- 20 yıl boyunca topladığı 720 milyarı aşan deprem vergisinin hesabını vermeyen iktidar, on binlerce insanı enkaz altında bırakmışken kendi medyası üzerinde devlet kurumları ve yandaş sermayenin şovuyla devlete 115 milyar 'sadaka' topladı.
Pazarcık’ta 6 Şubat'ta sabaha karşı saat 04.17’de 7,7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Yerin 7 kilometre derinliğindeki deprem Maraş, Hatay, Osmaniye, Adıyaman, Antep, Urfa, Amed, Malatya, Kilis ve Adana’yı vurdu. Aynı gün Elbistan’da da saat 13.24’te 7,6 büyüklüğünde ikinci bir deprem daha kayda geçti. Çöken binalarda on binlerce kişi enkaz altında kaldı. Türkiye, 4. seviye alarm ilan etti ve uluslararası yardım talebinde bulundu. Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun dünkü açıklamasına göre; sahada arama kurtarma çalışması yapan ülke sayısı 75, personel 7 bin 537, görevini tamamlayıp ayrılan ülke sayısı 15 ve görevini tamamlayıp ayrılan personel sayısı da 4 bin 236. Depremlerin ardından 7 günlük yas ilan edildi. Depremin vurduğu 10 il afet bölgesi ilan edildi, dünden itibaren Elazığ da eklenerek 11'e çıkarıldı. Üç ay süreyle uygulanacak OHAL kararı Meclis’ten geçti. Okullar tatil edildi, üniversitelerde uzaktan eğitime geçildi. Depremlerin ardından 4 bin 323 artçı deprem meydana geldi ve devam ediyor.
AFAD'ın verileri sahaya uymuyor
Deprem sonuçlarıyla ilgili veriler ise deprem bölgesinde durumla uyuşmuyor. AFAD, dün saat 09.00 itibarıyla paylaştığı verilerek göre; Maraş, Antep, Urfa, Amed, Adana, Adıyaman, Osmaniye, Hatay, Kilis, Malatya ve Elazığ illerinde toplam 36 bin 187 kişi hayatını kaybetti. Yaralı sayısı ise 108 bin 68. 216 bin 347 depremzede bölgeden diğer illere tahliye edildi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da önceki günkü açıklamasında "Şu ana kadarki tespitlerimize göre; acil yıkılması gereken 50 bin 576 bina var. 279 bin 655 bina az hasarlı veya hasarsız" dedi.
720 milyarı yedi, 115 milyarla şov
Hazine ve Maliye Bakanlığının verilerine göre “deprem vergisi” olarak bilinen özel iletişim vergisi (ÖİV) olarak 2000-2022 yıllarını kapsayan 23 senede toplam 87 milyar 998 milyon lira toplandı. Merkez Bankası’nın her sene için açıkladığı yıllık ortalama kur esas alındığında 2000-2022 arasında toplanan deprem vergisi 38 milyar 227 milyon dolar ediyor. 38,2 milyar, Merkez Bankası'nın dünkü kuruyla 720 milyar TL'yi aşıyor. Euronews’in TOKİ’nin konutlarında en yaygın türlerden olan 96 metrekare ve 112 metrekare üzerinden iki farklı konut büyüklüğü için yaptığı hesaplamaya göre; 2000-2022 yılları arasında 96 metre büyüklüğünde 1 milyon 315 bin konut yapmak mümkündü. İktidar, deprem vergilerini de genel bütçe gibi savaşa, ranta ve şatafata harcadı. Bunun hesabını vermeyen iktidar, on binlerce insan enkaz altında bırakılmışken kendi medyası üzerinde devlet kurumları ve yandaş sermayenin sadaka şovuyla devlete bağış topladı.
TRT1, ATV, FOX, Kanal D, Kanal 7, Show TV, Star TV ve TV8 başta olmak üzere yurt içi ve yurt dışından 213 televizyon kanalı ile 562 radyoda yayınlanan şovun moderatörlüğü de iktidarın medya dünyasındaki simaları olan Nihat Hatipoğlu, Pelin Çift, Deniz Bayramoğlu, Nazlı Çelik, Acun Ilıcalı, Didem Arslan Yılmaz, Çağla Şikel ve Tümer Doğru'ya verildi. Erdoğan'ın telefonla bağlanıp kabinesindeki elemanlarıyla birlikte 136 milyon 589 bin liralık bir yardım topladıklarını söylediği şova, çok sayıda sermayedar ve bürokrat katıldı.
Merkez Bankası, Hazine'ye bağışladı!
En yüksek parayı 30 milyar lirayla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verdi. Devlet bankaları olan Ziraat Bankası 20 milyar lira, VakıfBank 12 milyar lira ve Halkbank 7 milyar lira; Savunma Sanayi Başkanlığı ve bağlı şirketler (Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı'nın şirketleri olan ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN, İŞBİR ve ASPİLSAN ile Savunma Sanayii Başkanlığı iştirakleri STM ve SSTEK firmaları) 3,6 milyar TL, Turkcell 3,5 milyar lira, Cengiz Holding 2,5 milyar lira, Türk Telekom, TMSF, Borsa İstanbul Grubu, Türkiye Sigorta, THY ve Baykar 2'şer milyar lira, Ziraat Katılım, Vakıf Katılım ve Emlak Katılım bankaları ile Emlak Konut 1'er milyar lira verdi. Kalyon Holding 950 milyon TL, Doğuş Grubu 500 milyon TL, Limak Holding 500 milyon TL, Cihan Kamer 220 milyon TL verdi. Liste böyle holdinglerle devam etti. Şovun sonunda taahhüt edilen miktar 115,1 milyar TL'yi buldu. Her biri 50 lira bağış anlamına gelen 9 milyonu aşkın SMS gönderildi. Paranın adresi ise yine devlet kurumları olan AFAD ve Kızılay gösterildi.
Sadaka töreniydi, bir cepten diğerineydi
Paranın büyük bölümü, Türkiye Varlık Fonu’na ait banka ve şirketler ile Merkez Bankası’ndan (MB) karşılandı. Reuters’a konuşan MB kaynakları, bankanın 30 milyar liralık bağışının 2022 karından karşılanacağını söyledi. İktisat profesörü Özgür Orhangazi'ye göre; devlet kendi cebinde para döndürürken büyük şirket sahipleri de canlı yayında vergilerini ödedi, dolayısıyla bu ‘şov’un ‘yardımlaşma’ diye anlatılmasını da eleştirdi. Orhangazi’nin sosyal medya hesabında yaptığı değerlendirmede, işin tam bir sadaka törenine dönmekle kalmayıp kamu kurumlarının, diğer kamu kurumlarına bağış yarışına da girdiğini belirterek, "Peki nereden geliyor bu paralar? Ya da kimin parasını kime veriyorlar?" sorularını şöyle yanıtladı:
* Merkez Bankası 30 milyar: MB, bu miktarı ya yeni para yaratarak ya da karlarından verebilir. Her ikisi de saçma, çünkü MB zaten ihtiyaç duyulan miktarı parasal genişlemeyle yaratabilirdi. (Karlarından yapacağını açıkladı) Bu karların önemli bir bölümü zaten Hazine’ye aktarılacaktı.
* Ziraat, Vakıfbank, Halkbank toplam 39 milyar: Kamu bankaları daha geçenlerde 60 milyar sermaye desteği almışlardı. Devlet, aynı parayı bir cepten diğerine aktarmış durumda sadece.
* Sigorta şirketleri: Umalım ki burada yaptıkları bağışları deprem bölgesindeki poliçelerini ödememek için kullanmasınlar.
* Özel şirket ve kişilerin bağışlarının vergiden düşülebileceği dolandı Twitter’da. Bu anladığım kadarıyla vergi matrahından düşme olarak gerçekleşecek. Nihayetinde ödeyecekleri vergiler düşeceği için bu da esasında yine bir cepten diğer cebe koymak anlamına geliyor.
* Paraların üç ana kaynağı: Şimdiye kadar kaçırılan, ödenmeyen, affedilen vergiler. İmar, arsa, ihale, kent vs. rantları. Düşük ücret yüksek sömürüye dayanan birikim rejiminin yarattığı karlar. Yani yine ya bir cepten diğer cebe aktarımlarla geçinmek için bin bir türlü sıkıntı içerisinde olanların alın teriyle yarattıkları değer.
* Bir aklanma şovu izlendi. Madem milyonlarca TL bir telefon aramasıyla bu kadar kolay verilebiliyordu, depremin ilk anlarında, ilk günlerinde insanlar yardım toplamak için kendilerini paralarken bu neden yapılmadı?
* Halbuki düzgün bir sistemde Meclis toplanıp gerekli bütçeyi çıkarabilir, bu bütçe de gerekirse vergilerle gerekirse de MB’nin parasal genişlemesiyle çok hızlı bir biçimde devreye sokulabilirdi. Tercih edilen ise esasında halkın parasıyla halka şov yapmak oldu.
Prof. Orhangazi, sonuç olarak şöyle özetledi: "MB canlı yayında parasal genişleme yaptı, parası olanlar canlı yayında vergilerinin bir kısmını ödedi, devlet de kendi cepleri arasında para dolaştırdı. İzleyenler de gerçek yardımlaşma ve dayanışmayla sadaka şovunun farkını görmüş oldu."
Cengiz, sabaha karlı uyandı
Ortak yayında 3 milyar TL taahhüt eden Cengiz Holding'e, sabahleyin 3 milyar 10 milyon TL’lik yatırımı için verilen teşvik Resmi Gazete'de yayımlandı. Holding, yüzde 100 vergi indirimi, yüzde 85 yatırıma katkı oranı olmak üzere gümrük vergisi muafiyeti, azami 75 milyon TL nitelikli personel desteği gibi teşviklerden yararlanacak. Böylece sabaha 10 milyon TL karla uyandı. HABER MERKEZİ