2-5 Kasım tarihleri arasında yapılan 3’üncü Dünya Halk Hareketleri Buluşması Roma da başladı. Dünyanın beş kıtasından halk hareketlerinin katıldığı konferans demokrasi ve halklar, toprak ve doğa yerinden göç ve iltica sorunu konulu paneller çerçevesinde yürütülecek. Buluşmaya birçok halk hareketi temsilcisi yanı sıra, uzman, yazar, sendikacı, dernek, federasyon ve kardinaller katılıyor. 

Vatikan bünyesinde organize edilen buluşma 5 Kasım’da Papa Francois’nın halk hareketlerini karşılaması ile son bulacak. Buluşmaya Kürdistan heyeti olarak İtalya Kürt Enfermasyon Bürosu Temsilcisi Özlem Tanrıkulu ve Avrupa Kürt Kadın Hareketi Temsilcisi Nursel Kılıç katıldı.

Buluşmanın açılışını Barış ve Adalet Konseyi’den Kardinal Peter Turkson yaptı. İspanya Dünya Hıristyan İşçi Hareketi’nden MMTC Xaro Castello, Hindistan SDİ Federasyonu’ndan Jockin Arputham, Topraksız Halkların İşçi hareketi’nden Joa Pedro Stedile ve Arjantin’den Halk Ekonomisi İşçileri Konfederasyonu CTEP’den Juan Garbois da konuşmacı olarak katıldı.

Cardinal Turkson: Üç sözümüz var; toprak, dam ve iş. Bu mücadeleyi herkes kendi çapında veriyor. Zorla göçler yaşanıyor savaşlardan kaynaklı, ekonomik durumlardan kaynaklı. Ve bazı sanayı şirketler o arazilere el koydu. Sosyal bir dışlanma ama aynı zamanda çevre dışlanmasını da yaşıyoruz. İş inşacıları biz olmamız gerekiyor.

Xaro Castello: Roma’da içinde bulunduğumuz sistemin zorluklarını inceledik, ve hıristiyan insani bakış açısını geliştirdik. İnsanı özüne alan ve doğayı merkezine alan bir sistem oluşturmak istiyoruz. İnsanlık onurundan esinlenen bir iş anlayışı geliştirmek istiyoruz. Mahallelerin gerçekten toplumlara hizmet etmesini istiyoruz. Barışı yeniden inşa etme görevini aldık. Tarihimizi yeniden inşa etmemiz gerekir dedik Bolivya’da. Teknoloji insanlık onurunun hizmetine olmalıdır. 

Çevreye saygı duymamız gerekir. Konsensüse dayalı bir temel oluşturmamız gerekir. Öneriden eyleme geçmemiz gerekir.


Joa Pedro Stedile: Kapitalizmin çözümsüzlüğünü ortaya koymalıyız. Biz dünyadaki canlıların hayatını garantiye almalıyız. Bir çok ülkede doğa karşısında kriminal uygulamalar olmuştur. Politik bir kriz var iltica göç sorunu var. Ahlaki bir sorun ile karşı karşıyayız. İnsanlık dayanışma, eşitliği ve adalet ilkelerini yarattı ama kapital bize tam tersini söylüyor gençleri sadece tüketmeye yönlendiriyor. Egoizm sadece bireysel çıkarı pekiştiriyor. Kimse kendini kurtaramıyor. Dayanışma toplumu yoktur. Diyalog sadece artık dokunmatik telefonlara bağlı. Trajik ve zor bir süreçten geçmekteyiz. Alternatif bir sistemi yaratmak bizim hareketlerimizin rolüdür. 

Jokcin Arputham: Bende gecekondularda yaşıyorum. Yaşadığım şehirde insanların yüzde 60’ı gecekondularda yaşıyor. Kadınları inşaya kattık. Erkeklerin cebi var ama kadınların cebi yok. Kadınlar bilginin temelidir. Komünikasyonu onlar sağlıyor, kadınların gücünü kullanmak gerekir. Dünyada en büyük malvarlığı olan kilisedir, neden Papa Francoisya başvurmayalım? Ve biz dünyaya seslenmek istedik konuşmayı bırakın bir şeyler yapın.

Juan Grabois: Papa’nın aslında bir malvarlığı yok. Papa paranın diktatörlüğünden bahsediyor. Birlik olmak için ideolojik manipülasyon yapmamak gerekir. Kapitalin parası ve silahı var diğerlerinin ise sayısı var. Biz hareketlerimize yoğunlaşmamız gerekir. Kalbimiz temiz kalmalıdır. Eylemleri ortaklaştırmalıyız. Yöntem sorunu üzerine eylemlere yoğunlaşmalıyız.

Demokrasi ve halklar Paneli

Bu panele Grubo Abele’den Don Luigi Ciottoi Libera, Latin Amerika Brezilya Eğitim ve İşçi Sendikası‘ndan Beatrice Cerqueria ve Uganda ATGZU Ulaşım ve Genel İşçiler Birliği’nden John Mark Mwanika  katıldı. 

Gerçekleştirilen panelde konuşmacılar şunları söyledi: 

Beatrice Cequeria: Dil kolektif kimliğinin ifadesidir. Sosyal cinayetlerin mağdurların anısını burada hatırlatmak istiyorum. Meksikada hala katlediliyoruz kadın olduğumuz için. Mücadele etmeliyiz şiddete karşı birleşmeliyiz. Onur için mücadele etmeliyiz. Benim ülkem demokrasi eksikliğinden acı çekiyor. Brezilya da demokrasi öldü bu aslında Latin amerikanın yeni imajıdır. Biz kıtamızda kapitale karşı büyük mücadele verdik. Hangi demokraside yaşamak istediğimizi bilmemiz gerekir. Brezilya bir darbe yaşadı kapital ve adliye ittifakı sonucu. Ülkemizin meclisi farklılıkların iradesini temsil etmiyor. Kadınların iradesini temsil etmiyor. Temsili demokrasi hayata ve fakirlere hizmet etmiyor.

Don Luigi: Sokak her zaman bizim alanımızdır özgürlük için. Geleceğe bakmak istiyorsak insanlara onurlu yaklaşmak gerekir. Umut olamaz umuttan dışlanan insanlara ulaşamazsak. Çünkü umut herkesindir. 

Kürtlerin demokrasi mücadelesine destek verin

Akşam oturumunda demokrasi ve halklar çalışma grubu gerçekleşti. İtalyanca ve Fransızca dilleri üzerinden yapılan çalışma grubunda Kongo, Tunus, Roman haklarından, Fransız halklarını temsilciler katılırken, Kürdistan’ı temsilen Uluslararası Kürt Kadın Hareketi temsilcisi Nursel Kılıç katıldı ve bir konuşma yaptı.

Kılıç konuşmasında dünyada demokrasi mücadelesi ve dayanışma ittifakları konusunda bir konuşma yaptı. Kılıç, “Rojava modeline, demokratik özerkliğe, tabandan halkların kendini örgütleme modeline, kadın özgürlük boyutu, eş başkanlık sistemi, halk eğitimleri ve meclislerin mücadelesine değindi. Yine Kuzey Kürdistan ve Türkiye’de yürütülen demokrasi mücadelesine dünya halklarının destek vermesi talebinde bulundu. Ayrıca ‘Stop Erdoğan’ kampanyasına katılım çağrısı yaptı.


TOPRAK DÊRSİM / ROMA