- “Yaptığımız iş hiç de kolay değil. Çileğin verimi iyi ama fiyatı iyi değil. Ürünlerimizi komisyonculara 70-75 TL’ye satmak zorunda kalıyoruz, aynı çilek pazarda iki-üç katı fiyatla alıcı buluyor. Aradaki kazancı üretici değil, komisyoncular elde ediyor.”
Êlih’in (Batman) Misirc'a ilçesine (Sason) bağlı Kelhasan köyünün Binoni mezrasında Nisan ayında başlayan çilek hasadı, Temmuz ayının kavurucu sıcaklarına rağmen aralıksız sürüyor. Ekim ayının sonuna kadar devam eden bu süreçte, gün henüz ağarmadan tarlaların yolunu tutan kadınlar, güneşin yakıcı etkisi artmadan hasadı tamamlayabilmek için sabahın ilk ışıklarıyla çalışmaya başlıyor.
Çilek üreticisi Sacide Baran, gün boyu süren emeğinin karşılığını alamadığını, kendilerine sadece yoksulluğun kaldığını belirterek, “12 yıldır çilek üretimi yapıyorum. Yıllardır çocuklarımı okutabilmek için bu tarlalarda emek veriyorum. Güne sabahın en erken saatlerinde yani sabah saat 04.00'te kalkıp şalvarımı giyerek bahçeye gelip başlıyorum. Ardından da saat 10.00 ya da 11.00'e kadar tarladayım. Sonra kahvaltı molası veriyorum ve tekrardan öğle sıcağına rağmen çalışmak zorunda kalıyoruz. Çocuklarımın ve evimin ihtiyaçlarını karşılamak için başka çarem yok” dedi.
Üreten biziz ama
Artan ekonomik maliyetin üretimi zorlaştırdığına dikkat çeken Sacide Baran şöyle konuştu: “Kazandığımız para suya, gübreye, elektriğe ve ilaca gidiyor. Bize neredeyse hiçbir şey kalmıyor. Emek veriyoruz ama emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Bahçe de bana ait değil. Dönümü için 4 bin TL kira ödüyorum. Geriye elimizde bir şey kalmıyor. Ürettiğimiz çileğin kilosunu 50 TL'ye satıyoruz. Pazarda ise bu çilekler 150 TL'ye satılıyor. Üreten biziz ama kazanan biz olmuyoruz.”
Her gün burada çalışıyoruz
Jinnews’ten Pelşin Çetinkaya’nın haberine göre bir diğer çilek üreticisi Rahime Baran ise günün büyük bölümünü tarlada geçirmelerine rağmen artan girdi maliyetleri ve düşük satış fiyatları nedeniyle emeklerinin karşılığını alamadıklarını söyledi. Rahime Baran, “Akşama kadar tarlada çalışıyoruz ama emeğimizin karşılığını alamıyoruz. 'Belki çocuklarımızın geleceğine katkımız olur, ihtiyaçlarını karşılayabiliriz' diye çalışıyoruz ama günün sonunda elimizde bir şey kalmıyor. Kendi toprağımız da yok. Çoğu zaman ne elektrik masrafını ne çalışanların ücretini çıkarabiliyoruz. Her gün burada çalışıyoruz. Bu kadar emek vermemize rağmen geçimimizi sağlayacak bir kazanç elde edemiyoruz” diye konuştu.
Kazanan komisyoncular
Aliye Tok da başka bir geçim kaynakları olmadığı için bu işi yapmak zorunda kaldığını söylüyor: “Ben burada doğdum, çocukluğumdan beri de burada yaşıyorum. Yıllardır tarla işleriyle uğraşıyoruz. Yaptığımız iş hiç de kolay değil. Çocuklarımızı bu emekle büyüttük, başka bir gelir kaynağımız yok. Çileğin verimi iyi ama fiyatı iyi değil. Geçen yıl satış fiyatları daha yüksekti. Bu yıl ise gübreye, elektriğe ve diğer üretim giderlerine zam geldi ancak çileğin alım fiyatı aynı oranda artmadı. Bu işi yapmak zorundayız çünkü başka bir işimiz de yok.”
Aliye Tok, ürünlerini komisyonculara 70-75 TL'ye satmak zorunda kaldıklarını, aynı çileğin pazarda iki-üç katı fiyatla alıcı bulduğunu belirterek, “Aradaki kazancı üretici değil, komisyoncular elde ediyor. Buraya gelip ürünü alıyorlar, kendi masraflarını da ekleyerek satıyorlar. Biz bütün emeği veriyoruz ama kazancın büyük kısmını başkaları alıyor” dedi. ÊLIH