
Efrîn sınırında 22 ‘özel güvenlik bölgesi’ ilan edildi ve sınıra 1 kilometreden fazla yaklaşana ”Vur” emri verildi. Söz konusu bölgelerde, son 6 yılın en büyük askeri hareketliliği görülüyor. Şehba ve Efrîn halkı ise savunma güçleriyle birlikte işgale karşı direniş kararlılığında.
Halep’e bağlı bir vilayet olarak anılan; 5 büyük kent ve 600 köyden oluşan Şehba’da, 2011’den bu yana yaşam hiç normalleşmedi. 2011’de başlayan ayaklanmalarla sırasıyla ÖSO ve DAİŞ tarafından işgal edilen Şehba’nın büyük bölümü, 24 Ağustos 2016’dan beri Türk devleti ve bünyesindeki çetelerin işgali altında. Cerablus, Exterîn, Rai ve Bab’ın ardından Şehba’nın kurtarılmış alanlarını ve Efrîn’i hedef alan Türk devleti, Şehba’ya her gün yeni saldırılar düzenleyerek sivilleri katlediyor.
Türkiye, sınırına son yılların en büyük askeri yığınağını yaptı. Hatay’ın sınır ilçeleri olan Reyhanlı, Kırıkhan ve Hassa ilçelerinde sınır boyunca yüzlerce tank ve binlerce asker konuşlandıran Türkiye, hem sınırdan hem de himayesindeki çeteler üzerinden Efrîn köylerini sürekli taciz ediyor.
6 yılın en büyük yığınağı
Efrîn sınırına son 6 yılın en büyük askeri yığınağı yapılıyor. Reyhanlı, Kırıkhan ve Hassa ilçeleri arasında kalan 22 bölge ‘özel güvenlik bölgesi’ ilan edildi. Güvenlik bölgelerinin tamamı Efrîn’in karşısında yer alırken, olası bir saldırıda bu bölgelerden savaş hattına güç kaydırılması hesaplanıyor. Bu bölgelere giriş yasağı konuldu; sınıra 4 kilometre kala jandarma ve polis arama noktaları kuruldu.
Uyarısız ‘vur’ emri
Reyhanlı sınırında askerliğini yapan, güvenlik gerekçesiyle adını vermek istemeyen bir asker, Efrîn sınırının her yerine askerlerin yerleştirildiğini ve bunların da tank, havan ve obüs toplarıyla desteklendiğini kaydetti. Sınır hattına kimsenin yaklaştırılmadığını dile getiren asker, özellikle Efrîn sınırına 1 kilometre yaklaşana uyarı yapılmadan ‘vur’ emri verildiğini söyledi.
Tarlalara gidilemiyor
Reyhanlı ve Kırıkhan’ın sınırı köylerinde yaşayan köylüler, hudut karakollarından izin almadan tarlalarına gidemiyor; saat kaçta işe başladıkları, kaçta işi bitirdikleri, kaç saat mola verdikleri, kaç saat çalıştıkları gözetleme kulelerindeki askerler tarafından kaydediliyor.
Yollar askeri araç dolu
Reyhanlı-Antakya yolu, Cilvegözü Sınır Kapısı ve Efrîn köylerine bakan sınır hattına giden askeri yollardaki konvoylar göze çarparken, özellikle Kırıkhan’ın Yalangoz, Perişan köyleri ile Reyhanlı’nın Bükülmez, Kuşaklı ve Hamda köyleri arasında bulunan alanda onlarca tankın konuşlandığı dikkat çekiyor.
Atme’de hareketlilik
Reyhanlı ilçesinin karşısında bulunan İdlib’e bağlı Atme kentinde yoğun hareketlilik göze çarpıyor. Savaşın başladığı ilk yıllarda ÖSO denetimine geçen, ardından El Nusra’nın ÖSO’dan aldığı kentte bir mahalleden daha büyük bir kamp kuruldu ve bu kampta resmi olmayan verilere göre 250 binin üzerinde insan yaşıyor. Kampta silahı çete elemanlarının sayısı azımsanmayacak derecede çok. Bunların, burada silah ve bomba eğitimlerinden geçtiği daha önce basına yansımıştı. Son günlerde Atme kentinin Efrîn’in Cinderis köyüne bakan tarafında çetelerin hareketliliği görülürken, Efrîn’de yerel kaynaklardan alınan bilgilere göre, bu guruplar buralara mevzilendi ve zaman zaman Cinderis köylerine taciz ateşi açıyor.
Savaşmaya hazırız
Türk devletinin saldırılarına ilişkin ANF’ye konuşan Efrîn Savunma Konseyi Başkanı Behçet Abdo, yüzbinlerce kişinin savaşmaya hazır olduğunu belirtti.
Suriye’de bel bağladığı çeteler yenildikçe Türk devletinin daha da azgınlaştığını kaydeden Abdo, saldırılarını şu an en fazla Şehba alanı üzerinde yoğunlaştırdığını; bu alanlara durmadan top atışları yaparak sivillerin yaralanmasına ve şehit düşmesine neden olduğunu söyledi. Türk devletinin Şam, Halep, yani Suriye’nin tümünden kaçan çeteleri toplayarak üzerlerine salmaya çalıştığını vurgulayan Abdo, şunları söyledi: ”Kendi askeriyle Cerablus-Bab alanını işgal edebildi ama Efrîn alanına girmeyi başaramayacak. Şimdi top atışlarıyla devam ediyor. Şehba alanında çok sayıda sivilin ölümüne ve yaralanmasına sebep oldu. Elimize geçirdiğimiz bilgi ve belgeleri uluslararası toplumla paylaşıyoruz. Türk devleti bütün Kuzey Halep alanını işgal etmek istiyor. Asıl terör uygulayan kendisi.”
Onların sonu olur
Efrîn’e yönelik bu saldırılara karşı direniş ve zafer için tedbir ve örgütlenmelerini sağlamlaştırdıklarını; hem askeri hem de siyasi olarak tetikte olduklarını dile getiren Abdo, şöyle devam etti: ”Biz savaşa hazırız ve Efrîn topraklarını Türk işgaline terk etmeyeceğiz. Türk devletinin Efrîn’e saldırısı, Efrîn ve Rojava Devrimi’nin sonu olmayacak; aksine, Türk devleti ve Erdoğan rejiminin sonunu getirecek. Efrîn saldırısı onların sonu olacak.
500 bin insan hazır
Efrîn ve Efrîn coğrafyasını küçük görmesinler; sandıkları gibi kolay bir lokma olmayacak! Efrîn genelinde 500 yüz bine yakın insan var ve bu insanların hepsi de savaşmak için hazır. Halkımız şimdi tam bir halk ordusu halini almış durumda. Efrîn’in direniş ve zaferi Rojava’nın birlikteliği olacaktır. Bu zafer sadece Rojava ile sınırlı kalmayacak; bu Kuzey Kürdistan’ı da etkileyecek.”
Efrîn, devrimin parçasıdır
Efrîn Kantonu’nun, Rojava topraklarının ve Rojava Devrimi’nin bir parçası olduğunun altını önemle çizen Abdo, Rojava Devrimi ile kendilerini örgütlemeye ve yönetmeye başladıklarını ifade etti. ”Şimdi daha özgür çalışıyor, yaşıyor ve üretiyoruz” diyen Abdo, Suriye rejimini istemedikleri kadar Türk işgal ve sömürgeciliğini de kabul etmeyeceklerini söyledi.
Efrîn halkının seferberlik haline girdiğini; bunun için askeri ve toplumsal örgütlülüğünü iyice tahkim ettiğini kaydeden Efrîn Savunma Konseyi Başkanı Behçet Abdo, ’Ya serkeftin ya serkeftin’ (ya başarı ya başarı) şiarının bütün Efrîn temel hedefi olduğunu vurguladı.
Tüm Şehba kurtarılacak
”Türk devleti, İskenderun’u nasıl aldıysa bugün de Şehba ve Efrîn’i öyle almak istiyor” diyen Şehba Yürütme Meclisi Eşbaşkanı Cihan Xidro, Şehba halkı olarak bu işgali kabul etmediklerini vurguladı. Xidro, ”Şehba, Türk devletinin DAİŞ’ten hiçbir farkının kalmadığını gördü. Bizim direnişimiz aslında tüm Kuzey Suriye için de tarihi nitelikte olacak” diye konuştu.
Şehba ve Efrîn halkının direnişinin öncülerinden biri de Şehba Yürütme Meclisi Eşbaşkanı Cihan Xidro. Bab’a bağlı Telaşir köyünden. Köyü şu anda Türk devletinin işgali altında. Ağustos 2013’te ÖSO’nun daha fazla Türk devletinin denetimine girmesiyle bir Kürt gücü olan El Ekrad Cephesi’nin bölgeden çıkarılması üzerine diğer Kürtler gibi o ve ailesi de Efrîn’e göç etmek zorunda kalmış. Cihan Xidro, Şehba’nın 100’e yakın köyü Ceyş El Suwar (Devrimci Güçler) tarafından özgürleştirildikten sonra Şehba’ya geri dönmüş. Xidro, Türk devletinin Şehba’daki işgal harekatının yaşattıklarını, Şehba’nın kurtarılmış bölgelerini ve Efrîn’i kapsayan işgal planına tepkilerinin nasıl olacağını anlattı.
Şehba’nın bir bölümünün Devrimci Güçler tarafından özgürleştirilmesi ardından döndüklerini ve Şehba Yürütme Meclisi’ni kurarak çalışmaya başladıklarını belirten Cihan Xidro, Şehba’nın kurtarılmış alanlarına son birkaç ay saldırıların arttığını fakat bunların son bir aydır hiç durmadığını söyledi. Xidro, son saldırıları ve sonuçlarını şöyle aktardı: ”Türk devleti Şehba’da sivilleri katlediyor. Bir hafta içinde önce önce Kefer Antuan diye bir köyü vurdular; 9 kişilik aileden 4’ü şehit düştü, 3’ü yaralandı. Yaralıların da durumu çok iyi değil ve halen hastanedeler. 10 Temmuz’da Til Rıfat, Kefernas, Ehras’ı vurdu. Ehras’a 4 top düştü; 2 kadın yaralandı. Til Rıfat’a 25 top düştü; 2 genç yaşamını yitirdi, 3 kişi de yaralandı. Durumları da ağır.”
Kalıcı olmak istiyor
Zaten 5-6 yıllık çete işgalinin de Türk devletine vekaten olduğunu hatırlatan Xidro, Türk devletinin Şehba’nın kurtarılmış alanlarını ve Efrîn’i hedef alarak bir yandan kendini kalıcılaştırmak istediğini, diğer yandan da demokratik ulus ekseninde kurdukları sistemi bertaraf etmek istediğini söyledi. ”Özgür Şehba dediğimiz alan sadece fiziki olarak özgürleşmedi, ardından yaptığımız çalışmalar ve kurduğumuz sistemle halklar iradelerini özgür-ortak yaşamdan yana belirledi” diyen Cihan Xidro, Kürtlerin, Arapların ve Türkmenlerin birbiriyle düşman ve çatışmalı olmasını isteyen Türk devletinin Şehba’nın işgal altındaki bölgelerinde her türlü kirli politikayı uyguladığını kaydetti.
Kürt köylerini boşalttı
Türk devletinin Şehba’da işgal altında tuttuğu bölgelerde yaptıkları bilinirse neden demokratik ulusa düşman olduğunun daha iyi anlaşılacağını vurgulayan Cihan Xidro, kendi köyünün de işgal altında olduğunu hatırlatıp şöyle devam etti: ”Türk devleti Kürtleri baskı, zulüm ve katliamla Şehba’dan zorla göç ettirdi, ettirmeye çalışıyor. DAİS döneminde bile yapılmayan köylerin zorla boşaltılması durumu yaşandı. 80’den fazla Kürt köyü zorla boşaltıldı. Dudiyan gibi Kürt köylerini tank ve savaş uçaklarıyla yerle bir ettiler. İçinde insan kalmadı. Oradaki Kürtlerin çoğu Efrîn ve Minbic’e geçti. Onlarla birlikte geçen Arap insanlarımız da çok oldu. Katliam, işkence, talan, kaçırma ve fidye de cabası.”
İkili politika uyguluyor
Türk devletinin iç içe ikili bir politika izlediğini belirten Cihan Xidro, şöyle izah etti:
* Türkiye sınırına yakın bölgelerde daha esnek bir politika uyguluyor. Halkın gözünde işgalini şirinleştirmeye çalışıyor. Yıkılan evler için para veriyor, yol ve hastane yapıyor, elektrik veriyor.
* 15 kilometreden öteye bizim alanlarımıza yakın bölgelere ise tam tersi bir uygulama var. Oralara daha çok baskı yapıyor. Askeri üslerini daha fazlalaştırıyor.
Askeri üsleri çoğalttı
Xidro, askeri üsler hakkında ise şu bilgileri verdi: ”Exterin’de çok büyük bir askeri üs yaptı. Cephel Akil’de, Şaho köyünde büyük askeri üsler yaptı. Son dönemlerde de zaten Şehba ve Efrîn’i işgal etmek için Mare’nin bizim sınırımıza yakın olan onlarca köyünü operasyon bölgesi haline getirebilmek için zorla boşalttı. Şehba’nın işgal altındaki bölgelerinde Türk devletine bağlı çetelerin ciddi bir zulmü, talanı, işkencesi var. Yine Türk devletinin bazı yerlerde zulmü, bazı yerlerde de ciddi asimilasyon politikaları var.”
Ajanlaştırma ve işbirlikçilik
Şehba’nın işgal altında olan bölgelerinin bir kısmının Kilis Valiliğine bağlandığına dikkat çeken Cihan Xidro, Türk devletinin Şehba’da uyguladığı ajanlaştırma ve işbirlikçileştirme politikasını da anlattı: “Oradan aldığımız bilgilere göre; Antep’ten gelen MİT elemanları halkla toplantı yaparak ‘her köy bize 20-30 erkek verecek. Biz bunları eğitip jandarma yapacağız’ demiş. Böyle aldıkları insanlara da 400-500 dolar para vererek, kendi işgalinin ortağı, halkına karşı kendi jandarması yapıyor. Şehba halkını ÖSO, DAİŞ ve en son kendi zulümleriyle ekonomik olarak da yoksul bıraktı. Şimdi de işgali altındaki bölgelerde hem zoru hem de parayı kullanarak kendi işbirlikçilerini, jandarmalarını yaratıyor.”
Türklere boyun eğmeyeceğiz
Özgür Şehba ve Efrîn halkının Türk devletinin işgal saldırılarına boyun eğmeyerek Devrimci Güçler ve YPG’yle birlikte direneceğini ifade eden Cihan Xidro, son olarak şunların altını çizdi: ”Türk devleti, İskenderun’u nasıl aldıysa bugün de Şehba ve Efrîn’i öyle almak istiyor. Şehba halkı olarak bu işgali kabul etmiyoruz. Türk devletinin işgal ve asimilasyon politikaları altındaki Şehba’nın alanlarında yaşayan halk da artık bu işgali kaldıramıyor. Biz direnişimizle Şehba’nın tüm halklarını özgürleştireceğiz. Şehba, Türk devletinin DAİŞ’ten hiçbir farkının kalmadığını gördü. Bizim direnişimiz aslında tüm Şehba ve Kuzey Suriye için de tarihi nitelikte olacak.”