BM: Rojava’da savaş suçu işlendi

Dünya Haberleri —

17 Eylül 2020 Perşembe - 08:35

Birleşmiş Milletler (BM) Türk devleti ve çetelerinin Efrîn ve Serêkaniyê’de gasp, tecavüz, yağma, kültürel mirasın yok edilmesi gibi insanlık dışı suçlar işlediğini açıkladı.

İşgal sürecinde yaşanan katliam ve savaş suçları karşısında sessiz kalmayı tercih eden BM; evlerin yağmalandığını, çocuklara işkence yapıldığını, kadınların tecavüze uğradığını raporladı.

Birleşmiş Milletler, Türk devletinin Rojava’yı işgali ile birlikte birçok savaş suçu işlendiğini raporladı. Sivillerin katledildiğini, kadınların tecavüze uğradığını, yağma ve gasp suçlarının işlendiğini, kültürel mirasın yok edildiğini belgeleyen BM, işgal sürecinde tüm bu yaşananlar karşısında sessiz kalmayı tercih etmişti.

BM Bağımsız Uluslararası Suriye Soruşturma Komisyon’u, 21 Ocak-Temmuz arasını kapsayan ve sahada yürütülen soruşturmalara dayanarak hazırladığı “Suriye raporunu” açıkladı. BM Cenevre Ofisinde devam eden 45. İnsan Hakları Oturumlarında ele alınacak rapor, Soruşturma Komisyon’u Başkanı Paulo Sergio Pinheiro'nun katılımıyla düzenlenen bir basın toplantısı ile açıklandı.

Suriye hükümet güçlerinin ve İdlib’deki çete gruplarının işlediği hak ihlallerine de dikkat çekilen 25 sayfalık raporda, Türk devletinin işgal ettiği Efrîn ve Serêkaniyê’deki savaş suçlarına ayrıntılı bir şekilde yer verildi.

Tehdit, baskı, işkence

“Soruşturma Komisyonu, Serêkaniyê’de Suriye Milli Ordusu (SMO) güçleri tarafından uygulanan sistematik yağma ve özel mülke zorla el koymanın yanı sıra keyfi şekilde sivilleri özgürlüklerinden mahrum bırakma gibi hak ihlallerini bir kez yine doğruladı” diye belirtilen raporda, kentte başka Kürtler olmak üzere sivillere yönelik tehdit, baskı ve işkence uygulandığı belirtildi. Raporda kent sakinlerinin bu uygulamalar nedeniyle göç etmek zorunda kaldıkları da kaydedildi.

Efrîn Kürtsüzleştiriliyor

Efrîn’de Türk devletine bağlı çetelerin insanlık dışı uygulamalarına yer verilen raporda, bu suçlara dair şu detaylara yer verdi: “SMO güçleri Efrîn bölgesinde de Kürtleri yerlerinden ederek mülklerine el koyuyor. Örneğin, Süleyman Şah Tugayı ev ev gezerek, Efrîn dışından gelen aileleri yerleştirmek amacıyla 3 kişiden az olan Kürt aileleri kendi evlerinden çıkmaya zorladığı tespit edildi. Aynı şekilde, Kürt alileler ve kendi evlerinde ve topraklarında yaşamak için zorla vergiye tabi tutuluyor.”

İşgalle birlikte yağma başladı

Türk devletinin Kuzey-Doğu Suriye’ye yönelik işgali ile birlikte Kürtlerin evlerine SMO güçlerinin el koyduğu ifade edilen raporda “Hareket sırasında veya sonrasında yağmalanan evlerin eşyaları başka yerlere nakledildi ve satıldı. Örneğin Sultan Murat Tugayı, yağmalanan ev eşyalarını bir depoda toparlayıp daha sonra mülk sahiplerine geri satıyor” diye belirtildi.

Kur’an kursuna çevirdiler

Hamza Tugayı üyesine bağlı çetelerin Kürt bir ailenin evine zorla el koyduğu daha sonra bu evin Türk devletine bağlı bir kurum tarafından Kur’an kursu merkezi yapıldığı belirtilen raporda bu kursun açılışının ise Urfa Valisi tarafından yapıldığı kaydedildi.

Sistematik kaçırma ve fidye

Raporda, ayrıca, Efrîn ve Serêkaniyê’de mülkleri sistematik olarak yağmalanan Kürtlerin, üst düzey SMO güçlerine başvuruda bulunsa da, şikayet talebinde bulunan insanların işkenceye, kaçırılmaya veya kaçırıldıktan sonra serbest bırakılması için fidye vermeye zorlandığının sistematik olarak gerçekleşmeye devam ettiğine vurgu yapıldı.

Gözaltına alınan çok sayıda kişinin ise Türkiye’ye gönderildiği ve akibetlerinin bilinmediği belirtildi.

İşkenceci Türk yetkilileri

Raporda, Efrîn ve Serêkaniyê’de gözaltına alınan ve tutuklananların Türk yetkilileri tarafından sorgulandığı ve işkenceye maruz kaldığı bilgisine de yer verildi. Raporda şu detaylar paylaşıldı: 

“Efrîn’de tutuklanan insanlar, genellikle Efrîn merkezi cezaevinde veya eski Efrîn Ticaret Lisesi binası olan ve bugün SMO Askeri Polis Karargâhı olarak kullanılan bir yeraltı cezaevinde tutuluyor. Bazı tutukluların ise nereye götürüldüğü bilinmiyor ve ailelerine bilgi verilmiyor. Yine aynı şekilde, sistematik olarak gözaltına alınan Kürt kökenli siviller, inançları ve etnik kökenleri nedeniyle sorguya tabi tutuluyor, günlerce işkenceye maruz kalıyor, aç ve susuz bırakılıyor.”

Çocuğa 5 ay boyunca işkence

“Örneğin komisyonun görüştüğü Kürt bir çocuk, Efrîn merkez cezaevine gönderilmeden önce 5 ay boyunca SMO karargahında tutulduğunu söyledi. Bu çocuğu 5 boyunca hem SMO hem de Türkçe konuşan yetkililer sorguladı. Bu çocuk eli kelepçeli ve gözleri bağlı bir şekilde tavandan asıldı. Günlerce bu şekilde dövüldü.”

Tecavüz tehdidi

SMO çeteleri tarafından Serêkaniyê’de Kasım 2019 tarihinde gözaltına alınan 2 kadın kadının yaşadıkları da raporda yer aldı. Kadınlardan birisi, Türk yetkililerin de bulunduğu sorgu sırasında SMO güçleri tarafından nasıl tecavüzle tehdit edildiğini ve işkence gördüğünü anlattı anlattı.

Êzîdîler müslümanlığa zorlanıyor

Gözaltı ve tutuklamaların SMO ve Türk polisi tarafından ortak düzenlendiği kaydedilen raporda ayrıca Serêkaniyê ve Efrîn’de gözaltına alınan Êzidî kadınların Türk yetkililer denetiminde İslamiyet’e geçmeye zorlandığı belirtildi. Raporda Kasım 2019 ve Temmuz 2020 tarihleri arasında Serêkaniyê ve Efrîn’de 49 Kürt ve Êzîdî kadının tutuklandığı yazıldı.

Kürt kadınları eve hapsedildi

Raporda “Serêkaniyê ve Efrîn’deki Kürt kadınlarının geleceği belirsizliğini koruyor” tespiti de yapıldı. 2019’dan bu yana Türkiye denetimindeki SMO’ya bağlı güçlerin yarattığı korku nedeniyle Kürt kadınlarının eve hapsedildiği belirtilerek şu ifadelere yer verildi: “Kadınlar ve kız çocukları bu güçler tarafından gözaltına alınıyor, tecavüze ve cinsel şiddete maruz bırakılıyor. Bu durum hep toplumsal hem de bireysel anlamda ağır psikolojik sorunlar yarattı.”

Çocuğa toplu tecavüz

BM raporunda, Efrîn cezaevinde kadın ve erkeklere yönelik cinsel şiddet vakalarına da dikkat çekildi. SMO çetelerinin erkek tutukları bir çocuğun tecavüzüne tanık olmaya zorlandığı belirtilerek, “Aynı gün tecavüz gerçekleştirilmese de ertesi gün bu çocuk toplu olarak tecavüze uğradı. Bunun yanı sıra aynı cezaevinde başka bir tutuklu da toplu tecavüze uğradı” denildi.

1 ayda 30 kadına tecavüz

Sadece geçtiğimiz Şubat ayında 30 kadına tecavüz edildiği yazılan BM raporunda, “SMO güçleri, ev baskınlarında kadınlara cinsel saldırıda bulunuyor veya tecavüz ediyor. Bunu yapanlar, hiçbir şekilde cezalandırılmıyor” diye belirtildi.

Komisyon ayrıca, Sultan Murat Tugaylarının Kürt kadınlarını kaçırdığını ve evlenmeye zorladığına dönük raporlar da aldı.

Kültürel miras yok ediliyor

Türk devleti ve çeteleri denetimindeki bölgelerdeki kültürel mirasında yok edildiğine vurgu yapılan raporda, özellikle SMO güçleri tarafından Efrîn’deki birçok kültürel ve dini mirasın yok edildiğine yer verildi. Raporda, “Efrîn bölgesindeki Qastel Jindo, Qibar, Cindayris ve Sharran gibi birçok Êzîdî mabedi ve mezarlığı bilinçli bir şekilde yağmalanmış ve tahrip edilmiştir” ifadeleri kullanıldı.

Sorumlusu Türkiye’dir

Efrîn ve Serêkaniyê’de işlenen bütün savaş suçlarında Türk devletinin sorumluluğu bulunduğuna işaret eden BM Komisyonu, devamla şunları kaydetti: “Komisyon, Türk kuvvetlerinin sivil mülklerin yağmalanması ve el konulmasını olaylarından haberdar olduğunu ve gözaltına alınan, işkenceye tabi tutulan sivillerin Türk yetkililer gözetiminde yaptığını hatırlatır. Bu tür olaylara engel olmayan Türk yetkilileri, Türkiye’nin yükümlülüklerini ihlal etmiştir.”

HABER MERKEZİ

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.