Evi yıkıldı, çadırı söküldü, gitmedi

Kadın Haberleri —

  • Amed’de Kürt kadın aktivistlere yönelik operasyonda gözaltına alınan 75 yaşındaki Hayriye Demir’e yönelik devlet zulmü devam ediyor. Hayriye Ana’nın evini defalarca kez yıkan devlet, kurduğu çadıra da tahammül edemedi.

Amed’in Lice ilçesine bağlı Fis köyünde yaşayan 75 yaşındaki Hayriye Demir’in evi önce asker ve zabıtalar tarafından yıkıldı daha sonra ise arazi üzerinde kurduğu çadırı söküldü. Toprağını terk etmeyeceğini belirten Hayriye Demir, "Biz nereye gidelim, bana gözaltında bir tas su vermeyen devlete mi?" diyerek tepkisini gösterdi.

 Lice ilçesine bağlı Fis köyünde 3 ailenin kaldığı ev, tapusuz olduğu gerekçesiyle iki kez yıkılıp yerine yol yapıldı. Evlerinin yıkılmasına karşı çıkan dört ailenin üyeleri önce askerler tarafından gözaltına alındı. Aile bu defa evlerinin yıkıldığı arazinin karşısına çadır kurarak yaşamını devam ettirmeye çalıştı. Bu kez çadır "ormanlık alana kurmuşsunuz” denilerek askerler ve zabıtalar tarafından söküldü. Daha sonra ise ailenin yeni yaptığı evin temeli kepçeyle yıkıldı.

Devlet zulmediyor

Demir Ailesi kendilerine yaşatılan devlet zulmünün siyasi nedenlerden kaynaklı olduğunu belirtti. Yıllardır köyde yaşadığını ifade eden Hayriye Demir şöyle konuştu: “Eğer şuan Diyarbakır’da olsaydım ölürdüm. Ben köy yaşamına alışkınım, burada rahat nefes alabiliyorum. Ama devlet bırakmıyor. Şehirde yapamadığımdan dolayı oradaki evimi satarak buraya geldim. Evi sattığım parayla arazide kendime ev yaptırdım. Gelip yıktılar, mahkemeye verdik fakat bir şey çıkmadı."

Köyü de yakıldı

 Gidecek bir yerinin olmadığını aktaran Hayriye Demir, daha önce de köyleri yakıldığı için göçe zorlandıklarını aktardı. Demir şöyle devam etti: “Köyümüz yakıldıktan sonra Adana’ya taşınmak zorunda kaldık, orda yaklaşık 17 yıl kaldık. Orada tarlalarda çalışarak yaşamımızı devam ettirmeye çalıştık. Sonra çocuklarımla kazandıklarımızla bir ev yaptık, ama orada da rahat vermediler. Sürekli çocuklarımı götürüp işkence ediyorlardı. Bizde dayanamayarak memleketimize döndük."

İki defa evinin, dört defa da evin temelinin yıktırıldığını söyleyen Hayriye Demir, kurdukları çadırın da yıkılmasına tepki göstererek, "Devletin yaptığı zülüm hiçbir dinde yoktur. Bize 'terörist' diyorlar, biz terörist değiliz, terörist onlardır. Burada birçok kişi ev yapıyor fakat bana izin vermiyorlar" dedi.

Toprağımı terk etmeyeceğim

Açlık grevi sürecinde cezaevindeki üç çocuğunun grevde olduğunu, onlar için yürüyüşlere, basın açıklamalarına, oturma eylemlerine katıldığını, bu nedenle de birçok kez gözaltına alındığını hatırlatan Hayriye Demir şöyle konuştu: “Bir hafta önce 4 çocuğumu neden ev yapıyorsunuz diyerek gözaltına aldılar. Buralardan gidin diyorlar, daha önce de bize 'Avrupa'ya gidin biz sizi burada istemiyoruz' diyorlardı. Kendi topraklarımdan çıkarsam nereye gideceğim? Bana bir tas su vermeyen devlete mi? Ben hiçbir yere gitmiyorum, kendi toprağım da, davamın da arkasında olacağım. Gün gelecek nesilleriniz bu yaptıklarınızdan utanacak, sizlere lanet okuyacaktır. " 

İlaç ve su bile verilmedi!

Hayriye Demir, Temmuz 2020’de Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında Kürt kadın aktivistlere yönelik operasyonda gözaltına alınmıştı. Yürümekte zorlanan ve bastonla adliyeye sevk edilen Demir, yurtdışı yasağıyla serbest bırakılmıştı. Hayriye Demir, gözaltında hakarete maruz  kaldığını, kendisine ilaç ve su verilmediğini söylemişti.  JİNNEWS/AMED

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.