
AKP’nin savaş konseptinin bir parçası olarak sokak infazlarına girişen polis, bir haftada 2’si çocuk 6 sivili katletti. Polisler son olarak daha önce onlarca çocuk ve gencin katledildiği Cizre’de Hasan Nerse’nin yaşamına son verdi. Üzerine açtıkları yaylım ateşiyle Nerse’yi yaralayan polisler, gencin elini kolunu bağlayarak başında durup ölmesini seyretti.
Cizre’de önceki gün gece saatlerinde Kobanê caddesi üzerinde seyir halinde bulunan sivil bir araç Akrep tipi zırhlı araçların içerisinde bulunan polislerce önü kesilerek durdurulmak istendi.
Araçtan inen 4 kişi Cudi Mahallesi’ne doğru kaçmaya çalışırken, polislerce yaylım ateşine tutuldu.
Açılan ateşte kaçmaya çalışanlardan ikisi yaralandı. Yaralananlardan biri olduğu yere yığılırken, yaralanan diğer kişi ise iki arkadaşıyla birlikte olay yerinden uzaklaşmayı başarıp izini kaybettirdi.
Ölümünü izlediler
Görgü tanıklarının anlatımlarına göre, yaralı halde yerde uzanan gencin yanına gelen polisler, gencin el ve ayaklarını tersten bağladı ve yaklaşık yarım saat boyunca başında bekledi.
Halkın müdahalesi önlendi
Polis, yaralı genç için ambulans çağrılmamasına tepki gösteren yurttaşları da silah doğrultarak olay yerinden uzaklaştırdı. Yarım saat sonra gelen ambulansla hastaneye kaldırılan isminin Hasan Nerse olduğu öğrenilen 17 yaşındaki genç, hastanede kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. Cizre Devlet Hastanesi’ne gelen Nerse’nin ailesi, çocuklarının cenazesini teşhis etti. Yapılan teşhisin ardından Nerse’nin cenazesi, otopsi işlemleri için Diyarbakır Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.
Cenaze aracına taciz
Nerse’nin ailesi ve MEYA-DER yöneticilerinin eşlik ettiği Nerse’nin bulunduğu cenaze aracı polis tacizine maruz kaldı. Yol boyunca arabayı bir sivil polis aracın takip ettiğini anlatan baba Hacı Nerse, bir kaç kez kaza geçirme tehlikesi geçirdiklerini söyledi. Silah doğrulttular Baba Nerse’nin durumu MEYA-DER Amed Şubesi yöneticilerine bildirmesi üzerine şube yöneticileri Bismil’e giderek üç yolda cenaze aracını bekledi. Ancak burada da polis tacizi bitmedi. MEYA-DER Şube yöneticisi Kasım Pervane, sivil polis aracının cenaze arabasının önüne geçerek aracı şarampole yuvarlamak istediğini söyledi. Pervane, şunları anlattı: “Diyarbakır kent merkezine girmemize az bir yol kala polis aracı, hızla seyir halinde olmamıza rağmen aniden önümüze geçerek durdu. Bu esnada aracı şarampole yuvarlamaktan son anda kurtardım. Araçta bulunan çelik yelekli sivil polisler, ellerinde bulunan keleşleri üzerimize doğrultarak yanımıza kadar geldiler. Kendilerine tepki gösterince bana ‘Bırakın cenazeyle ilgilenmeyi o sizin işiniz değil’ şeklinde cevap verdiler. Tehditvari konuşmadan sonra tekrar araçlarına bindiler. Biz de cenazeyi hastaneye getirdik.”
Görgü tanığının anlatımları
Cizre’de esnaflar katliamı protesto için kepenk kapatırken, sivil toplum örgütleri ve siyasi temsilcilerden oluşan bir heyet incelemelerde bulundu.
Heyette HDP Şırnak Milletvekili Ferhat Encü, HDP Mardin Milletvekili Enise Güneyli, Şırnak Baro Başkanı Nuşirevan Elçi, Cizre Belediyesi Eşbaşkanları Leyla İmret ve Kadir Kunur; HDP ve DBP Cizre ilçe eş başkanları ile çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi yer aldı.
Heyete olayla ilgili bilgi veren görgü tanıklarından N.E şunları söyledi: “Bizler cadde üzerindeydik ortalıkta polisler çok vardı. Tam o esnada bir araç sokaktan çıktı ve arkasından akrep tipi polis zırhlı aracı kovalıyordu. Sivil araç Nusaybin Caddesi’ne çıktığı sırada kaldırıma çarptığı anda aracın durması üzerine dört kişi araçtan inip Cudi Mahallesi’ne doğru kaçmaya başladı. Polisler hem sivil halde hem de zırhlı araçlardan bu dört kişiyi taramaya başladılar. Bir kişinin vurulduğunu ve yere düştüğünü gördük. Yarım saat yaralı halde yerde bıraktılar ve elleri ile ayaklarını kelepçelediler. O halde ölmesini beklediler. Öldükten sonra ambulans geldi ve ölen genci sanki bir hayvanı traktöre atar gibi genci ambulansa attılar ve götürdüler. Gençlerin silahlı çatışmaya girdiğini ve polise ateş edildiğini görmedik.”
İnfazdır
Yapılan incelemeler sonrası heyet adına açıklama yapan Şırnak Baro Başkanı Nuşirevan Elçi olayın bir infaz olduğuna dikkat çekti. HDP Şırnak Milletvekili Ferhat Encü da, “Meşru olmayan bir hükümet halkımıza, gençlerimize yönelik düşmanca saldırıyor. Bu vahşete son verilsin” dedi.
DİHA/ŞIRNAK
Bir haftada 6 infaz
23 Temmuz’da 16 ildeki siyasi soykırım operasyonları ve 24 Temmuz’da Medya Savunma Alanları’na yönelik kapsamlı hava saldırılarıyla devreye konan AKP’nin topyekün savaş konseptinin gereklerini yerine getiren Türk polisi, sokak infazlarına başladı. Son bir haftada Amed, Mersin, Nusaybin, İstanbul ve Cizre’de 2’si çocuk 6 sivil katledildi.
Özarslan’a 15 kurşun
24 Temmuz’da siyasi soykırım operasyonlarında İstanbul Bağcılar’daki evine baskın düzenlenen Halk Cephesi Üyesi Günay Özarslan 15 kurşunla polis tarafından infaz edildi. Operasyonda aranan kişinin Yılmaz Viraner adlı bir başka kişi olduğu ortaya çıktı. Polisin olay yeri tutanağı da iddia edilenin aksine çatışma yaşanmadan Özarslan’ın vurulduğunu doğruladı.
Özarslan’ı katleden polisler, cenazesinin defnedilmesine de izin vermedi. Gazi Cemevi’ne saldıran polisler mahalleyi 3 gün boyunca savaş alanına çevirdi. Özarslan, İstanbul Valiliği’yle yapılan anlaşma sonucu 3 gün sonra ancak toprağa verilebildi.
Göğsüne hedef aldılar
25 Temmuz gecesi Şırnak’ın Cizre ilçesinde özel harekat polislerinin açtığı ateş sonucu Abdullah Özdal ağır yaralandı. 21 yaşındaki Özdal’ın göğsüne isabet eden kurşun, Cizreli gencin de öldürmek kastıyla hedef alındığını ortaya koydu.
Katledilen bir çocuk daha
26 Temmuz akşamı Amed’in Bağlar ilçesinde polisin kovaladığı 11 yaşındaki Beytullah Aydın, sığındığı Değirmen Apartmanı’nın 7. katından düşerek hayatını kaybetti. otopsi raporuna göre de, Aydın’ın ölüm nedeni “Genel beden travmasına bağlı kafatası, sağ femur ve çoklu kırıklar ile birlikte iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama” olarak belirlendi. Diyarbakır Valiliği ise, Aydın’ın polisten kaçarken yaşamını yitirdiğini yalanladı. “Bazı çevrelerin farklı bir algı oluşturmaya çalıştığı’nı ileri süren Valilik, sözkonusu bölgede hiçbir olayın yaşanmadığını iddia etti.
Evinin balkonunda otururken
Aynı gece AKP polisi Mersin’de de bir kişiyi katletti. Akdeniz ilçesine bağlı Şevket Sümer Mahallesi’nde hava saldırıları ve operasyonları protestosuna saldıran polisin rastgele attığı gaz bombası kapsüllerinden biri, evinin balkonunda oturan 36 yaşındaki Bülent Ecevit Güngör’e isabet etti. Polis görgü tanıklarından birini gözaltına aldı. Mahallede polislerin durduğu noktaları gören mobese kamerasının kayıtları ortada yok.
Boynuna 2 kurşunla
Yine 26 Temmuz gecesi Mardin’in Nusaybin ilçesindeki gösteriye saldıran polisler, Seyithan Dede isimli genci katletti. Otopsi raporuna göre Dede, boynuna sıkılan 2 kurşunla infaz edildi. Raporda “2 adet ateşli silah mermi isabet ettiği ve bunların öldürücü nitelikte olduğu, Dede’nin vücudunda mermi çekirdeğine rastlanmadığı, kıyafetlerinin de ayrıca incelenmesi gerektiği” ifade edildi.