CPT, 2011-2012 arasındaki yıllık programı çerçevesinde AK üyesi ülkelere 12 ay içinde 146 gün süren toplam 18 ziyaret gerçekleştirdi. Bunlardan 102 gün süren 10 ziyaret yıllık periyodik ziyaretler olurken, diğerlerinin ise koşulların dayattığı ad hoc (8 ziyaret-44 gün) ziyaretler olduğu bildirildi. 


Bilinenler tekrarlandı

Bu çerçevede Türkiye’ye de Haziran 2012’de bir ad hoc ziyaret gerçekleşti. Ancak raporda, Türkiye’ye ilişkin yıl içinde söylenenlerin tekrarı dışında yeni bir ifadeye yer verilmedi. Raporda, Adana’daki Pozantı Cezaevi’nde çocuk tutuklulara yönelik kötü muamele iddialarına ilişkin bu ziyaretin gerçekleştiği ifade edildi. Pozantı’daki çocuk tutukluların sevk edildiği Ankara-Sincan Cezaevi‘nin yanı sıra İstanbul-Maltepe Çocuk Cezaevi ile Diyarbakır ve Gaziantep E Tipi çocuk koğuşları ziyaret edildi. CPT heyetinin ayrıca Haziran ayında birçok cezaevine çıkan isyanlar konusunda da Türk yetkililerle görüşmelerde bulunduğu ifade edildi.

İmralı bölümü

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan konusunda ise şu ifadeler yer aldı: “10 Şubat 2012’de CPT temsilcileri Strasbourg’da üst düzey Türk memurlarla Abdullah Öcalan ve İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’ndeki diğer tutukluların durumuna ilişkin görüşmeler gerçekleştirdi. Bu kişilerin yakınları ve avukat ziyaretlerini kabul edebilmeleri için pratikteki imkana özel bir dikkat gösterildi. Haziran 2012’de Türkiye’ye komitenin gerçekleştirdiği ad hoc ziyareti vesilesiyle Ankara’da bu konuda başka tartışmalar da oldu.”

Denetime açılsın
CPT, Avrupa Konseyi üye devletlerini 2006’da yürürlüğe giren Birleşmiş Milletler İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı ya da Onur Kırıcı Muamele ya da Cezaya Karşı Sözleşmesi’ni imzalamaya çağırdı. Bu sözleşme, BM’nin bağımsız bir denetim kurmasını sağlıyor ve taraf olan devletleri cezaevlerine düzenli ziyaret sistemi oluşturarak işkence ve tüm diğer kötü muamele biçimlerine karşı mücadele için bağımsız ulusal denetim yapılarını uygulamaya koymaya zorluyor.
Mevcut durumda AK’nin sadece 31 üyesi bu protokolü onaylarken, 26’sı ise “ulusal önleme mekanizmaları” uygulamaya koydu ya da belirledi. CPT Başkanı Latif Hüseynov, “Ulusal denetim mekanizmaları sık sık ve hızlı bir şekilde müdahale edebilir ve kötü muamelelerin önlenmesinde kayda değer bir katkı sunabilir” dedi. Hüseynov, “Bu nedenle, bu tür bağımsız yapıların tüm ülkelerde zaman kaybetmeden hayata geçirilmesi hayatidir” diye ekledi.

ANF/STRASBOURG