
Çevresinde bulunan 4 ulus-devlet tarafından parçalanarak kültürel soykırım politikalarına tabi tutulan Kürdistan’da, Kürt kültüründe önemli bir yere sahip olan çiroklar (hikaye ve öykü) asimilasyon politikalarının hedefi oldu. Sözlü kültürün yaygın ve etkin olduğu Kürdistan’da yılların tarihsel belleğini ve birikimini taşıyan çiroklar, Kürtçe’den hakim ulus-devlet dillerine çevrilerek, o kültürlere mal edilmeye çalışıldı. Kürdistan tarihinde önemli yere sahip olan ve sözlü olarak nesilden nesile aktarılan çirokların asimilasyon politikaları kapsamında yok edilmek istenmesine karşı harekete geçen KURDİ-DER Wan şubesi yöneticileri, yaptıkları saha çalışmasıyla yaşlılardan dinledikleri çirokları kayıt altına alarak, yazıya döküyor.
16 çirok kayıtla yazıya döküldü
Kültürel alanda önemli bir çalışma başlatan KURDİ-DER Wan Şubesi çalışanları da, çirokları geçmişten geleceğe aktarmak için alan çalışması yapmaya başladı. Wan’da Eylül 2015 tarihinden bu yana köy köy, ilçe ilçe dolaşarak bölgede bulunan yaşlı insanlar ile görüşen dernek çalışanları, çirokları kayıt altına almaya başladı. Şu ana kadar 16 çirok kaydedilirken, bu çiroklar deşifre edilerek yazıya da döküldü. Proje çalışanları, yazıya döktükleri Kürtçe çirokları daha sonra yayınlamayı planladıkları dergide ilgililerine sunacaklarını açıkladı.
Amaç belleği yok etmek
Çalışmalarda yer alan dernek yöneticilerinden Osman Koşut, Cumhuriyet’in kuruluşundan önce başlayan asimilasyon politikalarının Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra yoğun bir şekilde devam ettiğini belirtti. Asimilasyon politikalarına cevap olmak, yılların birikimini barındıran çirokları açığa çıkarabilmek için çalışmalarına başladıklarını belirten Koşut, çirokların yok edilmek istenmesinin temel amacının Kürdistan’ın tarihsel belleğinin silinme isteği olduğunu söyledi.
Kürtlere ait birçok çirokun Türkçeye çevrilerek Türklere aitmiş gibi sunulduğunu belirten Koşut, “Birçok çiroku Türkçe duyduk ancak bunlar Kürtçeden çevrilmiş” sözleriyle konuya dikkat çekti.
Kürt tarihi çiroklarda
Kürt halkının tarihinin çiroklarda saklı olduğunu söyleyen Koşut, “Eğer bir halkın dili ve kültürü yok olursa, vatanı da yok olur. Biz de bunların bilincinde olarak yok etme ve asimilasyon politikalarına karşı çalışmalıyız” diye konuştu. Yaptıkları çalışmanın Kürtlerin geleceğinde önemli bir yer tutacağını belirten Koşut, asimilasyon politikalarına karşı kültürel çalışmaları büyütmek gerektiğine vurgu yaptı.
DİHA/WAN