
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Kürdistan’da hiçbir saldırının karşılıksız kalmaması gerektiğini vurguladı.
Cizre’de önceki gün katledilen 12 yaşındaki Nihat Kazanhan’a ilişkin yazılı açıklama yapan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, AKP devletinin Kürt sorununun çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi için müzakere adına hiçbir adım atmazken, istikrar dediği ‘kamu düzeni’ adına her gün cinayetler işlediğini belirtti. İlçede üst üste yaşanan cinayetlere dikkat çeken KCK, “Bu cinayetlerin AKP iktidarının, polis ve asker güçleriyle paralel Hüda Par tarafından işlendiği tescilidir” dedi. “Cizre’de devletinin zırhlı araçları plakasız dolaşmakta, halkın üzerine kurşun yağdırmaktadır. Sicili geldiği Trabzon’da belli olan yeni emniyet müdürü ile birlikte, Cizre’de tam bir devlet terörü estirilmiştir” diyen KCK, DTK eşbaşkanlarının Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Cizre–Botan halkına mesajını iletmek üzere gittikleri Cizre’de aynı gün hiçbir olay olmadığı halde Nihat Kazanhan isimli çocuğun polis kurşunlarıyla katledildiğine işaret ederek, “AKP devletinin Kürt halkına olan düşmanlığını ve Önder Apo’nun ısrarla geliştirmek istediği müzakere sürecine nasıl sahte ve ikiyüzlü bir politikayla yaklaştığını açıkça gözler önüne sermektedir” diye belirtti.
Kamu düzeni cinayetleri
AKP devletinin Öcalan ile çoktan müzakereye oturup nihai çözüme doğru ciddi bir mesafe alması gerekirken, süreci her gün geriye çekip operasyon geliştirerek cinayetler işlemeye devam ettiğini kaydeden KCK, “Bütün bu gelişmeler göstermektedir ki, AKP devleti asimilasyonist – inkarcı zihniyetini bir milim olsun terk etmemiştir. Kamu düzenini sağlamak adına halen çocukları katlederek sonuç alacağını düşünmemektedir” dedi.
Direniş büyütülecek
Başta Cizre-Botan halkı olmak üzere, Kürdistan halkının sömürgeciliğin inkarcı ve katliamcı zihniyet ve uygulamalarına yabancı olmadığını kaydeden KCK, açıklamasını şu mesajla sonlandırdı: “Sömürgeci savaşın en kirli ve en kuralsız biçimde topyekun uygulandığı 90’lı yıllarda bile direnmesini bilen Cizre–Botan halkı, AKP devleti ve paraleli Hüda Par’a karşı elbette direnecek, serhıldanları daha da yükseltecektir. Halkımız, AKP devletine ve Hüda Par’ın saldırılarına karşı öz savunmasını ve örgütlülüğünü geliştirerek cevap vermelidir. Kürdistan’da hiçbir saldırı karşılıksız kalmamalıdır. Halkımız her türlü saldırılara karşı öz savunma, meşru ve demokratik direnme hakkını geliştirerek karşılık vermelidir.”
ANF/BEHDİNAN
Cizre özellikle seçildi
Komalên Ciwan Koordinasyon üyesi Hüseyin Fırat, Cizre’nin serhildanlara ve gençliğe öncü ettiğini, devletin bu nedenle özel olarak hedef aldığını belirtti. Cizre şahsında halk serhildanlarının kırılmak istendiğini ifade eden Fırat, “Bir dönem Gever’de başaramadıkları planı şimdi Cizre’de planlıyorlar. Cizre’yi kırmaya çalışıyorlar. Esas yönelim bundan kaynaklıdır” dedi. Cizre’deki olayların “Hüda Par ve YDG-H çatışması” olarak lanse edilmesine tepki gösteren Fırat, “Devletin içerisinde bulunan kimi karanlık odakların, güç merkezlerinin yönlendirilmesiyle oluşan, birebir orada gençliği hedefleyen, gençliği de bu çatışmaların içerisine çekmek isteyen üçüncü bir güç diyebileceğimiz, farklı güç odaklarının provokasyonları sonucu gerçekleşiyor” diye belirtti.”Kürdistan gençliği kendi öz savunmasını mutlaka yapmalıdır” çağrısında bulunan Fırat, “gençliğin zindanlara atılmasına göz yummayacakları” uyarısını yaptı.
HDP: İntikamdan vazgeçin
HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) tarafından yapılan açıklamada, Cizre’de yaşananların son derece kaygı verici olduğu belirtildi. “Cizre’de olan bitenden siyasi iktidar sorumludur” diyen HDP, Hrant Dink cinayeti şüphelisinin ilçeye emniyet müdürü atanmasının skandal ve atılacak en yanlış adım olduğunu vurguladı. HDP, ölümler devam etmesine rağmen emniyet müdürünün halen görevde tutuluyor olmasının, hükümetin Cizre’de yapılanların arkasında durduğunun göstergesi olduğunu kaydetti. Cizre’de yaşanan gelişmelerin halkın sabrını ve çözüm sürecine olan desteğini zayıflattığını vurgulayan HDP, “Siyasi iktidarın bu konudaki sorumsuz tutumu daha ne kadar devam edecek?” diye sordu ve ekledi: “Cizre’deki Emniyet Müdürü başta olmak üzere, bu cinayetlerde parmağı olan veya hayırhah davranan tüm yetkilileri derhal görevlerinden alın. Bilerek ve planlayarak çocukları katleden güvenlik güçlerinin ortaya çıkarılmasını sağlayın. Cizre halkından intikam alma çabalarından vazgeçin.” Cinayetlere karşı sessiz kalmayacaklarını vurgulayan HDP, demokratik tepkilerini göstereceklerini de bildirdi.
Yüksek: AKP maske değiştiriyor
DBP Eşbaşkanı Kamuran Yüksek, AKP Hükümeti’nin Kobanê’de DAİŞ, Cizre’de ise Hüda Par ve Hizbullah maskesi altında Kürt halkına yönelik katliam girişimlerini sürdürdüğünü dile getirdi. Partisinin Hakkari’de düzenlediği eğitim programına katılan Yüksek, Cizre’de yaşanan olayların AKP’nin çözümsüzlük politikaları sonucu yaşandığına vurgu yaptı. Cizre’de hükümetin maskesinin bir kez daha düştüğünü dile getiren Yüksek, “Bu halkın artık sabrı kalmadı. Çözüm tavrımızı ortaya koymamıza rağmen hala sabır gösteren bizken öldürülen yine bizim halkımız. Hem öldürüyorlar, hem de suçluyorlar” ifadesinde bulundu. DTK Eşbaşkanı’nın Cizre ziyaretine işaret eden Yüksek, “Bu katliam vermiş olduğumuz mesaja bir cevaptır. Bu sürece ve Önderliğe karşı geliştirilmiştir. Başbakan kamu düzeninden söz ederken, kamu düzenini kendileri bozuyor. Bunun başlıca sebebi hükümetin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmemesindir” diye konuştu.
HDK: Cinayetlere sessiz kalmayın
HDK Eş Sözcüleri Sebahat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü yazılı bir açıklama yaparak, “Devlet, Cizre’de açık terör estiriyor ve adeta öç alıyor. Devlet, her demokratik tepkiyi öldürerek bastırmaya çalışıyor. Bu da yetmiyor, gençler ya da çocuklar ya çalışırken ya oynarken polis kurşunlarıyla can veriyor. Polis, bilinçli ve hedef gözeterek, öldürme amaçlı ateş ediyor” dedi. “Tam da mahallelerde hendekler kapatılmışken, DTK Eşbaşkanları Hatip Dicle ve Selma Irmak ile HDP Milletvekili Faysal Sarıyıldız kitle örgütleri ve halkla görüşmeye Cizre’ye gitmişken, devlet yeni olayların çıkması için özel çaba içerisine girmiş görünüyor” diyen HDK Eş Sözcüleri, Cizre’de 27 Aralık’tan bu yana ölenlerin sayısının 6’ya çıktığına, katledilenlerin faillerinin henüz ortaya çıkartılmadığına dikkat çekti. “Artık sözün hükmünü yitirdiği yerdeyiz. Bu cinayetlere daha fazla sessiz kalmayacağız” uyarısında bulunulan açıklamada, “Halkların Demokratik Kongresi, son günlerde süreklilik haline gelen bu cinayetlere karşı demokratik tepkisini güçlü bir biçimde gösterecektir” mesajı verilirken, demokrasi güçleri bu cinayetlere karşı ses çıkarmaya, demokratik tepkilerini göstermeye çağrıldı.