Cenazeler rehin tutuluyor

Kadın Haberleri —

İran protesto / foto:AFP

İran protesto / foto:AFP

  • İran ve Rojhilat protestolarında katledilen ve kimlikleri açıklanmayan en az 50 kadının cenazesi Kahrizak Adli Tıp Merkezi’nde rehin tutuluyor.
  • Cenazeleri tespit etmek için Merkez’e gelen ailelere, tespit etmeye çalıştıkları kişinin protestolara katılıp katılmadığı soruldu.
  • Öğrenci Topluluğu: “Sadece Tahran’daki kadın cenazelerine erişebildik; erkek cenazeleri ve diğer şehirlerin durumu ise tam bir muamma.”

İran’daki Tarbiat Modares Üniversitesi bünyesinde faaliyet yürüten Sosyoloji Öğrenci Bilimsel Topluluğu (Sociology Student Scientific Association of Tarbiat Modares University), İran ve Rojhilat Kürdistan’daki protestolar sırasında İran devleti tarafından kadınların katledilmesine ilişkin bir rapor yayınladı. Raporda, İran ve Rojhilat Kürdistan’daki 18 - 21 Ocak protestolarında katledilen az 50 kadın protestocunun cenazesi hâlâ kimliksiz olarak Kehrizak Adli Tıp Kurumu'nda rehin tutulduğu ifade edildi.

‘Kayıp kişi protestolarla ilgili mi?’

Rapora göre, Kehrizak'a başvuran aileler önce güvenlik görevlileri tarafından sorgulanıyor: “Kayıp kişi protestolarla ilgili mi?” sorusuna “Evet” cevabı verenler doğrudan morg alanına yönlendiriliyor. Kabul görevlileri, ailelere protestolarda öldürülen kadınların fotoğraflarını gösteriyor: Genç ve yaşlı kadınların fotoğrafları; siyah örtülerin arasından çekilmiş, belirgin yaralanmalar taşıyan görüntüler.

Yüzleri o kadar kan içinde kalmış ki tanınmaları mümkün değil. Bir kadının kafatasının bir tarafında büyük dikiş izi var ve başına çok sert bir darbe aldığı açıkça belli oluyor.

Kimlik tespiti kasıtlı engelleniyor

Bu cenazelerin önemli kısmı genç kadınlara ait. Bazı vakalarda yüz hasarı o kadar şiddetli ki, yıkanmadan veya uzman inceleme (DNA vb.) yapılmadan kimlik tespiti mümkün değil. Bazı cenazelerin tamamen çıplak olması ailelerde soru işareti yaratırken, bir kısmının hastane ortamında (ağızlarında oksijen serumuyla) ya da toprak zeminde çekilmiş fotoğrafları, şiddetin ve sürecin vahametini gözler önüne seriyor.

Topluluk, resmi açıklamalarda yer alan bilgilerin gerçeği yansıtmadığını, kimlik tespiti ve bilgi verme sürecinin kasıtlı olarak aksatıldığını vurguluyor. “Sadece Tahran’daki kadın cenazelerine erişebildik; erkek cenazeleri ve diğer şehirlerin durumu ise tam bir muamma” denilen raporda, sürecin “son derece sorumsuzca” yürütüldüğü belirtiliyor. HABER MERKEZİ

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.