Cargill işçileri kararlı

12 Ocak 2021 Salı - 17:21

  • "Devletin ya da şirketlerin bize ne vereceklerini düşünmeyi bırakmamız lazım. Hakkımızı almanın yollarına bakmalıyız. Bize verecekleri bir şeyleri yok. Bizim almamız lazım.”

İşlerine geri dönme talebiyle bin 2 gündür sürdürdükleri direnişlerini taşıdıkları Tek Gıda-İş Sendikası Şubesi önünde soba kurdukları gerekçesiyle gözaltına alınıp serbest bırakılan Cargill işçileri, “Kimsenin bize ‘hakkınız budur alın’ demesini beklemiyoruz, hak verilmez alınır” dedi.

Sendikal faaliyetleri nedeniyle işten çıkarılan Türkiye Gıda ve Yardımcı İşçileri Sendikası (Tek Gıda-İş) üyesi Cargill işçileri, 1002 gündür eylemde. Önceki gün Tarım ve Orman Bakanlığı önünde yapmak istedikleri açıklamaları engellenen işçiler, sendikanın Ankara şubesi önünde direniş kararı aldıktan sonra ısınmak için soba kurdukları gerekçesiyle gözaltına alınmıştı.  Haklarında “"2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet" suçlamasıyla işlem yapılan işçiler, gece saatlerinde serbest bırakıldı.

Serbest kalan işçilerden Muharrem Özcan ve Faik Kutlu ile Tek Gıda-İş Örgütlenme Sorumlusu Suat Karlıkaya sürdürülen direniş ve maruz kaldıkları engellemeleri, MA’dan Emrullah Acar’a anlattı. Bakanlık önünde açıklama yapmalarının “pandemi” gerekçesiyle engellendiğini ifade eden Suat Karlıkaya, ancak yine pandemiye rağmen işçilerin fabrika, inşaatlarda çalışmaya devam ettiğini ve işten çıkarmaların olduğunu belirtti. 

Pandemiyle duvar örülüyor

İşçilerin haklarını savunduğu zamanlarda “pandemi var” denilerek işçilerin önüne duvar örüldüğünü söyleyen Karlıkaya, “Bizler bu duvarlar örüldü diye vazgeçecek ya da geri planda duracak insanlar değiliz. 1001 gündür direniyoruz ve işimizi istiyoruz. Bakanlık önünde açıklama yapmak istedik ama Ankara Emniyeti sendikamızdan çıkmamıza izin vermedi ve sendika binası önünde açıklama yapmamızı istedi. Sendika zaten bizimle beraber yürüyor ve biz Bakanlık önünde açıklama yapmak istiyoruz. Biz kararlılığımızı bildirdik Emniyet mensuplarına ama bizi müdahale etmekle tehdit ediyorlar. Bizim hiçbir şeyden korkumuz yok. Gözaltına da alınırız, bedel ödememiz gerekirse öderiz. Biz işimizi istemekten vazgeçmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

 Sadece 14 işçinin değil

 Demokratik kitle örgütlerinden Cargill işçilerine önemli bir destek geldiğini belirten Karlıkaya, şöyle devam etti: “Bizler birlik ve beraberlik içinde bu mücadeleyi yürütüyoruz. Bu mücadele sadece 14 Cargill işçisinin mücadelesi değil, bütün işçilerin mücadelesi. Hiçbir güç bize geri adım attıramaz, biz kazanacağız. Biz kazanırsak işçi sınıfı kazanacak. Devletin ya da şirketlerin bize ne vereceklerini düşünmeyi bırakmamız, hakkımızı nasıl alırız onun yollarına bakmamız lazım. Bize verecekleri bir şeyleri yok. Bizim almamız lazım. Hak verilmez alınır. Bunun yolu da birlik ve beraber içinde olmak.”

Dik duruşumuzla aştık

 İşine geri dönmek isteyen direnişteki işçilerden Faik Kutlu ise geride kalan bin günde birçok zorluklarla mücadele ederek bugünlere geldiklerini dile getirdi. İşten çıkarıldıktan sonra çalıştıkları fabrika önünde oturma eylemi başlatarak direniş başlattıklarını hatırlatan Kutlu, “Daha sonra çadır kurduk. Çadırlarımız yıkıldı, biz tekrar kurduk. Direnişimizi Bursa’dan İstanbul’a taşıdık. Defalarca gözaltına alındık. İstanbul’da 43 gün betonun üzerinde uyuduk. Her zaman bir baskıyla karşı karşıya kaldık ama dik duruşumuzla bütün baskıları aştık” dedi.

 Derdimiz Bakanlık ile

 Muhataplarının Tarım ve Orman Bakanlığı olduğunu vurgulayan Kutlu, şunları ifade etti: “Ancak sendika binamızdan ayrılmamıza izin verilmiyor, polisler burada açıklama yapmamızı istiyor. Bizim sorunumuz sendika ile değil. Bizim derdimiz Cargill’e çeşitli teşvikler veren bakanlık ile. Ne kadar kararlı olduğumuzu görmek isteyenler Cargill işçilerinin direnişinin bin günü aştığını hatırlatmak isterim. Kimsenin bize ‘hakkınız budur alın’ demesini beklemiyoruz, hak verilmez alınır. Bu işçiler için hep böyle olmuştur.”

Bin gün daha devam etse

 Tehditlere rağmen direniş kararı aldıklarını vurgulayan Özcan, şunları ekledi: “Bin gündür direniyoruz biz bu direnişe başlarken bin gün aşacağını bilseydik yine başlardık. Şimdi bin gün daha devam ederse bile yine mücadele ederiz. Çünkü işçinin mevcut kanunlara karşı sonuna kadar direnmekten başka çaresi yok. Kanunen davayı kazanmanıza rağmen hakkınızı alamıyorsun, kanunlar işvereni koruyor.  Biz sadece Anayasal hakkımız olan örgütlenme hakkını kullandık bu bütün işçilerin hakkı. Bütün işçiler için direnmeye devam edeceğiz.”  ANKARA

 

Size rahat vermeyeceğiz!

Bir yıldır ödenmeyen ücretlerini talep eden Kayı İnşaat işçileri, hak gaspına karşı direnişi büyütecekleri söyledi. 

Kayı İnşaat işçileri, çalıştıkları Bechar Askeri Hastane, Cite Financiere, Oran Askeri Konaklama ve Ouargla Askeri Hastanesi’ndeki bir yıllık ücretlerini alamadıkları için Levent'te bulunan Kayı Holding’in Genel Merkezi önünde açıklama yaptı. Açıklamaya çok sayıda işçi ve sendika yöneticisi katıldı. 

İnşaat Emekçileri Sendikası (İnşaat-Sen) Temsilcisi Nurseli Gözüaçık, Türkiye’nin birçok ilinden geldiklerini, büyük bir hak gaspı yaşadıklarını belirtti. Haklarını talep ettiklerini dile getiren Gözüaçık, Kayı İnşaat işçilerinin iki yıldır paralarını alamadıklarını ifade etti. Gözüaçık, “Sabrımız tükendi. Beklemekle günler aylar yıllar geçti. Hakkımız hala ödenmedi” dedi. Gözüaçık, haklarını alana kadar mücadele edeceklerini vurguladı. 

İnşaat-Sen temsilcisi Can Ersoy da Kayı Holding'in devlete karşı taahhütleri yerine getirdiği gibi işçilere olan taahhütlerini de yerine getirmesini istedi. Ücretlerini ödemeyenlere seslenen Ersoy, "Size rahat veremeyeceğiz" ifadesini kullandı. İSTANBUL

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.