Bu başarı, diktatörün başarısızlığı anlamına geliyordu. Erdoğan’ın başkanlık rüyası, HDP’nin zaferi sayesinde devrilme kabusuna dönüştü. Devrik iktidar, şimdi sivil cunta rejimiyle 7 Haziran’da kaybettiğini tahkim etme arayışında. Erdoğan Cuntası, 1 Kasım’da yapacağı “tekrar seçimde” ise darbeyi taçlandırmayı umuyor.
HDP’nin rejimi temellerinden sarsan 7 Haziran başarısına, Avrupa’daki Kuzey Kürdistan ve Türkiyeliler de eşine az rastlanır bir emekle katkı sundu. Belki 400 bin oy hedefine ulaşılamadı; ancak onlarca farklı kurumun, toplumun her renginin dahil olduğu çalışmalarda önemli bir enerji açığa çıktı. Şimdi aynı enerji, 1 Kasım’daki seçimler için seferber ediliyor. 7 Haziran öncesinde kurulan Koordinasyon’u yeniden aktifleştiren HDP destekçileri, bir yandan savaşa karşı seslerini yükselterek Türk devletinin katliamcı politikalarını ve Kürt halkının direnişini Avrupa toplumuna anlatırken, diğer yandan “tekrar seçimde” eskiyi aşan bir başarı yakalamaya gayret ediyor. Hedef, Avrupa’da birinci parti olmak.
PolitikART’ın bu sayısını seçimlere ayırdık. Zira Türk devleti yönetiminde faşist saldırıların yoğunlaştığı, Kürt iradesinin hiçe sayıldığı bu dönemde HDP’yi konuşmak, barışı konuşmakla eşdeğer.
İlgiyle okumanızı ve çalışmalarınıza katık etmenizi umarız.
174. PolitikART’ta görüşmek üzere!