Bu devlet 92 yıl önce de katildi

11 Temmuz 2022 Pazartesi - 20:00

Geliyê Zilan

Geliyê Zilan

  • Kürtlere yönelik büyük katliamlardan biri olan Geliyê Zilan’ın (Zilan Deresi) üzerinden 92 yıl geçti. Van'ın Erciş ilçesi Geliyê Zilan bölgesinde, kayıtlara göre 13 Temmuz 1930’da 50 bine yakın Kürt katledildi. 
  • Giriş ve çıkışları askerlerce tutulan Hesenebdal, Exs, Kelle, Qizil Kilîse, Zorova, Binesî, Bunizî, Pelexl ve Kerx köylerinin de aralarında olduğu 44 köy ateşe verildi. Katliamdan sağ kalanlar sürgüne gönderildi. 
  • Geliyê Zîlan’da tehcir politikasından sonra da demografik yapı değiştirilmek istendi; farklı kimlikler getirilerek yerleştirildi, doğası talan edildi ve hala Zîlan’ın hafızasını silme çabası devam ediyor. 
  • Sağ kurtulan Ehmedê Kewê’nin oğlu Hüseyin Polat, o günden bugüne devletin bakışının değişmediğini hatırlatarak, unutmamak ve unutturmamak için katliamın nesilden nesile anlatılması gerektiğini söyledi. 


Binlerce kişi kurşuna dizildi, işkencelerle katledildi, sağ kalanlar topraklarından sürüldü; malvarlıklarına, hayvanlarına el konularak gasp edildi. Cenazelerin altından sağ çıkan ya da kaçıp hayatını kurtaran köylüler, uzun süre kaçak yaşamak zorunda kaldı. 92 yıl geçmiş olsa da, tarih kitaplarında yazmayan katliam, nesilden nesile anlatımlarla aktarılıyor. Babası katliama tanıklık eden Zülfinaz Polat, “Kürtler bu yaşananları unutmamalı” dedi. Hüseyin Polat ise şunu vurguladı: "Devletin o zaman Kürtlere yaklaşımı nasılsa bugün de aynı şekilde devam ediyor.”
Geliyê Zîlan (Zilan Deresi), 92 yıl önce Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük katliamlarından birine tanıklık etti. Van’ın Erciş ilçesinde bulunan Geliyê Zîlan’da, 12 Temmuz 1930’da binlerce Kürt katledildi. Ferik Salih Omurtak komutasındaki 9’uncu Kolordu tarafından Ağrı'ya üçüncü saldırı başlatılmadan önce ilk olarak Geliyê Zîlan’da katliam gerçekleştirildi. Devletin resmi rakamlarına göre 44 köyde 15 bin Kürt’ün katledildi. Ağrı isyanında da yer alan Kürt yazar Hesen Hîşyar Serdî’ye göre Ademan, Sipkan, Zîlan ve Hesenan aşiretlerinden oluşan 18 köyden 47 bin kişi; Ermeni araştırmacı Garo Sasuni'ye göre 5 bin kadın, çocuk ve yaşlı katledildi. 3 Ekim 1930 tarihli Berliner Tageblatt gazetesi de  “220 köyün imha edildiğini, 4 bin 500 insanın katledildiğini" aktardı. Bir diğer kaynak Sovyetler Birliği Bilimler Akademisi’ne göre de Zîlan vadilerinden birinde bin 550 kişi katledildi, Erciş bölgesinde 200 köy yakılır, Patnos sahasında yakılıp yıkılmayan köy kalmadı.
 
Katliamın öncesi
 
Zîlan Katliamı sürecine giden yol, 1926’da Biroyê Haskê Teli’nin (İbrahim Heskî) Ağrı Dağı’nda başkaldırmasıyla başladı. Lübnan’da kurulan Xoybûn da buradaki direnişe müdahil oldu ve 1927’de burada bir yönetim ilan edildi. Dağınık şekilde savaşan isyancıları toparlaması için Xoybûn, Berzenci Aşireti’ne mensup Seyid Resul’ü Geliyê Zîlan’a gönderdi. Seyid Resul, beraberindeki 400 kişilik grubuyla Erciş’i kuşattı. Uzun süren çatışmalar neticesinde geri çekilen direnişçiler İran’a geçti. Bunun üzerine Erciş’te yüzbaşı olarak görev yapan Ahmet Derviş, müfrezesini alarak Zîlan’ı ablukaya aldı. Ahmet Derviş, Dersim Soykırımı’nda önemli rolü bulunan Abdullah Alpdoğan’ın da akrabasıdır.
Direniş kırılamayınca Mustafa Kemal Atatürk başkanlığında, Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak ve Birinci Umumî Müfettiş İbrahim Tali Öngören'in de hazır bulunduğu Bakanlar Kurulu toplantısında 29 Aralık 1929 tarihli ve 8692 sayılı kanun hükmünde kararname çıkarıldı. Burada Haziran'da Ağrı'ya yönelik imha saldırısı öngörülür. Salih Omurtak, 18 Mart 1930'da 9’uncu Kolordu Komutanlığına atandı. Türk tarafı, 11 Haziran 1930'da Ağrı direnişçilerine saldırıya başladı. Xoybûn ise bütün Kürdistan'a yönelik yardım çağrısında bulundu. Bundan dolayı geniş cephede direnişin sürme olasılığına karşı Türk devleti, hazırladığı saldırıdan geçici olarak vazgeçti.