Suat Usta, Şırnak’ın Cizre ilçesinde çekilmiş “Pantor” isimli kısa filmin başrol oyuncusu olarak izleyenlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor.
Suat Usta’nın şerif yardımcısı olarak rol aldığı “Benim Tatlı Biber Diyarım” birçok festivalde ödül aldı. Güney Kürdistan’da Kürtçe çekilen filmin yönetmeni Hiner Saleem.
Film; Cannes, Chicago, Oslo, Abu Dabi dahil 7 festivalde ödüle layık görüldü. Usta, Cannes’a ödül almaya giden ve kırmızı halıda yürüyebilen oyunculardan.
Şakiro’nun sesi yankılandığında
Cannes Film Festivalinde kırmızı halıya adım atar atmaz, dengbêj Şakiro’nun sesi yankılandığı zaman çok heyecanlandığını söyleyene Usta, ‘’Meğer, film ekibine hangi müziği istersiniz diye sorulduğunda, Şakiro demişler... Şakiro’nun sesi bize eşlik etti’’ diyor.
Suat Usta, çoğunlukla Kürtçe filmlerde oynamış aynı zamanda Türkçe çok farklı rollerde oynamış; Kavak Yelleri dizisinde manav rolünde iken 14 Temmuz filminde Diyarbakır Zindan’ında PKK’nin kurucu kadrolarından Hayri Durmuş rolünü oynadı.
Pantor’un başrolü
Suat Usta, Şırnak’ın Cizre ilçesinde çekilmiş “Pantor” isimli filmim başrol oyuncusu olarak izleyenlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Pantor filminde: 1930’larda Kılık kıyafet kanunundan sonra, daha önce hiç şehire gitmemiş olan bir adamın şehire gidiş hikayesi anlatılıyor. Köyde şalvar giyen vatandaşlar şehre inmek için bütün köy sakinleri için alınmış tek pantolonu (pantor) giymek zorunda... Filmin Yönetmeni “Mast” kısa filmi ile tanıdığımız Tahsin Özmen.
Kapı-pencere ustası
14 Temmuz filmindeki performansıyla da dikkat çeken Usta, oyunculuk dışında kapı-pencere ustası. Mesleğini anlatırken, ‘’Ben pencerelerin insanıyım. Evlerinin dışına bakmak isteyenlere pencere takıyorum. Pencere misali ekranlara bakanlara sanatsal çalışmalarımı gösteriyorum” diyor.
Kürt sineması: Taşa yazılmış hatıralar
Bianet’in sorularını yanıtlayan Usta, sanatın kendisi için daha iyi bir yaşamın provası olarak tanımlıyor.
Kürt sinemasında olmasını istediğin yeniliğin ise ‘kamerayı karanlıktan ziyade aydınlığa çevirmek’ gerektiğini belirtiyor ve ekliyor: ‘’Çünkü Kürt sineması yoluna konan taşlardan ‘taşa yazılmış hatıralar’ çıkarabiliyor’’ diyor.
Pantor ev yapımı bir film
Usta, yer aldığı bütün filmlerini sevdiğini ifade etti ve ekledi: ‘’Fakat beni, içinde yer alırken en mutlu eden Tahsin Özmen’in ‘Pantor’ filmidir. Çünkü ev yapımı bir film oldu. Ahlaklı ve annemin sorduğumuzda telefon şifresinin dört sıfır (0000) bir tane de ‘Yes’ demesi kadar samimi ve gerçekçi olduğu içindir.’’
Muş’ta küçük bir köy
İstanbul, Muş’tan gelen Suat Usta’nın neyi değiştirdiği sorusuna ise ‘’Muş’ta küçük bir köyün küçük bir evinde yaşardım. Odamın küçük bir penceresi vardı. Oradan çok büyük bir gökyüzünü seyrederdim. Şimdi pencerelerimiz büyüdü. Evlere pencere takıyorum. Ama pencerelerden baktığım dar sokaklar...’’ diyor.
KÜLTÜR SERVİSİ