Artvin Cerattepe’de Cengiz-Özaltın ortaklığında maden aramasına ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan verilen ÇED olumlu raporuna karşı açılan iptal davasının karar duruşması Rize’de dün gergin başladı. Yeşil Artvin Derneği, TMMOB’ye bağlı birçok oda ve Halkevleri Artvin Şubesi’nin de aralarında bulunduğu 36 kurumun müdahil olduğu Cerattepe davasında konuşan bilirkişi heyetinden çevre mühendisi Cemalettin Küçük, Trabzon Valisi’nin daha önce sarf ettiği “Türkiye’de bakır üretimini artırmanın önündeki tüm engellerin kafasını koparacağız bu kadar açık ve net“ sözlerini hatırlatarak, yargıya müdahale altında olduğuna dikkat çekti. 

Artvin Cerattepe’de Cengiz-Özaltın ortaklığında maden aramasına ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan verilen Çevre Etki ve Değerlendirme (ÇED) olumlu raporuna karşı açılan iptal davasının karar duruşması dün Rize İdare Mahkemesi’nde başladı. Türkiye’nin en büyük çevre davası olma özelliğini taşıyan davaya ilişkin karar çıkması beklenen duruşmaya, müşteki avukatlar ile davaya müdahil olan kurumlar alındı. İlk başta girişlerine izin verilmeyen gazetecilerden bazıları daha sonra duruşma salonuna alınırken, izleyiciler de salonu doldurdu.


Avukatlar: Neden korkuluyor?

Duruşmada söz alan Türkiye Barolar Birliği Çevre ve Kent Hukuk Komisyonu üyesi Avukat Bedrettin Kalın, müdahillerin tamamının davaya gelemediğini, bu nedenle de davanın ertelenmesi gerektiğini belirtti. Bedrettin, davanın ırkçı gruplar tarafından hedef gösterildiğini hatırlatarak, valilik tarafından getirilen yasaklara dikkat çekti. Avukatlar savunmalarında, “Biz davaya geldik, savaşa değil. Neden korkuluyor?“ derken, mahkeme duruşmasının ertelenmesi talebini reddetti.

Avukatlar mahkeme heyetine harita üzerinden detaylı anlatım yaparken, savunmasına devam eden avukat Kalın ise, 2015 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden (KTÜ) görevlendirilmiş 3 bilim insanın Cerattepe’de maden çıkarmanın kamu yararına olmadığını raporlaştırdığını hatırlattı. 

“Cerattepe dışında 325 maden ruhsatı var biz bunlarla mücadele etmesek yaşam alanı kalmaz“ diyen Kalın, Artvin’de maden çıkarılması istenen yerde 250 bin insanın yaşadığını ve insanların yaşam alanının kalmayacağını vurguladı. Avukatlar, Cerattepe Nöbeti sırasında halka yapılan polis saldırısının fotoğraflarını da mahkeme heyetine sundu.

TMMOB’dan avukat Mehmet Oruç ise, ÇED raporlarının kopyala yapıştır yöntemiyle hazırlandığını ve bu raporlara güvenilemeyeceğini belirterek, “Cengiz’e hiç güvenilemez“ dedi.

Bilirkişi heyetinden gözlemlerini aktaran TMMOB’dan çevre mühendisi Cemalettin Küçük de, “Trabzon Valisi ‘Türkiye’de bakır üretimini artırmanın önündeki tüm engellerin kafasını koparacağız bu kadar açık ve net“ demişti. Şimdi siz burada yürütmeyi durdurma kararı verirseniz sizin de mi kelleniz kopartılacak. Bu direkt olarak yargıyı etkileme yönündedir“ diye konuştu.


‘Üç kuruşluk altına Cerattepe…’

Avukatların sunumlarının ardında Duruşma Marmara Üniversitesi Öğretim üyesi Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu’nun konuya ilişkin görüşünü sundu. 12 sayfalık hukuki değerlendirmesini sunan Kabaoğlu, ÇED raporunun hemen iptal edilmesi gerektiğini söyledi. Kaboğlu’nun ardından Doğan Kantarcı söz aldı. “ÇED-Bilirkişi raporları hem bilim ahlakı hem bilimsel değerler açısından kabul edilemez“ diyen Kantarcı, “ÇED- Bilirkişi Raporları hem bilim ahlakı hem bilimsel değerler açısından kabul edilemez. Üç kuruşluk altına Cerattepe ve çevresini feda mı edeceğiz!“ diye sordu. CHP Milletvekili Uğur Bayrakturan da, “Artvin Valisi mahkeme kararını mı biliyor? Neden Artvin’de ağır OHAL şartları var?“ diye sordu.

Daha sonra şirketin avukatları söz aldı. Avukatlar, “ÇED raporumuzdaki bütün görüşler olumludur“ diye savundu. Bunun üzerine avukat Bedrettin Kalın söz aldı. „Artvin’de olağanüstü polis yığılması var. Buradan çıkacak kararı biliyorlar ve tepkiyi bastırmak için polis yığılıyor. Bundan önceki Cerattepe olumlu kararını veren bütün hakimler görevden alındı. Bunun nedenini biliyoruz. Mahkemenin tarafsızlık durumunu kaybettiğini düşünüyoruz ve heyetinizi reddediyoruz“ dedi. Avukatlar ve davayı izleyenler salonu terk etti.

Dava öncesi kentte eylem yasağı getirildiği için dava boyunca yaşam savunucuları adliye önünde polis ablukasında bekledi.


DİHA / RİZE