2009 yılında yapılan yerel seçimlerde halkın oylarının yüzde 65’sini alarak Sur Belediye Başkanı seçilen Abdullah Demirbaş, Kürt politikacılara yönelik operasyon kapsamında 25 Aralık 2009 tarihinde tutuklanmıştı. 4 ay cezaevinde tutulan Demirbaş, Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nin 5 Nisan 2010 tarihli "hayati tehlikesi olduğunu" belirten raporundan sonra, tedavisinin yapılabilmesi için serbest bırakılmıştı. Ancak mahkeme Demirbaş’a yurtdışına çıkma yasağı getirdi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan R. Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin’e ayrı ayrı mektup yollayan kurumlar, mektupta şu hususlara yer verdi: "Hastanenin verdiği raporda 'Özetle hasta pıhtı oluşumuna yakınlık oluşturan genetik durum ve geçirilmiş trombo embolisi (bacaklarda kan pıhtılaşması) nedeniyle hayati tehlike oluşturan yüksek risk grubundadır. İlgili uzmanlar tarafından yakın takip gerekmektedir' ifadelerine yer verilmektedir.
Hastanenin verdiği rapor Demirbaş’ın yaşamının tehlikede olduğunu ve acilen yurt dışında tedavi olması gerektiğini vurgulamaktadır.Biz İsveç’te faaliyet gösteren ve aşağıda imzaları bulunan dernek ve kuruluşlar olarak Abdullah Demirbaş’ın yaşam hakkına saygı gösterilmesini, tedavi olabilmesi için yurt dışına çıkışına izin verilmesini talep ediyoruz."
Mektupta imzası bulunan kuruluşlar şunlar: Türk Kültür ve Sanat Derneği, Stockholm Kürt Enstitüsü, Mezopotamya Kültür ve Dayanışma Derneği, İsveç Kürt Kültür Derneği, Mezopotamya Demokratik Değişim Partisi, İsveç Türkiyeliler Dayanışma ve Kültür Derneği, İsveç Asuri-Süryani-Keldani Derneği, İsveç Kürt Konseyi, Asuri Demokratik  Örgütü, Kurdocide Watch- CHAK.


MURAT KUSEYRİ/STOCKHOLM