Diyanet iştirak nafakasına göz dikti

Kadın Haberleri —

Berrin Sönmez

Berrin Sönmez

  • Gündemde olan 6.Yargı Paketi’nin hedef aldığı Medeni Kanun, nafaka ve boşanmalarda ara buluculuk düzenlemesi kadınları karara düşündürürken, Diyanet’in iştirak nafakasına ilişkin rapor hazırladığı ortaya çıktı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan EŞİK’ten Berrin Sönmez, kadınların haklarından vazgeçirilmeye çalışıldığını söyledi.

DİLAN BABAT / JINNEWS-ANKARA
AKP-MHP iktidarın sık sık gündeme getirdiği fakat tepkiler üzeren geri çekilen nafaka hakkın 6’ncı Yargı Paketi yeniden gündemde. Söz konusu pakette nafakanın süreye bağlanması beklenilirken, nafakanın sona erdiği tarih itibariyle, kadının gelirden yoksun olması durumunda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı üzerinden verilmesi planlanıyor. Yapılacak olan düzenlemelerin tam olarak nasıl yürürlüğü gireceği, uygulamadaki zorlukları ve kadına getireceği ağır yükümlülükler ise henüz kestirilemiyor.

Çocuklarına da bakmak istemiyorlar
Nafaka tartışmaları gündeme geldiğinden beri siyasi partilere çağrı yapan ve bu konuda mücadele eden Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), kadınların Medeni Kanun’da düzenlenen evlilik birliği içerisindeki hakları, boşanma aşamasındaki mal paylaşımı, ölüm halinde miras hakkı gibi tüm hakların, hatta Medeni Kanun’u tümden ortadan kaldırmaya yönelik girişimlerin yıllardır sürdüğünü belirterek söz konusu bu paketin de bunun en güncel örneği olduğunu belirtiyor. 
EŞİK üyesi Berrin Sönmez, nafaka hakkı ve Diyanet’in iştirak nafakasına ilişkin raporunu değerlendirdi.
6’ncı Yargı Paketi’nin belirsizlikler taşıdığını ve iktidarın toplumda kafa karışıklığını yaratmayı amaçladığını dile getiren Sönmez, nafaka hakkına dönük düzenlemenin 6’ncı Yargı Paketi’nde mi olacağı, 7’nci Yargı Paketi’ne mi ekleneceğini ya da bağımsız bir teklif olarak mı geleceğinden henüz emin olmadıklarını söyledi. Sönmez, “Topluma farklı farklı bilgiler empoze ediliyor buda kafa karışıklığı için kullanılıyor. Adı ne olursa olsun Meclis’e getirilecek olan bir hazırlık var.  O hazırlıkların içerisinde nafaka konusu yer alıyor. Sadece yoksulluk nafakası değil, iştirak nafakası da sınırlandırılmak isteniliyor” diye belirtti. İştirak nafakasın da sanki anneye verilen bir nafakaymış gibi yansıttıklarını belirten Sönmez, “Çocuklarına verdiği nafakaya da itiraz ediyorlardı” dedi.
 
Diyanet’in nafaka raporu!
İştirak nafakasında 18 yaşından sonrası için ciddi bir sınırlandırma getireceklerini dile getiren Berrin Sönmez, Diyanet tarafından kız çocuklarına 9 yaşına kadar erkek çocuklarına ise 12 yaşına kadar nafaka verilmesi üzerine rapor düzenlediğini belirtti. Sönmez, “Fuat Oktay’ın toplantısına Diyanet’te katıldığına göre buna göre bir şeyler olabilir diye endişe ediyoruz. Tedbir nafakası tamamen ortadan kaldırılıyor. Hızlı boşanma adı altında tedbir nafakasını da ağızlarını almadan yok edecekler. Hızlı boşanma adı altında kadınlar ve çocuklar için aile konutunun boşanma tamamlanıncaya kadar kullanılma usulü vardı. Bu durumda kadınlar ve çocukların aile konutunu kullanma hakları da ellerinden alınacak” ifadelerini kullandı. 
 
Yargı özelleştiriliyor
Pakette tartışılan bir diğer konunun arabuluculuk meselesi olduğuna dikkat çeken Sönmez, bunun yargının özelleştirilmesi anlamına geldiğini kaydetti. Mahkemelerin “yükünü azaltmak” adı altında yargı güvencesinin dışında anlaşma yöntemlerini dayattığını vurgulayan Sönmez, “Bu eşitsiz sistemde avantajlı olanın daha güçlü olacağı anlamına geliyor. Toplumsal baskı, ev içindeki baskı ve kadınların ekonomik yönden güçsüz olması nedeniyle arabuluculuk masalarında haklarında ikna yol ve yöntemleri ile belki de psikolojik şiddet uygulanarak haklarından vazgeçmeye zorlanacaklar” diye belirtti.
 
Kadınlar nasıl geçinecek
Tüm bu hakların Medeni Kanun’unla bağlantılı olduğunu ifade eden Berrin, sözlerine şöyle devam etti: “Nafaka hakkına yönelik saldırı ile kadınların var olan eşitsiz ortamda iş bulması mümkün olmayacak. Yoksulluk nafakasını evlilikle orantılı sürelerde kesmek hangi mantıkla geliştiriliyor. Yoksulluk nafakasının yasada varoluş gerekçesi yoksulluğun ortadan kaldırılmasına kadar geçen süre olarak belirtiliyor. Peşinen hangi kadının yoksulluğunun ne zaman kalkacağını kimse bilemez. Nafakanın kaldırılması için kadına miras kalması, kadının yeniden evlenmesi, kadının iş bulması gibi koşullar vardır. Peşin olarak ‘şu kadar süre’ dediklerinde kaç kadının hayat koşulları bu sürelere uyabilecek. Bu kesinlikle mantıksız, yasanın gerekçesine aykırı bir düzenleme olacak. Üstelik istihdam alanları çok düşük, ekonomik kriz var, esnaf kepenk indiriyor. Kadınlar bu durumda nasıl iş bulabilecekler. Bu durumu yoksul kadınların sırtına sarıyorlar.”
6’ncı Yargı Paketi ile kadınların istemedikleri hayata mâhkum edileceğini belirten Sönmez, kadınların kendi hayatlarına dair karar almasının engellendiğini kaydetti.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.