Türk devlet güçlerinin Dersim’de sebep olduğu orman yangınları, devlete rağmen halkın çabası sonucu kontrol altına alınabildi. Gönüllü Serdar Duman, binlerce hektarlık alanın kül olduğunu söyleyerek, “İçinde yanan kuşların çığlıkları kulaklarımızdan gitmiyor” dedi.
SEMRA TURAN / MA / DERSİM
Dersim’deki orman yangınları gönüllülerin yoğun çabası sonucu kontrol altına alındı. Gönüllüler, yangın bölgelerini tekrar kontrol edeceklerini söyledi.
Dersim’in Hozat ilçesi Aliboğazı bölgesinde başlayan ve merkez kırsalına sıçrayan orman yaygınları, önceki akşam itibariyle kontrol altına alındı. Dersim coğrafyası her yıl olduğu gibi bu yıl da havadan ve karadan 20 gün önce yapılan bombardıman sonucu yakıldı. Binlerce hektarlık alan kül olurken, birçok yaban hayvanı ve endemik bitki türleri yok edildi.
Orman İşletme Müdürlüğü başta olmak üzere Tunceli Valiliği, kayyum belediyesi ve ilçe belediyeleri yangınların söndürülmesi için herhangi bir müdahalede bulunmazken, yangınlar tamamen gönüllü ekiplerin tırmıklarla müdahalesi sonucu kontrol altına alındı. Yasaklı olmasına rağmen gönüllü ekipler canı pahasına bölgelere dağılarak, bir kez daha doğa ve coğrafyalarının yakılmasına izin vermeyeceklerini belirterek, kararlıklarını “Devlet yaksa biz yeşerteceğiz” sözleriyle dile getirdi.
Tüm yangınlar kontrol altında
Hozat ilçesi Aliboğazı bölgesinde 15 gün süren yangının tamamen kontrol alındığını söyleyen doğa gönüllüsü Haydar Çetinkaya, Dersim’in merkez kırsalına bağlı Bali Deresi, Bali mezrası, Müşkirek, Bokır Dağları, Çırtık Deresi ve Rengü mezrasında önceki akşam itibariyle gönüllülerin yaklaşık bir haftadır müdahalesi sonucu yangının kontrol altına alındığını söyledi. Çetinkaya, şu anda herhangi bir yerde yangının olmadığını belirterek, kontrol altına aldıkları bölgelere tekrar gideceklerini ve bu bölgeleri kontrol edeceklerini kaydetti.
Kuşların çığlığı gitmiyor
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Parti Meclis (PM) Üyesi Cevdet Konak, yıllardır Dersim coğrafyasına yönelik soykırımın yapıldığını söyledi. Dersim ormanlarının cayır cayır yakıldığını dile getiren Konak, sorumlu kurumların müdahale etmemesine tepki gösterdi. Yangınların planlı ve bilinçli bir şekilde yapıldığını söyleyen Konak, Dersim coğrafyasını yok etmeye yönelik olduğunu kaydetti. Konak, yangından sadece ormanların değil, ormanlarla birlikte tüm canlıların yok edildiğini ifade etti.
İzin almadan
Yangının çıktığı İlk günden bu yana gönüllüler ekibinde yer alan ve her gün yangını söndürmek için bölgeye giderek büyük bir çaba sarf edenlerden biri de Serdar Duman. Her gün binlerce hektarlık alanın kül olduğunu belirten Duman, yangınların çıkarıldığı bölgelerin yasaklı olduğunu ve bu nedenle izin verilmediğini dile getirerek, “Ancak biz doğa gönülleri olarak hiç kimseden izin almıyoruz. Alma gereği de duymuyoruz. Çıkarılan yangını söndürmek için bölgelere dağılıyoruz” dedi.
Greenpeace’e tepki
Greenpeace’in, orman yangınlarına ilişkin “Bölgede politik bir mesele var, biz taraf olamıyoruz” açıklamasını eleştiren Duman, şöyle devam etti: “Yangını söndüren gönüllüler olarak hiçbirimiz herhangi bir siyasi kurumu temsil etmiyoruz. Doğa gönüllüleri olarak müdahale ediyoruz. Burada sadece ormanlar yanmıyor. Bitki örtüsü, endemik türü, hayvanlar, her gün yangından etkilenen kuşların sesini duyuyoruz. Kuşların çığlığı kulaklarımdan gitmiyor. Ayı, tavşan, sincaplar ormanları terk etti. Ancak buna siyasi mesele denilmesi kabul edilemez.”
Hava müdahalesiyle bir saat
Duman, yangına havadan müdahale edilmesi halinde bir saatte kontrol altına alınabileceğini söyleyerek, “Böyle olmayınca biz karadan tırmık ve dare ile söndürmeye çalışıyoruz. Dersim cennetten bir parçadır. Bunu yok etmek istiyorlar” diye konuştu.
Kasten yakıyorlar
Müşkirek köyünde yaşayan Hüseyin Zeytin de şunları söyledi: “2 tane Kobra geliyor. Günlerce bizi taciz ediyor. Sonra yanı başımızda doğamızı komple yakarak gidiyor. Soruyorum bunun terörle ne ilgisi var? Ormanlarımızı kasten yakıyorlar. Batıda bir yangın çıktığı zaman bütün devlet kurumları seferber olur. Biz şimdi buradaki yangınların söndürülmesi için devletten bir yangın söndürme uçağı istesek; inanıyorum ki onlar yangınları çıkaracak helikopterler gönderirler. Onun için yardım da istemiyoruz.”
Köy yakma politikasının devamı
Dersim’deki yangını yerinde inceleyen heyet içinde yer alan HDP’li vekil Saliha Aydeniz, yangınların 90’lı yılların köy yakma ve bölgeyi insansızlaştırma projelerinin devamı olduğunu söyledi.
HDP Amed Milletvekili Saliha Aydeniz, devasa bir alana yayılan yangının yerleşim yerlerine yaklaştığına dikkat çekti. Yangınların askeri operasyonun ardından yaşandığını söyleyen Aydeniz, bölgedeki doğal zenginliklerin yok olduğunu belirterek, “Orman yakmakla hiçbir sorun çözülemeyecek. Doğa ile savaşan insanla barışamaz” dedi.
Tunceli Valisi’nin “Medyaya yansıyan görüntüler Tunceli’ye ait değildir. Yanan orman değil altındaki çalı çırpıdır” açıklamasına tepki gösteren Aydeniz, “Bu yangınlar ilk defa yaşanmıyor. 40 yıldır bölgemizde ormanlar operasyon gerekçesiyle ateşe veriliyor. Yine Dersim başta olmak üzere bölgenin bir çok kentinde aynı gerekçeyle yangınların çıktığını görüyoruz. Bu orman yangınlarıyla birlikte orada yaşayan bütün canlıların yaşam alanlarını yakma söz konusu. 90’lı yıllardan köy yakmalarıyla da insansızlaştırma vardı. Bu savaş politikalarının bir yöntemidir ve süregeliyor. Bu çözüm değil” şeklinde konuştu.
Yaşanmaz hale getirmek
Eşsiz güzelliğiyle bilinen Dersim doğasının yıllardır maden ocakları ve HES ve baraj projelerinin tehdidi altında olduğunu da hatırlatan Aydeniz şunları dile getirdi: “Şimdi ise yangın tehdidi altında. Yangının çıktığı bölgelerde maden ve HES projelerin olduğunu biliyoruz. Bu tesadüf mü? Bu yangınlarla orada yaşayan bütün canlıların yaşam alanlarını yok etmek demek. Dersim’in doğal kültürünün değiştirilmesine yönelik ciddi yönelimlerin olduğunu gördük. Dersimi ormansızlaştırmak çabaları Dersimi yaşanmaz hale getirecek. İnsanların geçim kaynakları yok ediliyor.”