Devlet önce para aldı şimdi de yıkıyor

Toplum/Yaşam Haberleri —

Özerli Mahallesi

Özerli Mahallesi

  • Hatay’ın Dörtyol ilçesine bağlı Özerli Mahallesi’nde 72 evin yıkımına başlandı. 30 yıldır burada yaşayan mahalleli, “Madem burayı yıkacaktınız neden 2018’de bizi İmar Barışı’ndan faydalandırdınız. 50 binden fazla para ödeyen oldu. Yıkıma karşı mahkeme süreci hala devam ediyor. Apar topar yıkımın nedeni ranttır” diyor.

MASİS HESKİF/ANKARA

Hatay'ın Dörtyol ilçesine bağlı Özerli Mahallesi’nde 30 yıl boyunca ecrimisil ödeyen ve 2018 yılında İmar Affı’ndan yararlanan yurttaşların evleri yıkılıyor. 73 hanenin ve 250’den fazla yurttaşın yaşadığı mahalledeki evlere, dere yatağında bulunduğu gerekçesiyle yıkım kararı verildi. Önceki gün sabah saatlerinde evleri yıkmaya gelen çok sayıda polis ve belediye ekibi, mahallelinin direnişi ile karşılaştı. Evleri yıkamayan ekipler, mahallenin su ve elektriklerini keserek mahalleden ayrıldı.

30 yıldır bu mahalle var

Polis ve belediye ekipleri tarafından mahalleleri ablukaya alınan ve evleri yıkılmak istenen hak sahipleri muhabirimiz Masis Heskîf’e yaşadıklarını anlattı. Mahallelerinin 30 yıldan fazladır olduğunu ve tüm hayatının burada geçtiğini söyleyen hak sahibi Abdullah Ulusoy, mahalleye ilk geldiklerinde barakaların olduğunu daha sonra insanların kendilerine nezih bir yaşam alanı oluşturduğunu söyledi. Ulusoy, “İnsanlar bu mahalleye ilk geldiğinde dönemin Dörtyol Belediye Başkanı Hacı Bayram Türkoğlu idi. Bu kişi şimdi ise AKP milletvekilidir. Buradaki mahalle düzeni onun döneminde oluştu, bu insanları o mahalleye yerleştirdi. Madem burası dere yatağıydı o dönemde neden bu insanları getirip buraya yerleştirdiniz? Daha geçenlerde TEDAŞ gelip burada elektrik direklerini yeniledi, mahallede alt yapı çalışmaları yapıldı. Madem burası tanınmıyordu, yıkılacaktı neden bu çalışmalar yapıldı? Geçen sene bile adres tespiti geldi. Şimdi apar topar yıkılmak istenmesinin sebebi burada rant alanının oluşmasıdır” şeklinde konuştu.

Mahkeme süreci hala bitmedi

Mahalle için geçen yaz yıkım kararı çıktığını söyleyen Ulusoy yaşadıkları süreci şöyle anlattı: “Tahliye kararı çıktığında mahkemeye itiraz ettik ve durdurma kararı aldık. Durdurma kararımıza istinaden bunlar tekrardan yürütmenin devam etmesi için karar istediler. İstinaf’a gittik, İstinaf’tan 3 günde red kararı çıktı. Bunlar da İstinaf’tan çıkan red kararına güvenerek ‘Burayı yıkacağız’ diyorlar. İstinaf’tan sonraki süreci beklemeden mahkeme süreci devam ederken alelacele burayı yıkmaya çalışıyorlar. 

50 binden fazla para ödedik

Biz de diyoruz ki, madem burayı yıkacaktınız neden 2018’de bizi İmar Barışı’ndan faydalandırdınız. 50 binden fazla para ödeyenler oldu ve bizlere yapı kayıt belgesi verildi. Biz ecrimisil olarak burayı kiralamışız. Madem ki burayı yıkacaktılar neden bizden 6 yıl önce ecrimisil ödemelerini aldılar? Devlet bize ‘Evet bu ev burada var, ben bunun varlığını kabul ediyorum’ ve parayı aldı. Fakat şimdi kendi kararlarını da hiçe sayarak evlerimizi yıkmaya çalışıyorlar.”

Tebligat ulaştırılmadan evler yıkılıyor

 Ne kaymakamlıktan ne de belediyeden kendilerini muhattap alan kimsenin olmadığını söyleyen Ulusoy, bazı ailelere tebligat dahi ulaştırılmadan evlerinin yıkılmak istendiğini vurguladı. Evlerinde oturanların su ve elektriklerinin kesildiğini söyleyen Ulusoy, “Bugün yıkmak için gelmişlerdi ama biz biraz direnç gösterince geri adım attılar. Ama bizlere ‘Evleri boşaltın iki güne komple yıkacağız’ dediler. Bize ‘Ne yaparsanız yapın’ diyorlar. Böyle bir şey olamaz. Bir acelelik içerisindeler ve bunu bize açıklayan kimse de yok. 

40-50 hane yaşlı insanlar

Mahallede kalanların yüzde 90’ı yaşlı. 73 haneden nereden baksanız 40-50 hanesi yaşlı. Ve çoğu da hasta insanlar, deniz havası çekmek zorundasın denilen yaşlılar dahi var. Bu karda kışta inanların ne yapacaklarını düşünmüyorlar. Tükendik artık, hepimiz bitmişiz. Ben gencim, belki kafamı sokacak bir yer bulurum ama buradaki insanların emekli maaşları dışında gelirleri yok. Bu insanlar ne yapacaklar? Bari bu insanlara başlarını sokacak bir yerler verilsin. Yani şey bile yapmıyorlarsa bile bu insanlar ev yapımından İmar Barışı’na kadar bir sürü masraf yaptılar. Bu masraflarımızı dahi karşılamıyorlar” ifadelerini kullandı.

Bizlere ‘işgalcisiniz’ diyorlar

 Ulusoy, evlerini yıkmaya gelen kamu görevlilerinin kendilerine “Sizler burada işgalcisiniz” şeklinde ifadeler kullandığını belirtti. Ulusoy, “Burası bir gecede yapılmış bir gecekondu değil. Yıllardır var, sokak ismi, daire numarası hepsi belli. Üstelik burası imar affından yararlanmış bir yer. Ben yıllarca buranın kirasını ödemişim. Madem işgalciyiz devlet bu kanunu neden tapusuz yerlere uygulandı? Neden devlet benden o parayı aldı?” diye sordu.

Mahalle onların rant alanı

 Bir başka hak sahibi Senem Çilenti ise sözlerine “Buradayız, hiçbir yere gitmiyoruz” diyerek başladı. Tüm çarelerinin bitmek üzere olduğunu söyleyen Çilenti, “Evlerimiz dere yatağı taşkını bahanesiyle yıkılmak isteniyor. Ama farklı projelerinin olduğunu biliyoruz. Bir süre sonra hep beraber duyacağız” diyerek, buranın onlar için rant alanı olduğunu vurguladı.

Devlet bizi kapı önüne koyuyor

 Çilenti şöyle devam etti: “Başımızın çaresine bakmamız istendi. Bizlere hiçbir şekilde yasal bir hak da tanınmıyor. Bu süreçte bize en büyük yaşattıkları şey psikolojimizi bozmaları oldu. Genel olarak tüm site halkının psikolojisini bozdular. Milli Emlak’a ait olan bir yerde bize verilen yasal hakları değerlendirdik, maddi ve manevi olarak birçok masraf yaptık. Fakat bir süre sonra devlet gelip bizi kapı önüne koyuyor. Evleri yıkmaya geldikleri hanelerin eşyaları içerde olanlar da vardı. ‘Biz kendimiz boşaltırız, bırakırız çeker gideriz’ dediler. Yıkıma karşı kamuoyu oluşunca elektrik ve suları kesip çekip gittiler. Bizleri de ortada bıraktılar. Bizi her şekilde mağdur ettiler.”

Mahalledeki ilişkilerimiz yok ediliyor

15 yıldır mahallede oturan Çilenti son olarak şunları söyledi: “En büyük manevi kaygımızın mahalledeki ilişkilerimizin yok edileceğidir. Biz burada komşu olmanın dışında bir aile gibiyiz. Bunu da yıkıyorlar. Evlerimize karışmasınlar, madem dere yatağındayız o zaman taşkının olduğu yatağı yapsınlar bizi orada tutsunlar. Ya da evlerimizin bedellerini ödesinler. Bizim çıkarttıklarında orayı rant alanına çevirecekler. Olan fakir fukara ailelere oluyor.”

HATAY

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.