
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), Ekim ayı iş cinayetleri raporunu açıkladı. “OHAL işçi sağlığına zararlıdır” denilen raporda, yılın ilk 10 ayında en az bin 683 işçinin, Ekim ayında ise en az 182 işçinin yaşamını yitirdiği duyuruldu.
Olağanüstü Hâl (OHAL) sonrası işçilerin hak arama mücadelesine ağır baskı uygulandığı ve grevlerin dahi yasaklandığı belirtilen raporda, “İşçilerin korkutulduğu ve sindirildiği bir koşulda, işçi sağlığı ve güvenliğinden bahsetmek mümkün değildir. Nitekim OHAL’le beraber iş cinayetlerinde yüzde 10’luk bir artış meydana geldi. Yine OHAL koşulları o kadar keyfidir ki KHK’ler ile birlikte tek bir kişinin akşam aklına gelen, sabah kanun olabilmektedir. Yaz saati uygulamasından kış lastiğine kadar darbe girişimiyle uzaktan yakından ilgisi olmayan hemen her konu KHK’ler ile düzenlenmektedir. Özetle işçi hakları mücadelesinin önündeki güncel pratik engel olarak OHAL kaldırılmalıdır” denildi.
Savaş ekonomisi haline geliyor
“Savaşa değil İSİG önlemleri için bütçe” denilen raporda, şu ifadeler yer aldı: “Motorlu taşıtlar vergisi, özel tüketim vergisi, harçlar vs. Üst üste zamlar geliyor ve tartışılan sadece zam oranları. Enflasyon resmi olarak yüzde 12’ye ulaştı, dolar 4 TL sınırına dayandı, gençlerin dörtte biri işsiz. Çünkü ekonomide üretkenlik yok ve yapılan harcamalar silahlanmaya gidiyor. ABD ile uçak Rusya ile S-400 füze anlaşması yapılıyor, iç güvenliğe önemli bir kaynak ayrılıyor, yani Türkiye ekonomisi bir savaş ekonomisi haline geliyor. Zaten Maliye Bakanı 'silahlanma için ya dış borç alacağız ya da vergileri artıracağız' dedi. Türkiye toplumu savaş psikolojisine sokuluyor. İktidar, toplumu açıkça savaşa hazırlayıp savaşı normalleştirmeye çalışıyor. Yani ‘Biz savaş yapacağız, biz savaş politikası izliyoruz ve onun için sizin vergilerinizi buraya harcayacağız, sizden daha fazla para alacağız, sizi daha fazla yoksullaştıracağız’ diyor. Savaşa değil eğitime, sağlığa bütçe. İşçilerin ölmemesi, sakat kalmaması, yaralanmaması için bütçe. Çünkü her gün 8-10 işçi çalışmak için evinden çıkıyor ve bir daha geri dönemiyor.”
10 ayda bin 683 işçi
Raporda, her gün güncellenen bilgiler ışığında Ekim 2017’de en az 182 ve ilk on ayında ise en az bin 683 işçinin yaşamını yitirdiği paylaşıldı. İSTANBUL
İşsiz sayısı 6 milyonu aştı
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi (DİSK-AR) Türkiye İstatistik Kurumu TÜİK’in 16 Ekim 2017 günü açıkladığı Temmuz 2017 dönemi Hanehalkı İşgücü Araştırması ile İŞKUR’un Ekim 2017 işe yerleştirme istatistiklerini ve Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) Haziran 2017 sigortalı verilerini birlikte değerlendirdi. Buna göre; zorunlu sigortalı işçi sayısı 265 bin azaldı. Çırak, stajyer ve kursiyer sayısı 1,3 milyon arttı. Gerçek işsiz sayısı 6,1 milyon. Geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 17,7. Kentlerde her dört gençten biri işsiz. Genç kadın işsizliği ise 27,5.
Saray kendisi kadar harcadı
1.3 milyara mal olan Saray, bir yılda neredeyse aynı miktarda harcadı; 1 milyar 292 milyon TL. Saray’ın sadece temizliği için harcanan tutar ise 5.5 milyon TL oldu.
Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen “Cumhurbaşkanlığı 2016 Yılı Bütçe Giderleri Kesin Hesap Cetveli” Sayıştay’ın Cumhurbaşkanlığı’na ilişkin 2016 yılı denetim raporunda yer almayan bazı harcalamaları da ortaya çıkardı. Kesin Hesap Cetveli’ne göre, 2016’da Saray’ın Sayıştay raporlarında “toplam” olarak kaydedilen harcalamalarındaki bazı kalemler şöyle:
* Yazı araçları, yazım, çizim ve ölçüm araç ve malzemeleri, kâğıt ürünler, yazıcı, fotokopi ve baskı makinesi malzemeleri, küçük kırtasiye gerek ve malzemeleri gibi genel “kırtasiye malzemeleri” kalemi için 1 milyon 540 bin 858 TL.
* Tek kullanımlık mutfak eşyaları için 405 bin 986 TL. Servis ve saklama kapları için 118 bin 595 TL. Sofra ve çatal-bıçak takımları için 158 bin 831 TL.
* Beslenme/gıda ve mutfak cihaz ve aletleri için 3 bin 655 TL.
* Temizlik malzemeleri için 689 bin 766 TL, temizlik araç ve gereçleri için 485 bin 211 TL, temizleme ve dezenfeksiyon solüsyonları için 873 bin 941 TL olmak üzere “temizleme ekipmanları” için toplamda 2 milyon 48 bin 920 TL. Yıkama, temizleme ve ütüleme cihaz ve araçları için 3 milyon 553 bin 92 TL. Böylece temizlik için toplam 5.5 milyon TL.
* Giyecekler için 3 milyon 85 bin 394 TL, mefruşat ürünleri için 2 milyon 20 bin 139 TL.
İçecek için 610 bin TL
* İçecek grubunda, sadece alkolsüz içecek alımı yapıldı: 610 bin 653 TL.
* Baharat ve çeşniler ile çikolata ve tatlandırıcılar için 104 bin 625 TL
* Kuş ve kümes hayvanları, balık, köpek ve kedi ve diğer hayvanlar olmak üzere “yem grubu” kalemi için toplam 44 bin 160 TL.
* Otomobil lastikleri için 699 bin 543 TL, minibüs ve kamyonet lastikleri için 11 bin 799 TL, kamyon ve otobüs lastikleri için 13 bin 752 TL, traktör ve iş makinesi lastikleri için 3 bin 841 TL olmak üzere “nakil vasıtaları lastikleri” toplamda 728 bin 936 TL. Taşıtların yedek parçaları için 244 bin 813 TL. Taşıtlar için toplamda 973 bin 749 TL.
* Hediye amaçlı taşınır malzemeler için 1 milyon 396 bin 947 TL. Güvenlik, korunma ve gösteri amaçlı tüketim malzemeleri için 424 bin 488 TL.
Ücretliye enflasyon çarptı
Artan enflasyon nedeniyle memurun bir aylık kaybı 53 liraya çıktı. Asgari ücret enflasyon karşısında alım gücünü yüzde 3,8 seviyesinde kaybetti.
Kamu çalışanları ile memur emeklilerinin maaşlarına Ocak 2017’de yüzde 3; Temmuz’da ise yüzde 4 zam yapıldı. İlk 6 ayda ortaya çıkan enflasyon farkına mahsuben de ayrıca yüzde 2.92 enflasyon farkı verildi. Temmuz 2016’dan Ekim 2017’ye kadar memur ve emekli maaşlarına toplam kümülatif yüzde 10.12 zam yapıldı, maaş zamları gerçekleşen enflasyonun gerisinde kaldı. Ekim 2016 - Ekim 2017 arasındaki bir yıllık sürede maaşlar yüzde 1.78 oranında eridi. Bu oran her memur için farklı olmakla birlikte aylık ortalama 53 liralık bir kayıp anlamına geliyor.
Birleşik Metal İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM) tarafından hazırlanan Enflasyon ve Hayat Pahalılığı Ekim 2017 Dönem Raporu’nun sonuçlarına göre, asgari ücret geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 7.9 artış göstererek AGİ (Asgari Geçim İndirimi) dâhil bin 404 TL seviyesinde. Buna karşın Ekim ayı enflasyon oranı resmi olarak yüzde 11,9 olarak gerçekleşti. Asgari ücret geçtiğimiz yılın aynı ayına göre enflasyon karşısında alım gücünü yüzde 3,8 seviyesinde kaybetti. Aylık alım gücü kaybı ortalaması yılın ilk 10 ayı için yüzde 2,9 olarak gerçekleşti.
Ekim 2003-Ekim 2017 dönemleri arasında genel TÜFE yüzde 213 artış gösterirken bu oran düzenli ücretlilerde yüzde 232, yevmiyeli çalışanlar için yüzde 245, emekli aylığı ile geçinenlerde yüzde 237, nüfusun en yoksul yüzde 20’lik kesiminde yüzde 241 oldu. En zengin yüzde 20’lik dilim için ise enflasyon yüzde 228 olarak gerçekleşti. Buna göre enflasyon hesaplaması yoksulu daha da yoksullaştırdı.
Dövize yine müdahale
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Zorunlu Karşılıklara ilişkin basın duyurusu yayınladı. Buna göre Merkez; rezerv opsiyonu mekanizması kapsamında döviz imkan oranı üst sınırını yüzde 60'tan yüzde 55'e indirdi.
Merkez Bankası tarafından, son dönemde piyasalarda ekonomik temellerle uyumlu olmayan sağlıksız fiyat oluşumları gözlendiği ileri sürülerek, "Bu durum dikkate alınarak, fiyat istikrarına ve finansal istikrara destek sağlanması maksadıyla rezerv opsiyonu mekanizması kapsamında Döviz imkanına ilişkin üst sınır ile dilim aralıklarında değişiklik yapılmıştır. Buna göre, rezerv opsiyonu mekanizması kapsamında Döviz imkan oranı üst sınırı yüzde 60'tan yüzde 55'e düşürülmüş, tüm dilim aralıkları da 5'er puan aşağı çekilmiştir. Söz konusu değişiklik ile yaklaşık 5,3 milyar TL likiditesi piyasadan çekilecek olup, yaklaşık 1,4 milyar dolar tutarında döviz bankaların kullanımına geçecektir" ifadelerine yer verildi.
Dolar yeni haftaya 3,8740 liradan, Euro ise 4,5020 liradan başladı. Merkez Bankası’nın müdahalesiyle 2 puanlık düşüş yaşandı.
Madencilerden eylem
Siyasi iktidarın Türkiye Taşkömürü Kurumu'nu (TTK) özelleştirmesine ilişkin çabasının ardından Genel Maden İşçileri Sendikası'nın (GMİS) Ankara'da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu ile yaptığı görüşmeden istenilen sonuç alınamamıştı. Bu gelişmeye madencilerin tepkisi gecikmedi. Zonguldak'ta Türkiye Taşkömürü Kurumu'nda (TTK) çalışan maden işçileri, kurumun özelleştirilmesinin önünü açan torba yasa tasarısını protesto için 'Maden ocağından çıkmama' eylemi başlattı. Kuruma bağlı müessese müdürlüklerine ait maden ocaklarında gece 24.00-08.00 vardiyasında çalışan işçiler, sabah mesaileri bitmesine rağmen yer üstüne çıkmadı. Gündüz 08.00.16.00 vardiyası için iş yerlerine giden madenciler, arkadaşlarının yukarıya çıkmaması üzerine ocak önünde beklemeye başladı. Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Üzülmez Şube Başkanı Tayfun Demir ise maden işçisinin ekmek ve aş kavgasında olduğunu söyledi. Müessesede yer altında 200-250 madenci, yer üstünde ise 700-800 işçinin bulunduğunu ifade eden Demir, Amasra, Kandill ve Gelik’te de benzer eylem yapıldı.
Türkiye kırılgan olarak kaldı
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P, "Yeni Kırılgan Beş" raporunda Türkiye, Arjantin, Pakistan, Mısır ve Katar'ı işaret etti.
S&P açıklamasında "Bu 5 ülkede büyük cari işlemler açıkları, ulusal yatırımları karşılamak için yetersiz tasarruf oranı ortaya koyuyorlar. Bu ülkeler küresel finansal koşulların sıkılaşmasında en riskli olabilir" denildi. Açıklamada ayrıca "Öte yandan, Tayland, Çin, Rusya, Suudi Arabistan ve Malezya en esnek ülkeler" denildi.
Kırılgan beşli tabiri Morgan Stanley’in ekonomi raporunda ortaya attığı bir kavram ve gruplandırmayı ifade ediyor. Kırılgan Beşli grubunda yer alan ülkeler: Hindistan, Endonezya, Brezilya, Türkiye ve Güney Afrika.
Binaligiller Malta’ya demirlemiş
Malta’da Binali Yıldırım’ın oğullarının 5, dayısının 2, yeğeninin yöneticisi olduğu 4 şirket bulunuyor. Yıldırım’ın oğulları Bülent ve Erkam’ın Malta’daki şirketleri: Hawke Bay Marine Co Ltd., Black Eagle Marine Co Ltd., South Seas Shipping N.V., Dertel Shipping Limited ve Nova Warrior Limited.
Kendi ülkelerindeki vergilerden kaçınmak isteyenlere kapılarını açan Malta’da, kimi faaliyetleri tartışmalı olan off-shore şirketlerin kayıtları arasından Başbakan’ın ailesinin şirketleri de çıktı. Dünyanın dört bir yanından çok sayıda politikacı ve iş insanının, off-shore hizmet sağlayıcıları Appleby ve Asiaciti ile gizlilik politikası uygulayan 19 farklı yargı yetkisi alanındaki hesaplarını ifşa eden Paradise Papers’a göre, Malta’da Başbakan Binali Yıldırım’ın oğulları, dayısı ve yeğeniyle bağlantılı olan toplam sekiz şirket bulunuyor. Bu şirketlerden ikisine ise Ulaştırma Bakanlığı’ndan aldığı ihalelerle bilinen Salih Zeki Çakır ortak. Her fırsatta yerli ve milli vurgusu yapan, yabancı yatırımcıyı Türkiye’ye çağıran hükümetin önde gelen isminin akrabaları şirket kurmak için Malta’yı tercih ederken, söz konusu şirketler üzerinden kamu ihalesi alınıp alınmadığı bilinmiyor.
İki oğlunun 5 şirketi
Süddeutsche Zeitung’un, Cumhuriyet’in de medya ortağı olduğu Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu (ICIJ) ile paylaştığı belgeler, Black Eagle Marine Co Ltd ve Hawke Bay Marine Co Ltd adlı şirketlerin varlığını ilk kez ortaya koydu. Erkam Yıldırım’ın söz konusu şirketlerde yönetici olması ana hissedar olduğuna dair işaretler barındırıyor. Diğer yandan belgelerde daha önce European Investigative Collaborations’ın (EIC) Binali Yıldırım’ın oğullarıyla bağlantılı olduğunu ortaya çıkardığı üç şirket de yer alıyor. Bu şirketlerin isimleri ise South Seas Shipping N.V. ile South Seas Shipping üzerinden Nova Warrior Limited ve Dertel Shipping Limited.
Paradise Papers’a göre Black Eagle Marine Co Ltd, 7 Ocak 2007’de kurulmuş. Malta, Valletta merkezli şirketin faaliyet konusu gemi, yat, bot ve her türlü deniz taşıtının alım satımı ve yönetimini gerçekleştirmek veya bu işlemler için üçüncü şahıslara kredi temin etmek olarak kaydedilmiş.
Hawke Bay Marine Co Ltd’nin kuruluş tarihi ise kayıtlarda 1 Nisan 2004 olarak geçiyor. Faaliyet konusu diğeriyle aynı olan Valletta merkezli şirketin Nisan 2007’ye kadar aktif olduğunu gösteren belgeler var.
Diğer yandan, incelenen belgelere göre South Seas Shipping adlı şirkette de imza yetkilisi Erkam Yıldırım olarak görünüyor. Bu şirket, Nova Warrior Limited ve Dertel Shipping Limited adlı şirketlerin de hissedarı. Bu da Erkam Yıldırım’ın Black Eagle Marine Co Ltd ve Hawke Bay Marine Co Ltd dışında üç şirketle daha ilişkisi olduğunu gösteriyor.
Adres Oras Denizcilik
Erkam Yıldırım’ın hissedarı olduğu Nova Warrior Limited adlı şirketin adresi International Maritime Organization (IMO) kayıtlarında, İstanbul merkezli Oras Denizcilik ve Ticaret Ltd Şti olarak görünüyor. Ticaret Sicil Gazetesi’ne göre Oras Denizcilik’in hissedarları Temmuz 2006’ya kadar Binali Yıldırım’ın yakın arkadaşı Salih Zeki Çakır ve Ahmet Said Atasoy iken şu anda Çağrı Cihan Çakır ve Nihan Nur Çakır olarak görünüyor. Binali Yıldırım’ın Ulaştırma Bakanı olmadan önceki iş ortağı Salih Zeki Çakır’dı. Salih Zeki Çakır, Ulaştırma Bakanlığı’ndan aldığı ihalelerle daha önce gündeme gelmişti.
Resmi kayıtlara göre Oras Denizcilik ile Erkam ve Bülent Yıldırım’ın bir bağlantısı bulunmazken, Malta kayıtları Oras Denizcilik ile Erkam Yıldırım’ın ortak çalıştığını gösteriyor. IMO kayıtlarına göre halen aktif görünen Nova Warrior Limited’e kayıtlı bir gemi bulunuyor. Veriler Hawke Bay Marine’nin de gemi sahibi ya da yöneticisi olduğunu gösteriyor.
Yeğeni de direktör
Nova Warrior Limited’in direktörü ise Başbakan Binali Yıldırım’ın yeğeni Süleyman Varol. Süleyman Varol’un direktör olarak göründüğü üç şirket daha var. Bu şirketlerin isimleri Nova Ponza Limited, Rory Malta Limited ve Dertel Shipping Limited. Rory Malta Limited’in imza yetkilisi kayıtlara göre Başbakan Yıldırım’ın dayısı Yılmaz Erence. International Maritime Organization kayıtlarına göre Rory Malta Limited üzerinde kayıtlı bir gemi de bulunuyor.
Dayısının ortağı
Binali Yıldırım’ın dayısı Yılmaz Erence’nin Salih Zeki Çakır ile ortak olduğu bir offshore şirket de bulunuyor. Böylece aileyle ilişkili Malta merkezli şirket sayısı 8’e çıkıyor. Tulip Maritime Limited isimli şirketin diğer ortağı ise eski hâkim Abbas Gökçe. 1994’te İDO Genel Müdürü olan Binali Yıldırım, dayısı Yılmaz Erence’ye İDO büfelerinin işletmeciliğini vermiş, bu da tartışmalara neden olmuştu.
Tekçiliği adrese de uygulamışlar
Binali Yıldırım’ın oğulları ve kızı Büşra Yıldırım’ın Türkiye’de ortak olduğu iki şirket var. Bunlar Derin Denizcilik ve Gaye İnşaat. Bu şirketlerin İTO’ya göre eski yönetim kurulu üyeleri olan Çetin Seven ve Ziya Alp Gülan’ın ismi de Malta kayıtlarında geçiyor. Seven ve Gülan’ın bağlantılı olduğu off-shore şirketlerde Salih Zeki Çakır’ın da yer alması dikkat çekiyor.
Derin Denizcilik’in eski yönetim kurulu üyesi Çetin Seven’in Malta kayıtlarında iki şirketi bulunuyor. Bu şirketler Belcont Shipping Co Ltd ve Berden Shipping and Trading Co. Berden Shipping and Trading Co şirketinin ortakları arasında Gaye İnşaat’ın eski yönetim kurulu üyesi Ziya Alp Gülan, Çağrı Cihan Çakır ve Nur Denizcilik Sanayi yer alıyor. Salih Zeki Çakır da şirket yetkilisi olarak görünüyor. İTO’ya göre Nur Denizcilik Ahmet Said Atasoy ve Bayram Ali Çakır’a ait. Belcont Shipping Co Ltd de Çetin Seven, Salih Zeki Çakır ve Hasan Oktay ortaklığında kurulmuş.
Salih Zeki Çakır’ın bu iki şirket dışında bağlantılı olduğu 5 Malta şirketi daha bulunuyor. Bu şirketler, Harmony Navigation, Fast Maritime, Mega Navigation, Bulk Atlantic Shipping ve Kolmar Marine Investment olarak sıralanıyor.
İşin ilginç yanı kayıtlarda Çetin Seven, Çağrı Cihan Çakır, Salih Zeki Çakır ve Nur Denizcilik’in adresi aynı: Altunizade Sitesi A Blok Daire 19.
Bu durum, söz konusu adresin çok sayıda off-shore şirketle bağlantılı olduğunu gösteriyor. Aynı adresin Binali Yıldırım’ın kurucularından olduğu Piri Reis Denizcilik Vakfı’nın da adresi olması dikkat çekici. Salih Zeki Çakır ve Binali Yıldırım Piri Reis Denizcilik Vakfı’nı birlikte kurdular.
Söz konusu adrese gittiğimizde ise OrionAsya Shipping Trading adlı şirket ve Emin Travel isimli helal turizm firmasının tabelasını görüyoruz.
Ticaret Sicil Gazetesi’ne göre OrionAsya Denizcilik Yatırım Yatırım Holding AŞ aynı adreste bulunurken sahipleri Salih Zeki Çakır, Bayram Ali Çakır ve Ahmet Said Atasoy. Yine aynı adreste yer alan Emin Travel’ın sahibi ise Abdurrahman Emin Üstün.
Malta’yı tercih nedeni
Malta’da kurumlar vergisi yerli şirketler için yüzde 35 iken yabancı şirketler için sunulan avantajlarla son tahlilde yüzde 5’e kadar iniyor. Malta bir AB üyesi ve OECD’nin kara para listesinde değil. Malta Üniversitesi Profesörü Arnold Cassola, "Malta’nın yaptığı Avrupa yasalarından ayrılmadan kurnazca yollar bulmak. Bu yüzden ‘vergi kaçırma’ değil ‘vergiden kaçınma’ diyoruz. Malta’da asgari ücret 725 dolar, ortalama ücret 1000 dolar civarında. Malta ekonomisi finansal hizmetler ve kumar endüstrisine dayanıyor" dedi.