Durum 2016’dan daha kötü
Dünya Haberleri —

Brigitte Van Den Berg
- Avrupa Konseyi’nde kabul edilen HDP’li belediyelere kayyum atanmasını eleştiren denetim raporunun raportörü David Eray, “Türkiye'de şu anki durum, kayyum atamalarının başladığı 2016’dan farklı değil. Hatta belki de daha kötü” dedi.
BARIŞ BALSEÇER/STRASBOURG
Avrupa'da yerel yönetimlerin parlamentosu konumundaki Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi (AYBYK), Çarşamba günü Strasbourg'da Türkiye denetim raporunu tartışıp oyladı. Rapor, Türk tarafının ‘terör tanımının değiştirilmesi veya sınırlandırılması’ itirazlarına rağmen, 21’e karşı 100 oyla kabul edildi, 6 vekil çekimser kaldı.
Raporda, ‘terörizm’ kavramının geniş çerçevede yorumlanması, seçilmiş belediye başkanlarının görevden alınarak yerine kayyumların atanmasının “vatandaşların demokratik seçiminin ciddi hak ihlali ve Türkiye’de yerel demokrasinin düzgün işleyişini engellediği” belirtildi. Valilerin kayyum olarak atanması, kimi belediye başkanlarının azledilerek görevden uzaklaştırılması ve seçimi kazanan bazı HDP’li belediye başkanlarına Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından mazbata verilmemesinin ise Türkiye’nin de taraf olduğu Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın aykırı olduğu vurgulandı. Türk hükümetinin, geçmiş dönemde hazırlanan tavsiye kararlarına uymadığı da not edildi.
Bakanlar Komitesi'ne tavsiye
AYBYK, Avrupa Konseyi’nin icra organı olan Bakanlar Komitesi'ne yönelik tavsiye kararında ise ‘terörle mücadele’ mevzuatındaki ‘terörizm’ tanımını değiştirmesi, yargı kararı olmaksızın belediye başkanlarının azledilme ve kayyum atama uygulamalarına son vermesi için yasal değişiklikler yapması yönünde Türk devletine çağrıda bulunulması talep edildi.
Demokrasiye ket vuruluyor
Denetim raporu ve karar metinleri AYBYK Türkiye raportörleri Vladimir Plebilic (Slovenya) ve David Eray (İsviçre) tarafından hazırlandı. Genel kurulda konuşan raportör David Eray, Avrupa Konseyi organlarının daha önce de Türkiye’de seçilmişlerin ‘terörizm’ iddialarıyla gözaltına alınmaları ve tutuklanmalarını endişeyle karşıladığını açıkladığını hatırlattı. Belediye başkanları yerine atanmış kayyumların göreve getirilmesinin, yerel demokrasi uygulamalarına ket vurduğunu ifade eden Eray, “Maalesef geçen yıl gördüğümüz durum, kayyum atamalarının başladığı 2016’dan farklı değil. Hatta belki de daha kötü” dedi.
Türk tarafına çağrı
Türkiye’deki Terörle Mücadele Kanunu’nu da eleştiren Eray, ‘terörizmin’ aşırı geniş bir biçimde tanımlanmasının siyasi özgürlükleri kısıtladığını belirterek bu tanımın değiştirilmesi gerektiğini vurguladı. Eray, Türk otoritelerine ise şu çağrıda bulundu: “Mahkeme kararı olmadan belediye başkanlarını görevden almayın. Masumiyet karinesinden yola çıkmak ve demokratik olarak seçilen temsilcilerin göreve gelmesi ilkesine saygı gösterilmesi gerekiyor.”
David Eray
Vladimir Plebilic ise Türkiye’nin Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nı 1992’de onaylamış olmakla birlikte, bu belgeye en çok çekince koyan Avrupa ülkelerinin başında geldiğine dikkat çekti.
HDP’lilere haksız itham
Hollanda delegasyonundan Brigitte Van Den Berg de raporun Türkiye’de yerel yönetimler ve demokrasiye yönelik ciddi endişelere işaret ettiğini söyledi. Çok sayıda seçilmiş kişinin ‘terör’ suçlamalarıyla görevinden alındığına dikkat çeken milletvekili “Hepsi seçilmiş siyasetçiler ve yerel demokrasimizin parçası ve haksız olarak ‘terörle’ suçlanıyor, yanlış yere itham ediliyorlar” diye konuştu. Milletvekili, AYBYK de Türkiye’deki gelişmeleri daha yakından takip etmesi çağrısında bulundu.
HDP’li 48 belediye gasp edildi
Erdoğan rejimi 2016’dan itibaren Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) seçimle kazandığı belediyelerine kayyum atayarak gasp etmişti. HDP Silopi Belediyesi Eşbaşkanı Adalet Fidan da genel kurulda yaptığı konuşmada HDP’li belediyelere yönelik kayyumlar hakkında detaylı bilgi verdi: “65 belediyemizden 48’ine kayyum atandı. Sadece 6 belediyemize kayyum atanmadı, bunlardan biri de eşbaşkanı olduğum Silopi Belediyesi’dir. 31 Mart 2019 seçimleri sonrasında 6 belediye eşbaşkanı, 3 il genel meclis ve 45 belediye meclis üyemize mazbataları verilmedi. Seçimden 3 ay sonra Van, Diyarbakır ve Mardin belediyelerine kayyum atandı. 48 belediyeye kayyum atanması demek aynı zamanda 1139 belediye meclis üyesinin seçilme hakkının gaspıdır. Bu belediye meclis üyelerinden 807 kişi HDP’den seçilmiştir. Bu aynı zamanda 4 milyon insanın seçme hakkının gaspıdır.”
Adalet Fidan
Önceden planlanmıştı
Fidan konuşmasında ayrıca YSK’nin adaylıklarını kabul etmesine rağmen seçimleri kazandıktan sonra kimi HDP’li belediye başkanına mazbatalarını vermemesini “önceden planlı” olduğunu söyledi. Fidan, “Tüm meclisler feshedilmiş durumdadır. Belediye eşbaşkanlarımız yerine kayyum atanmıştır. Kayyum atanan belediyeler ise tek kişiyle yönetiliyor” dedi.
Suçlamalar absürt
Fidan ayrıca HDP’li seçilmişler hakkında açılan soruşturmalara dair de genel kurulu bilgilendirdi. Fidan, tutuklanan eşbaşkanlar hakkında partileri HDP’nin düzenlediği seçim tanıtım programları ile 8 Mart ve 25 Kasım eylemlerinde katıldıkları için açılmış absürt suçlamalar bulunduğunu söyledi. Fidan katledilen bir kadınla ilgili yapılan basın açıklamasına katılmaktan kendisine de dava açıldığını söyledi.







