KA-DER Başkanı Çiğdem Aydın, yeni Anayasa'nın "kadınlar için değil kadın/feminist bakış açısıyla" hazırlanması gerektiğini kaydetti. Anayasa'nın yapılış yöntemine ilişkin bilgi veren Aydın, öncelikli olarak toplumsal ve siyasi temsil gücü yüksek bir Anayasa Meclisi oluşturulması gerektiğini ifade etti.
"Temel ilke ve değerler" başlığında ise "devleti, milleti ve aileyi değil bireyi temel alan" anayasa istedikleri söyleyen Aydın, anayasanın "insan ve kadın haklarına dayalı" olması gerektiğini belirtti. Hiçbir toplumsal grubu ötekileştirmeyen, dışlamayan, herkese eşit duran bir devlet anlayışına dayalı, "ayrımcılığı yasaklayan, farklılıklar arasındaki mevcut eşitsizlikleri gidermek için pozitif önlemleri zorunlu gören" anayasa istediklerini vurgulayan Aydın, siyasi partilerin tüm karar organlarında cinsiyetler arası eşit temsil ve katılım ilkesine bağlı olma zorunluluğunun getirilmesini istedi.

Özgürlükleri sınırlamamalı
Temel hak ve özgürlükleri sınırlamayan, genişleten bir anayasa profili çizen Aydın, bu temelde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin yanı sıra Avrupa Sosyal Şartı ve BM Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi'ne taraf olunması gerektiğini söyledi. Yine vicdani reddin din ve vicdan özgürlüğü kapsamında ele alınmasını gerektiğini belirten Aydın,  "Vatandaşlık kavramının sivil ve siyasi vatandaşlığa ek olarak sosyal vatandaşlık, ekonomik vatandaşlık ve ekolojik vatandaşlık da içeren; kamu yararına doğanın dengelerini gözeterek yeniden tanımlandığı, doğal dengeyi gözeten adil bir sosyal devlet anlayışı getiren bir Anayasa istiyoruz" dedi.

Doğa bir hak öznesi olmalı
Ekolojik Anayasa Girişimi'nden Burcu Akyüz ise "Yeni Anayasa Ekolojik Haklar" başlıklı sunum yaptı. Akyüz, burada "doğayı bir hak öznesi olarak tanımladıklarını" kaydetti, "Doğa'nın haklarını tanımlayan, tanıyan ve güvence altına alan bir anayasa" istediklerini ifade etti. Akyüz, "ekoloji merkezli", "canlı-cansız bütün varlıkların hakları olan", "hayvan haklarının güvenceye alındığı" Anayasa'nın olması gerektiğini savundu. Bütünleşik ekoloji anlayışı gereği; doğa hakları çerçevesinde çevre sorunlarının ve bozulmasının ulusal sınırlarla sınırlandırılamayacağını ifade eden Akyüz, yeni Anayasa'da "sivil toplumun çevre konularında bilgi ve belge edinme, karar mekanizmalarına katılma ve yargıya eşit ulaşma haklarının garantiye alınması"nı istedi.

Tüm çekinceler kaldırılmalı
Anayasa'da kamu yararı ilkesinin ekoloji merkezli bakış açısıyla yeniden tanımlanmasını talep eden Akyüz, iklim değişikliği, çevre kirliliği ve doğanın korunmasına ilişkin tüm uluslararası anlaşmalardan çekincelerine kaldırılmasının anayasada yer bulmasını istedi. "Toplumun bütün kesimlerinin katılımıyla ekolojik olarak sürdürebilir, sosyal olarak adil bir ekonomik sistem geliştirilmeli" diyen Akyüz, "ekonomik faaliyetlerin ise
doğanın kendini yenileme kapasitesini zorlamayacak biçimde yapılmalı" ilkesinin getirilmesini istedi.


 DİHA/İSTANBUL