AKP-MHP iktidarı, açlık grevi eylemlerinin yayılması ve direnişi büyümesi korkusuyla saldırıyor.

Açlık grevi eylemcilerinin darp edilerek gözaltına alınmasına tepki gösteren HDP MYK Üyesi Zübeyde Zümrüt, açlık grevlerinin demokratik bir hak olduğunu belirterek, “Açlık grevleri suç değildir, yapılan saldırılar suçtur” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İl Örgütü, Leyla Güven’in talebinin sahiplenilmesi amacıyla açlık grevine girenlerin gözaltına alınmasına ilişkin basın açıklaması yaptı. İl binası önünde yapılan açıklamaya, HDP, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) il ve ilçe yöneticileri katıldı. İl binasının etrafı zırhlı araçlar ve TOMA'lar eşliğinde yüzlerce polis tarafından ablukaya alınması dikkat çekti.

Açıklamada konuşan HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi Zübeyde Zümrüt, Güven’in taleplerinin karşılanması için farklı illerde açlık grevine girenlerin gözaltına alınmasına tepki göstererek, yapılanların insanlık suçu olduğunu kaydetti. Açlık grevi eylemcilerinin yaptığı eylemin insani bir talep olduğunu dile getiren Zümrüt, “Ama Türkiye, bu insani talep ve hakkı kabul etmiyor” dedi.

Pervasızca bir saldırıdı 

Açlık grevine girenlerin darp edilerek, sürüklenerek gözaltına alındığını dile getiren Zümrüt, polisin eylemcilere dönük yaptığı şiddete tepki göstererek, “Pervasızca bir saldırıdır. Hiçbir ülkede bu saldırılar yapılmıyor ama Türkiye’de bunlar yapılıyor. Türkiye insan haklarına saldırı yapıyor. Şiddet uygulanması utanç vericidir. Bunu kabul etmiyoruz” dedi. AKP’nin politikalarının, toplumsal şiddet içerikli olduğunu kaydeden Zümrüt, Güven’in taleplerinin bireysel talepler olmadığını belirterek, “Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması için Sayın Güven bedenini ölüme yatırdı. Güven’in talebi bizlerin de talebidir. Bu talepler bir an önce karşılanmalıdır” diye konuştu.

Yetkililerin kulaklarını tıkadığını dile getiren Zümrüt, Türkiye’nin bir an önce tecridi kaldırıp Kürt sorununun çözümü için Öcalan ile masaya oturmasını talep etti. Zümrüt, “Açlık grevleri suç değildir. Açlık grevcilerine yapılan saldırılar suçtur” dedi.

Tutanak için gidenler de 

DBP Amed İl Eşbaşkanı İbrahim Çiçek ise polis baskınıyla gözaltına alınan 35 partiliye ilişkin polisler tarafından tutulan tutanağın alınması için Emniyet’e çağrılan HDP İl yöneticileri Ramazan Kaval ve Mustafa Akengin’in gözaltına alındığını söyledi. Çiçek, “Davet usulüyle arkadaşlarımız çağrılıyor, orada gözaltına alınıyor. Bu durum kabul edilemez” diyerek, tepkisini dile getirdi. Açıklama, alkışlar eşliğinde son buldu.

35 kişi gözaltında tutuluyor 

Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’nde gözaltında olanların isimleri ise şöyle: Sertip Yetiş, Murat Kılıç, Hasan Oyan, Mehdiye Kartal, Savaş Babür, Tevfik Kaçar, Mehmet Yaman, Sakine Karadeniz, Latif Eminoğlu, Nazım Öcal, Mehmet Şirin Karakaş, M. Şirin Daşlık, Gıyasettin Duman, Mensur Ekdemir, Ahmet Balcı, Kenan Kaydul, Veli Mutlu, Fatih Kağan Arslan, Fesih Balbey, Kemal Baran, Salih Peksoy, Medeni Hazar, Mehmet Ateş, Hayri Etyemez, Mehmet Ali Altunkaynak, Hüsnü Aslan, Fahri Kaplama, Sabahattin Kurt, Faruk Altun, Mehmet Taş, Şahin Kabaiş, Alişan Binen, Mehmet Abidin Kahraman, Ali Yılmaz ve Nurettin Bakan.

 
 

Van'daki açlık grevi üçüncü gününde

 

HDP Van İl Örgütü'nün, Leyla Güven'in eylemine destek olma amacıyla başlattığı açlık grevi üçüncü gününde sürüyor.

Van'da Pazartesi günü Tevgera Jinên Azad (TJA) öncülüğünde yapılan açlık grevine polisin saldırarak açlık grevi eylemcilerini gözaltına almasının ardından, HDP Van İl binasında yeniden başlayan açlık grevi üçüncü gününde devam ediyor. Eylemciler şarkılarla ve halaylarla moralleri yüksek bir şekilde grevlerini sürdürüyor.

Açlık grevinin yapıldığı HDP Van İl binası polisler ve zırhlı araçların ablukası altında olmasına rağmen çok sayıda yurttaş eylemcileri ziyaret etti. Halkın yoğun katılımının yanında Van'ın Saray, Gürpınar, Muradiye ilçe örgütleri ve Dil Kültür ve Sanat Araştırmaları Merkezi (DİSA-DER) de eylemcilere ziyaret gerçekleştirdi.

 
 

Van'da eylem yasağı

 

Van Valiliği, yayınladığı genelge ile kentte bulunan cezaevlerinin yakınında her türlü eylem ve etkinlikleri yasakladı. Valilik ayrıca, kent merkezindeki bir çok alanda da basın açıklaması yapılmasını süresiz olarak yasakladı.

Van Valiliği, "Cezaevi civarlarında yapılacak eylem ve etkinlikler" ile "Kentte basın açıklamaları yapılamayacak" yerler ile ilgili iki ayrı genelge yayınladı. Valilik yayınladığı ilk genelgede Van'da bulunan cezaevlerinin civarında her türlü eylem ve etkinliklerin yasaklandığını duyurdu. Duyuruda şunlara yer verildi: "Yakalanarak etkisiz hale getirilen bölücü örgüt mensupları ile yakınlarının moral ve motivasyonlarını yükseltmek için anılan örgütlere müzahir şahıs veya gruplar tarafından, cezaevleri civarında stant açma, toplantı ve gösteri yürüyüşü veya basın açıklaması adı altında provokatif eylemler yapılabileceği değerlendirilmektedir. Bu itibarla; ilimiz coğrafi sınırları içerisinde bulunan tüm Ceza ve İnfaz kurumları ile Tutukevlerinin 1 ( bir) kilometre yarıçapındaki alanlarda her türlü 'açık ve kapalı toplantı, gösteri yürüyüşü, çadır kurma, stant açma, el ilanı dağıtma vb.' eylem ve etkinlikler yasaklanmıştır."

Kent merkezinde süresiz

Valilik yayınladığı ikinci genelgede ise kentte basın açıklamalarının yapıldığı merkezler olan Feqiyê Teyran Parkı, Cumhuriyet Caddesi, Sanat Sokağı'nda yapılacak olan basın açıklamalarını süresiz olarak yasakladı. Valiliğin açıklaması şöyle; "Bu kapsamda yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri çerçevesinde ilimiz sınırları içerisinde; Van Valiliği, Adliye Sarayı, Ceza İnfaz Kurumu, İl Emniyet Müdürlüğü, Askeri Binalar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının binaları, ek binaları, tesisleri ve müştemilatları ile yakın çevreleri, Şerefiye Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde bulunan Fekiye Teyran (Şehir) Parkı ile Merkez Bankası yanındaki Kent Meydanı, Bahçıvan Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde bulunan Sanat Sokağı ve girişi ile Sanat Parkı, basın açıklaması yapılamayacak yerler olarak belirlenmiştir."