Demir kafes reddediliyor

❏
- HDP Eşbaşkanı Mithat Sancar, korku duvarını aşmak için yürüdüklerini, baroların da bunu yapıp dayatılan demir kafesi reddettiğini söyledi. Sancar, partisinin grup toplantısında konuştu.
HDP’nin “Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü”nün, uzun soluklu bir yürüyüşün ilk etabı olduğun söyleyen Sancar, ”Bizi engellemek için yaptıklarının gösterdiği temel bir husus var. O da korku. İktidar korkuyor; itirazdan, hak arayışından korkuyor. O nedenle sokağa çıkan, itiraz eden herkesi boğmak için elinden gelen her şeyi yapıyor. Biz buna rağmen yürüdük. Çünkü korku duvarını aşmak gerekiyor. Korku duvarlarına karşı bu yürüyüşümüz devam edecek” dedi.
Baroların da kendilerine dayatılan demir kafesi reddetmek için yürüdüğünü belirten Sancar, şöyle devam etti: ”İradesine göz dikilen, haysiyeti hedef alınan herkesin açıkça bu cesareti göstermesi gerekiyor. İşte barolar da bu cesareti gösterdi. Haysiyet mücadelesindeki yerlerini sağlam bir şekilde aldılar. Güçlü itiraz eden her sesten korkuyorlar. İnançlı yürüyen herkesten korkuyorlar. Tabi ki HDP’den de korkuyorlar. Ama hatırlatmama gerek olmayan, hepimizin bildiği bir atasözü var: Korku ecele fayda getirmez sadece ruhları kemirir, içine girdiği yapıyı bitirir. İşte bu korku onları bitirecek.
İşte bu korku hep birlikte yürüyerek hepimizin iradesiyle adalet isteyen, demokrasi isteyen, özgürlük isteyen herkesin iradesiyle sandıklarda onları bitirecek. On nedenle bizler durmadan bir Demokrasi İttifakı çağrısı yapıyoruz. Bütün bunlar ancak birlikte mücadeleyle durdurulabilir. Biz direniriz, yine yürürüz ama artık herkes görmeli ki bu mesele sadece HDP’nin meselesi değildir. Kürt halkı iradesini ve inancını savunmak ve korumak adına her şeyi yapmış olan bir halktır. Bunu herkes biliyor ama bu mesele sadece Kürt halkını meselesi değildir. Gelin hep birlikte karşı çıkalım, gelin gerçek adalet için yürüyelim. Seslerimiz mutlaka buluşacaktır. Onurlu insanlar için itaat dışında, teslimiyet dışında çok farklı çok renkli yollar vardır. Umut inançtan gelir, umutsuzluk teslimiyeti getirir. Biz inandıklarımızın ve hakikatin peşindeyiz. Bizim öykümüz öyle karmaşık değil, sadedir. Bir Alevi deyişi ‘Gönül kalsın ama yol kalmasın’ diyor. Yol kalmasın, çünkü insan yolda öğrenir kendini ve mücadeleyi. Biz kendimizi, hak ve adalet arayışında bir yolcu olarak görüyoruz. Bu yolda nice arkadaşımız büyük bedellerle hırkayı taşıdı ve şimdi bize teslim etti. Biz de yarın bu hırkayı onurla başkalarına devredeceğiz. Yol inadı ve inancı olana açıktır. inancımızdan ve inadımızdan şüphemiz yok.”
ANKARA















