
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere, aynı zamanda avukatı olan vasisi Mazlum Dinç ile birlikte önceki gün İmralı Yüksek Güvenlik F Tipi Cezaevi’ne giden kardeşi Mehmet Öcalan, görüşmenin detaylarını DİHA’ya anlattı. Rojava için seferberlik çağrısı yapan Öcalan’ın, dört parçadaki Kürtlerin, bu seferberliği sürdürmelerini istediğini kaydeden Mehmet Öcalan, “Dört parçadaki Kürtler eğer birlikleri sağlanmazsa gelecek için durum çok parlak görülmeyebilir. Uluslararası güçler IŞİD’i kullanıyor. Onun için Kürtlerin, dört parçadaki birliklerinin sağlanması gerekir” dediğini söyledi.
Devlet neden çadırları yaktı?
Mehmet Öcalan, Türk devletinin Kobanê‘ye destek amacıyla sınırda kurulan çadırları yakması ve halk saldırmasını sorgulayan Öcalan’ın şunları söylediğini aktardı: “Çadırlar IŞİD’e karşı mücadele ve Kobanê halkıyla dayanışmak içindi. Eğer devlet, hiç kimseye yardım etmiyorsa peki neden o çadırlar yakıldı? O dayanışma çadırları kime zarar veriyordu? Bu saldırılar doğru değil. IŞİD’e karşı demokratik Kürt kurumları bir olmalı ve büyük bir mücadele vermelidir. Böyle yapılırsa başarı sağlanır. Parçalardaki Kürtler güçlerini birleştirmeli.”
Mehmet Öcalan, Kürt Halk Önderi’nin Suriye’de demokratik bir ordu kurulması önerisinde bulunduğunu; bu ordu içerisinde Suriye’deki bütün halkların yer alması ve en büyük mücadeleyi de gayri meşru olan IŞİD’e karşı birlikte vermeleri gerektiğini söylediğini belirtti.
Aşiretlere ‘barış’ çağrısı
Mehmet Öcalan’ın paylaştığına göre görüşmede değinilen bir diğer konu başlığı ise Hakkari’de geçtiğimiz günlerde iki aşiret arasında yaşanan kavga oldu. Mehmet Öcalan, bu durumun halka da aşiretelere bir fayda getirmeyeceğini; bazı güçlerin de gündemi değiştirmek istediğini belirten Öcalan’ın, olayın provokasyon olabileceğini söylediğini ifade etti. Kardeş Öcalan, Öcalan’ın kavgaya son verilmesini istediğini vurguladı.
Dinç’in paylaşımı
Öcalan ile görüşme gerçekleştiren bir diğer isim ise aynı zamanda avukatı da olan vasisi Mazlum Dinç oldu. 27 Temmuz 2011 yılından bu yana 3. yılını dolduracak olan Öcalan’ın avukatları ile görüşmesi hala engellenirken, avukatı Mazlum Dinç ancak vasilik tayini yoluyla müvekkili ile görüşebildi. Avukat görüşleri engellendiği gibi içerisinde bulunan sürece rağmen aile görüşünün de kısıtlandığına dikkat çeken Dinç, bu yönüyle müvekkilleri Öcalan’a yapılan komplodan bugüne kadar devletin kendi hukukunu bile uygulamadığının ortada olduğuna işaret etti.
Yyarım saatlik görüşmede kendisi şahsında Kürtlerin üzerinde uygulanan bu hukuksuzluk üzerinde konuştuklarını aktaran Dinç, Öcalan’ın şunları söylediğini paylaştı: “Bugüne kadar yürütülen mücadelenin bir sonucu olarak gelinen demokratik diyalog ve müzakere süreci aslında Kürtlerin ‘demokratik hukuk’ kapısından içeri girmesi mücadelesi oldu. Kürtler bugüne kadar imha ve inkar edildi. Bizler Kürtlerin hukukunu oluşturması için çaba veriyoruz. Kürtlerin hukuku derken burjuva hukuku değil, demokratik hukuktan bahsediyoruz. Bu çerçevede Kürtleri Türkiye ile bütünleştirmek istiyoruz. Sadece Kürtler de değil, Türkiye’deki tüm halkları ve farklılıkları, demokratik hukuk çerçevesinde demokratikleşme süreci olarak adlandırabiliriz.”
ÖMER ÇELİK/DİHA/İSTANBUL