Fethullah Gülen’in oluşturmak istediği cemaati çok yakından ve içeriden tanıyan birisi bana anlattı. Bu Fethullah Gülenciler, Zaman gazetesini alırken, “cemaat üyelerine bu gazeteyi okumayın. Biz bu gazeteyi kendi dışımızdakiler için çıkarıyoruz. Bu gazete iyi bir şey değil” diyorlarmış. Bizzat Fethullah Gülen’in kendisi bunu söylemiş. Aynı şeyi Samanyolu televizyonu kurulurken de söylemiş. Bana çok ilginç geldi. Gazete okumayı neden insan yasaklar ki! Hele kendi gazetesini neden cemaatine yasaklar! Ama Cemaati yakından tanıyanlarla biraz daha konuşunca biraz daha iyi anladım. Sadece gazete değil başka kitapların okunması, filmlerin izlenmesi de yasakmış. Cemaat öylesine kapalı bir akıl ve dar bir ufukla hareket ediyormuş ki, eğer cemaat üyesi dışardan bir bilgi alırsa “sapma” yaşayabilir miş. Bu nedenle öğrenci yurtlarında özel etüd odaları, ağabey ilgileri, sürekli bir yerlere kapatma faaliyetleri geliştiriliyormuş.
Neyse sözü getirmek istediğim nokta cemaat ve gazeteler ilişkisi. Önceleri okunması yasaklanan gazetelerle şimdi acayip haşır neşirler. Aşağılık kompleklerini, her tür kirli ve pis işlerini bu gazeteler, televizyonlar ve dergiler eliyle yapmaktalar. Örneğin Zaman gazetesi hergün her sayfasında Kürtlere, Alevilere, solculara hakaret eder. Militarizmi, kapitalizmin ahlaksızlığını ise savunur. Aksiyon diye bir dergileri var. Aksiyon da ise Haşim Söylemez adlı biri. Her hafta birlikte yatıp kalktıkları polis ve savcıların hazırladıkları yalan ve yanlış bilgilerle haber yapıyor. Haşim Söylemez, izi biraz sürüldüğünde ortaya pis ilişkileri, polis ve savcılarla münasebeti ilerlemiş biri olarak karşımıza çıkıyor. İstihbarat ile özel ilişkileri var. Faşist ve gerici iktidarların kirli ve pis işlerini yapan cahil tetikçiler gibi. Bilmediği konularda yazıyor. Yazdıkça Cahilliği ise kötü bir şekilde açığa çıkıyor.
Küçük bir örnek ile bunu gösterelim. Aksiyon dergisi son sayısında Öcalan’ın avukatları hakkında polisin ve özel yetkili savcıların hazırladığı bilgileri sayfalarına taşımaya devam etmiş. Dünya alemin gazeteci olarak bildiği Cengiz Kapmaz’ı Haşim Söylemez avukat yapmış. Basın yayın mezunu olan, kitaplar yazan, televizyonlarda tartışma programlarına katılan gazeteci Cengiz Kapmaz’ı Fethullah Gülen’in cahil ve polis muhabiri Haşim Söylemez bir çırpıda “gazeteci/avukat Cengiz Kapmaz” olarak tanımlamış. Haşim söylemez aynen şöyle yazıyor:
“…Tutuklanan avukatlardan üzerinde durulması gerekenler var... Avukatların en dikkat çekeni Cengiz Kapmaz. Tespitlere göre, derinlerle ilişkili Kapmaz, Öcalan ile görüşme notlarını kitaplaştıran gazeteci-avukat. Görüşmelerin çoğunu metne dönüştüren kişi olarak da biliniyor.”
Buyurun bu bilgiyi değerlendirin. Her ismin önüne “derin ve karanlık” yazarak gerçeği bulandıracağını sanan Haşim Söylemez’in haber ve yorum ölçüsüne bakın. Nereden bakarsanız ahlaksızlık-cahillik ve utanmazlık duygusu  sözkonusu. Haşim Söylemez, daha başkalarını da hedef göstermeye ısrarla devam ediyor. Aynen eski ergenekoncuların yaptıkları gibi. Çünkü Aksiyon dergisi Yeşil Ergenekon’un haftalık yayın organı. Çünkü Fethullah Gülen’in özel yetkili savcıları ve polisleri tarafından oluşturulan çeteler yalan ve yanlış bilgileri bu dergide yayınlayarak bilgi ve bilinç kirliliği yaratıyor. Ama bu çaresizliklerinin bir göstergesi. 28 Şubat darbesindeki andıçlarıyla aynı. 1990’larda JİTEM de 12 Eylül Faşist askeri darbesi de bu yöntemi uyguluyordu. Şimdi de Fethullah Gülen faşistleri bu yöntemi uyguluyor. Kurgusal akıl oyunları ile toplumla, insanla, ahlakla oynuyorlar. Bunları isimlerini kamuoyuyla paylaşmak topluma karşı sorumlu olmanın bir gereği. Çünkü bu isimler sosyal medya alanında başkalarının ismi ile hesap açan mail ve mesaj gönderiyorlar. Çünkü bunlar polisle ve MİT’le birlikte çalışıyorlar. Yalandan besleniyor ve ahlaksızlıktan nemalanıyorlar. Kim mi bunlar? Hemen söyleyelim. Başlarında Fethullah Gülen var. Yaş sırasına göre Hüseyin Gülerce’den başlar Haşim Söylemez, Bülent Korucu, Ekrem Dumanlı, Emre Uslu, Önder Aytaç, Mehmet Baransu ile devam eder gider. Bu cemaatin ulakları öylesine yanlışlıklar yapıyorlar ki, öylesine kirli yöntemler deniyorlar ki insanın kendilerine söz söyleyecek bir şey bırakmıyorlar.
Bunlar AKP ve Fethullah Gülen’in Yeni Türkiye Cumhuriyetinin yeni faşistleri. Bunlar kendilerine rant getirecek ve toplumu alıklaştırarak yöneteceklerini sanacak kadar ahmaklar. Oysa bunların maaşlarını sorun, nereye girip çıktıkların bakın ne mal olduklarını rahatlıkla göreceksiniz!