Muş mitinginde konuşan HDP Eşbaşkanı Pervin Buldan, Erdoğan'ın "taşımalı" Muş mitingini hatırlatarak, "Herkes kimin daha dürüst olduğunu gördü. Onlar buraya gelirken bir tek eksikle geldiler. Muş halkı burada yoktu” dedi. Sırrı Sakık ise Erdoğan’ın, “Ne işi var Muş’ta?” sözlerine, “Vallahi bu halk sizi yenecek” sözleriyle cevap verdi. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanı Pervin Buldan seçim çalışmalarına bugün Muş ve Bitlis'te devam ediyor. Buldan, ilk olarak Muş merkezdeki Belediye Meydanı’nda düzenlenen mitinge katıldı. Buldan'a, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Mehmet Arslan, İnsan ve Özgürlük Partisi (İÖP) Genel Başkan Yardımcısı Menican Gülmez, kent milletvekilleri Şevin Coşkun ve Mansur Işık, Belediye Eşbaşkan adayları Sırrı Sakık ve Sibel Genç ile ilçe eşbaşkan adayları eşlik etti. İki arama noktasında girişin yapıldığı miting meydanı, binlerin katılımıyla doldu. Mitingde gençlerin yoğunluğu gözlenirken, alan HDP bayraklarıyla renklendi. Belediye binasına çıkan bir sivil polisin meydandakilerin fotoğraflarını çekmesi dikkat çekti. Konuşmalar öncesi, sanatçılar Ruken Yılmaz ve Kadir Çat şarkılarını seslendirdi. Yurttaşlar, şarkılar eşliğinde halaylar çekti. Genç: Görevimiz kaleleri fethetmektir Belediye eşbaşkan adaylarının tanıtımının ardından, Belediye Eşbaşkan Adayı Sibel Genç konuştu. Genç, “Bizler burada çocuklarımızın, gençlerimizin, yaşlılarımızın, engelli vatandaşlarımızın daha iyi, daha onurlu, daha demokrat, daha iyi yaşanabilir bir Muş’u konuşmak için karşınızdayız. Biz istiyoruz ki hiç kimse ötekileştirilmesin, yalnızlaştırılmasın. Daha onurlu bir belediyecilik için desteğinizi istiyoruz. Gelin Muş’ta tarih yazalım, halkın belediyesini kuralım” dedi. “Sırrı Başkan” sloganıyla sahneye çıkan diğer Eşbaşkan Adayı Sırrı Sakık da halkı selamladı. Sakık, “Biz 31 Mart’ta sandık başına gidiyoruz. 18 yıldır bizi yöneten iktidara da 15 yıldır bizi yöneten belediyeye de ders vereceğiz. Korku her tarafı sarmış. Niye Sırrı Muş’ta? Çünkü, bizim Ağrı’da ne yaptığımızı biliyorlar. Bizim görevimiz birebir kaleleri fethetmektir. Ağrı’da 2014’te gördünüz nasıl bir belediyecilik yaptığımızı? https://twitter.com/i/status/1110997033836527616 Bu kentte geldiğimde, siz bana AKP’li, MHP’li, İYİ Parti’li, HDP’li olan arkadaşlarımız bana aynen şunu dediler. Sen bu dönem Muş’a geleceksin dediler, eğer gelmezsen biz sana hakkımızı helal etmeyiz dediler. Sen bu kentte, doğdun, sen bu kentte büyüdün dediler. Evet bu kentte büyüdüm. Bu kent, bana 30 yıllık mücadelemde çok şey verdi. Ben de sizi onurlu bir şekilde temsil ettim. Bugün burada bana Muş’a gel diyenler; geldim ve emrinize amadeyim. Onun için Sayın Cumhurbaşkanı önce Ağrı’ya sonra Muş’a geldi. Bana ne işi var burada dedi? Sayın Cumhurbaşkanı ben sizden daha eski bir siyasetçiyim. 91’de ben Muş’ta, sen İstanbul’da adaydın, siz kaybettiniz, ben kazandım. Aramızda böylesi bir dönem var. Senden daha kıdemliyim. Bana ‘o zat’ diyorsunuz. Ben bu halkın evladıyım. Bize öyle tepeden bakmayı asla kabul etmeyiz” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mitingi için Muş’a başka kentlerden taşımalı araçlar getirilmesini de eleştiren Sakık, “Vallahi bu halk sizi yenecek. Bu şehirde sefer var, zafer yok” dedi. Belediye yoksulların olacak Sakık, son olarak, “Size şu sözü veriyoruz, şu belediyede Hz. Ömer’in adaleti hayat bulacak, bu belediye yoksulların belediyesi olacak. Ağrı’da nasıl başardıysak, nasıl adil ve adaletli bir belediyecilik yaptıysak Muş’ta da aynısını yapacağız, size yalan söylemeyeceğiz, hırsızlık yapmayacağız. Muş’u umudun adresi yapacağız” dedi. Koçyiğit: Herbirinin yaşaması en büyük amacımız Platformdan "Ne güzelsiniz" diyerek sözlerine başlayan HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit’e alandan “Toplama değil” diye karşılık verildi. Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı Leyla Güven’in 140 gündür, ülkenin demokrasisi için açlık grevinde olduğunu hatırlatan Koçyiğit, yaşanan ölümlere de dikkat çekerek, “Ne yazık ki bu haklı talebin karşısında kör, sağır, dilsiz AKP ve Adalet Bakanlığı ile karşı karşıyayız. Onlar taleplere yanıt oluşturmadıkları için gencecik bedenler yaşamlarına son verdiler. Oysa ki her biri şu an yaşıyor olabilirdi. Her birinin yaşaması en büyük amacımız. Bugün buradan sesleniyoruz, gelin yol yakınken bu hatadan dönün, geri adım atın, hukuku uygulayın ve insanın yaşamasını sağlayın diyoruz. Amacımız direnenleri yaşatmak. Selam olsun direnenlere” diye konuştu. Koçyiğit, “Muş’un derdine derman olmak istiyoruz, yaralarını sarmak istiyoruz” diyerek Muş halkının çoktan karar verdiğini söyledi. Gülmez: İttifakımızla onlara kafa tutacağız İÖP Genel Başkan Yardımcısı Menican Gülmez de, “Sistem partileri bizi din üzerinden kandırmaya çalıştılar. Oysa bu insanlar, İslam’ı Kürtlerden öğrendi. Bizler, sistem partilerine şunu söylüyoruz; dini sizin tekelinize bırakmayacağız. Artık birlik olma zamanı geldi dedik. İttifakımızla onlara kafa tutacağız” diye konuştu. Arslan: Cevabını vereceğiz DBP Eş Genel Başkanı Mehmet Arslan da, “31 Mart’a bir beka sorunu yaşamayacaktır, AKP iktidar sorunu yaşayacaktır” diyerek AKP’nin Türkiye halklarını karşı karşıya getirmeye çalıştığını söyledi. Arslan, kayyum atamalarını hatırlatarak, “Kürtlerin kendi kendini yönetmesine tahammül etmediler. Bizler 31 Mart’ta Kürtlerin iradesine yönelik gelişen bu saldırılara karşı gereken cevabı vereceğiz” diye konuştu. Buldan: HDP bu ülkenin geleceğini savunan tek parti Son olarak konuşmasını yapmak üzere sahneye çıkan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan da halkı selamlayarak, HDP'nin gittiği her yere kendisiyle birlikte umudu, cesareti ve ülkeye olan sevdasını götürdüğünü söyledi. HDP'nin ülkenin geleceğini düşünen tek parti olduğunu söyleyen Buldan, "Yalan söylemiyoruz, kimsenin malını çalmıyoruz, barışı savunuyoruz, demokratik bir yaşamı savunuyoruz. Bizler, bu ülkenin geleceğini düşünüyoruz, halkımızı düşünüyoruz” diye konuştu. https://twitter.com/i/status/1110904074180939777 Bu alanda Muşlular var Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Muş’ta yaptığı mitinge dikkat çeken Buldan, şöyle devam etti: “Sevgili Muşlular, kimin güven verip vermediği 2 gün önce bu meydandan belli oldu. İki gün önce bu ülkenin Cumhurbaşkanı bir miting yaptı. Onların yaptığı mitingde de burada da herkes kimin daha dürüst olduğunu gördü. Onlar buraya gelirken bir tek eksikle geldiler. Muş halkı burada yoktu. Bayburt’tan, Erzincan’dan, Elazığ’dan insanlar geldi. Sevgili halkımız, bugün burada sadece Muşlular var. Erdoğan gittiği her yerde Sırrı Sakık'ı soruyor Yaptığı konuşmada Sırrı Sakık’ın burada ne işi var diye sordu. Gittiği her yerde Sırrı Sakık’ı soruyor. Çünkü, biliyor ki Sırrı Sakık nereye gitse orada kazanır. Bu kadar Sırrı Sakık ile uğraşacağına Muş halkının sorunlarıyla uğraş. Tabii ki buradaki yoksulluğun, Muş halkının yaşadığı açlıktan haberi olmayan bir cumhurbaşkanı burada söylediklerinin yalan olduğunu, Muş halkı iyi bilir. Muş halkının hiçbir sorunuyla ilgilenmeyen iktidar, Muş halkının yoksulluğundan bahsetmedi. Ancak biz biliyoruz ki Muş halkı işsiz, yoksul, caddeleri çöp içinde, hizmet gitmiyor. Evet bu kadim kentin büyük ovasının ne kadar verimli olduğundan haberleri yok. Muş Ovası’nı öyle bir hale getirdi ki kimse tarımdan bahsedemiyor, hayvancılık yapamıyor. Burada TİGEM adında kurumu özelleştirdiler, süt fabrikasını, şeker fabrikasını kapattılar. Bu fabrikalarda çalışanları işten çıkardılar. Süt fabrikasını, şeker fabrikasını satacağına Saray’ı satsana. Saray’ı satarsan sadece Muş’u değil bütün Türkiye’yi iş sahibi yaparsın. Her şeyi kendi yandaşlarına peşkeş çekerken bir iktidarın artık sonu gelmiştir. 3 Mart onlara ders vereceğimiz bir tarihtir.   Bol kesenden atanlar 31 Mart'ı beklesin Muş’ta bir öğretmen arkadaşımız battaniyeden yapılmış çantayı paylaştığı için açığa alındı. Oysa o insan Muş’un sefaletini yansıttı. Ancak, buraya gelip bol keseden atanlar, şunu bilsinler ki Muş halkı 31 Mart’ta artık onlara öyle bir ders verecek ki arkalarına bile bakmadan gidecekler. Yine buraya başka zamanlarda gelen bakanların, Başbakan’ın verdiği sözleri bile yerine getirmediğini biliyoruz. Araştırma hastanesi sözünü vermediğini biliyoruz. Cumhurbaşkanı hastane olmayacak değil. Yani, hasta olursan ol, ölürsen öl dedi. İşte Muş halkı 31 Mart’ta tercihini buna göre yapmalı. Sizlere verilen vaatlerin aslının olmadığını bilerek tercihini yapınız. Evet, Muş değişime ihtiyacı olan bir kentimizdir. Rengarenktir, farklı inançların olduğu bu kent çok kültürlülüğü yaşayacak. Burayı da tıpkı Türkiye’nin birçok kenti gibi kutuplaştırmak istiyorlar. Öyle bir kutuplaşma yaratmışlar ama biz böyle bir kutuplaşmaya asla izin vermeyeceğiz. Artık AKP’nin elinde Türkiye’nin geleceği açısından vaatleri kalmamış. Onun için de gittikleri her yerde HDP ile ilgili yalan söylemekten başka hiçbir şeyleri kalmamış. Biz dinsiz değiliz, bölücü değiliz, terörist değiliz. Bu ülkeyi sizin zihniyetiniz bölüyor. Bu ülkede 6 milyon insan bir partiye oy veriyorsa hiç kimsenin bölücü, terörist dinsiz demek hakkı da haddi de değildir.” Bunlar gece yarası cenaze gömüyorlar İmralı tecridine karşı cezaevlerinde yaşamlarına son veren tutukluların cenazelerinin kaçırılarak gömülmesine de tepki gösteren Buldan, “Bize dinsiz imansız diyenler var ya cenazelerimizi bile gömmemize izin vermiyorlar. Vartolu Zehra Sağlam’ın cenazesi buraya geldi. Cenazesini gece gömdüler. Dinden bahsedenler, dine , imana bu kadar saygı gösterdiler. Her insan öldükten sonra üzerinden hüküm kalkar. Bunlar bunu da yapmıyorlar. Bunlar gece yarısı cenazeleri gömüyorlar. Bunu ne din ne Allah kabul eder” dedi. Ekonomik krize de dikkat çeken Buldan, “AKP düşerse dolar da faiz de düşer. AKP kaldığı sürece bizler enflasyonla, dolarla boğuşmak zorunda kalacağız. İnanın ki onlar gidince bütün bu sorunların hepsi onlarla beraber gidecek” diye konuştu. Muş tarih yazacak Kimseden zorla oy istemediklerini vurgulayan Buldan, Muş'un 31 Mart'ta tarih yazacağını söyledi. Buldan konuşmasını şöyle tamamladı: "Hiç kimseden tehditle oy istemiyoruz. Ama burada duyuyoruz ki o insanlardan tehditle oy istiyorlar. Hani belediyecilik gönül işiydi? Bakın biz ne yapıyoruz, insanların yüreğine giriyoruz, istiyoruz ki insanlar bize severek versin, gönülden versin." Buldan ve beraberindekiler bir sonraki mitinge katılmak üzere Bitlis’e geçti.