BM Sekreteri yetkisini kullanmalı

Dünya Haberleri —

Advocaten Hukuk Bürosu’ndan Johan Heymans

Advocaten Hukuk Bürosu’ndan Johan Heymans

  • Birleşmiş Milletler’e Türk devletinin kimyasal saldırısına ilişkin Hakikat Araştırma Komisyonu kurması için başvuruda bulunan hukukçulardan Johan Heymans, “BM Genel Sekreteri araştırma için yetkisini kullanabilir” dedi.
  • Daha önce inceleme yapmak için birkaç ülkeye yaptıkları sorumluluk alma önerilerinin ‘güvenilir kanıt olmadığı’ gerekçesiyle reddedildiğini söyleyen Heymans, “Ancak bu defa kanıtlar çok güvenilir” diye konuştu. 

MELTEM OKTAY/CENEVRE

BM’ye kimyasal için başvuruda bulunan Advocaten Hukuk Bürosu’ndan Johan Heymans, “Yasa dışı kimyasal silah kullanımının tespit edilmesi halinde Türkiye üzerindeki baskı çok büyük olacaktır” dedi. BM’nin daha önce de benzer sorumluluklar aldığını hatırlatan Heymans, “BM Genel Sekreteri araştırma için yetkisini kullanabilir” dedi. Hakikat Komisyonu oluşturulması için BM’ye üye devletlerin ikna edilmesinin önemine de vurgu yapan Heymans, yerel mahkemelere başvurunun da bir seçenek olduğunu kaydetti. 

Başkanlığını Belçika eski Başbakan Yardımcısı ve Gent Üniversitesi Profesörü tanınmış hukukçu Johan Vande Lanotte’nin yaptığı Van Steenbruge Advocaten Hukuk Bürosu 7 Kasım’da BM Genel Sekreterliğine Türk devletinin kimyasal saldırılarına ilişkin başvuruda bulundu. Hukukçular Johan Vande Lanotte ve Johan Heymans imzasıyla, Kurdistan’da Kimyasal Silah Kullanımına Karşı Koalisyon adına yapılan başvuruda Türk devletinin kimyasal silah kullanımına dair raporlar ve görüntüler ışığında Hakikat Araştırma Komisyonu kurularak gerçeğin açığa çıkarılması çağrısı yapıldı. Bu önemli başvurunun ayrıntılarını ve  prosedürü başvurucu hukukçulardan Johan Heymans ile konuştuk.

BM önemli bir kaldıraç

Başta BM Genel Sekreteri olmak üzere BM’nin Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) ile yakın iş birliği halinde çalıştığına dikkat çeken Heymans, “BM kimyasal silah kullanımına dair gerçeklerin araştırılması için OPCW’yi harekete geçirecek önemli bir kaldıraç” dedi. Heymans, OPCW’nin Kimyasal Silahlar Sözleşmesi’ne (CWC) üye bir devletin talebi ya da başvurusuyla bir Hakikat Araştırma Komisyonu organize edebileceğini ifade etti. 

BM daha önce sorumluluk aldı

BM Genel Sekreteri’nin de buna çok benzer olanaklara sahip olduğunu hatırlatan Heymans, “BM Genel Sekreteri biyolojik veya iddia edilen kimyasal silahların kullanımlarını araştırmak için özel yetkilerini kullanabilir. Bu durumda da bir BM üye devleti tarafından desteklenmesi gerekiyor” dedi. 

BM’nin daha öncede bu tür iddialar karşısında sorumluluk aldığını hatırlatan Heymans, bu durumun pek çok kez yaşandığını söyledi. 2013’de Suriye rejiminin kimyasal silah kullanımına dair iddiaların BM tarafından oluşturulan bir Hakikat Araştırma Komisyonu ile soruşturulduğunu hatırlatarak, BM’nin bu tür bilgi toplama ve inceleme yapma görevlerinde yer aldığını söyledi.

Reddedenler pozisyon değiştirebilir

Şu an için en büyük zorluğun BM üye devletlerini veya OPCW’yi bir soruşturma başlatmaya ikna etmek olduğunu söyleyen Heymans şöyle konuştu: “Geçmişteki en büyük zorluk, o bölgede kimyasal silahların yasa dışı kullanıldığını iddia eden delillerin güvenilirliğinin yeterince test edilip doğrulanamamasıydı. Başta kimyasal silah kullanımında uzmanlaşan ve Nobel Barış Ödülü'nü kazanmasından bu yana oldukça itibarlı bir kuruluş olan IPPNW'nin, kendilerine göre kimyasal silahların yasa dışı olarak kullanıldığını gösteren farklı unsurları incelemesi, bu bakımdan son derece önemlidir. Bu bulgular ve unsurlar, uluslararası toplumu bu iddiaları daha fazla araştırmak için geçmişte aldıkları pozisyonu değiştirmeye zorlayabilir.”

Üye devletlerin desteği alınmalı

Şu an için en önemli şeyin üye devletlerin yaptıkları başvuruya, talebe katılabilmeleri ve BM’nin veya OPCW’nin tepki vermesini sağlayabilmek olduğunu söyleyen Heymans “Bu yüzdenden zaman kaybetmeden IPPNW’nin raporunu ve BM Genel Sekreterliğine yazdıkları mektubu üye devletlere ulaştırmak gerekiyor” dedi. 

Bu kez kanıtlar çok güvenilir

Hangi ülkelerin olumlu destek vereceğine dair bir araştırma yaptıklarını söyleyen Haymens, üye devletin belirlenmesi durumunda onlarla iletişime geçileceğini de ekledi. Daha önce birkaç ülkeye inceleme yapmak için sorumluluk alma önerisi götürülse de ‘güvenilir kanıt olmadığı’ gerekçesiyle reddettiklerini söyleyen Heymans, “Ancak bu defa kanıtlar çok güvenilir” vurgusunda bulundu. 

Kimyasal silah kullanımına itiraz etmenin tek bir yolu olmadığını birden fazla seçenek olduğunu kaydeden Johan Heymans, yerel mahkemelere de gidilebileceğini söyledi. Benzer suçlarla ilgili İsveç, Fransız ve Alman mahkemeleri önünde prosedürlerin devam ettiğini belirtti. 

BM ve OPCW en doğru seçenek

“Görüşümüze göre, BM veya OPCW’yi harekete geçirmek şu anda en iyisidir” diyen Heymans şöyle devam etti: “Çünkü bağımsız olduğu düşünülen kuruluşlar tarafından sahada kimyasal silahların yasa dışı kullanımına ilişkin daha derinlemesine açıklamalara ihtiyacımız var. Böylece hiç kimse belirli kimyasal silahların belirli alanlarda kullanıldığı iddiasına itiraz edemez. Bu tür kanıtlar, örneğin yerel mahkemeler önünde itirazda bulunmak için de gereklidir.” 

Tespiti büyük baskı oluşturur

Türkiye’nin BM’ye üye olmasına da dikkat çeken Johan Heymans, bu durumun Türkiye’yi nasıl etkileyeceğine ilişkin ise geçmişi hatırlattı. Kimyasal Silah Sözleşmeleri’nin ihlallerine bakılacak olursa Türkiye’nin BM üyeliğinin buna rağmen iptal edilmeyeceği öngörüsünde bulunarak “Ancak yasa dışı kimyasal silah kullanımının tespit edilmesi halinde Türkiye üzerindeki baskı çok büyük olacaktır” dedi. 

Komisyon için üye devletler ikna edilmeli

Son olarak BM Genel Sekreterliğine yaptıkları çağrıya ilişkin mutlaka bir yanıt alacaklarını umduklarını belirten Heymans, kimyasal silah kullanımı konusunda STK’lara da sorumluluk düştüğünü ifade etti. Heymans, “Diğer Sivil Toplum Örgütleri ve hukuk firmaları için şu anda en önemli olan şey, bu Hakikat Araştırma Komisyonu’nun kurulması için BM’nin farklı üye devletlerini talebimizi desteklemeye ikna etmek olacaktır” dedi. 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2024 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.