordu. “Erkek egemen kapitalist sisteme karşı daha örgütlü ve sistematik sürekli bir mücadele vererek kadınların nefes alacağı özgür alanlar yaratmak, kadın hareketinin önünde duran bir görevdir” diyen Tuncel, siyasal, toplumsal, ekonomik, ekolojik vb. birçok alanda yaşanan sorunlara dair çözüm üretilmesi gerektiğini belirtti. 

Gücümüzün farkına varalım

Toplumsal sorumluluk açısından kritik bir süreçten geçildiğine dikkat çeken Tuncel, “Biz kendimizi örgütler ve tüm baskı rejimlerine hayır dersek özgür bir gelecek umudunu diri tutmuş oluruz” dedi. Tuncel mektubunu şu mesajla tamamladı: “Sevgili kadınlar, yaşadığımız sürecin kolay olmadığının farkındayız. Ama çaresiz değiliz, yalnız değiliz, örgütsüzüz. O zaman yapılması gereken örgütlenmek, dayanışmayı büyütmek ve bize dayatılan karanlığı yırtmaktır. Bu gidişata dur demek mümkün. Yeter ki kendi gücümüzün farkına varalım. Dünyayı biz kadınların örgütlü mücadelesi ve direnişi değiştirecek.” 

JINNEWS

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.