l OHAL şartlarında gözaltında işkence ve kötü muamele arttı, operasyonlar da Kürt kentlerinde ciddi insan hakları ihlallerine yol açtı. Batı ise "işbirliği bozulmasın" diye tüm bunlara göz yumdu.


İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün 2017 Dünya Raporu’nda, Türkiye’de 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yürürlüğe konulan uygulamalar sert biçimde eleştirildi. 

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), tüm dünyaya dair geçtiğimiz yılın değerlendirmesinin yapıldığı 2017 Dünya Raporu dün yayınladı. 687 sayfalık ve 90'dan fazla ülkenin insan hakkı ihlallerinin incelendiği raporda Türkiye de mercek altına alındı. 

Erdoğan darbeyi fırsata çevirdi

‘İnsan Hakları Konusunda Ürkütücü Kötüleşme’ başlıklı raporda Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile AKP hükümetinin 15 Temmuz darbe girişimini insan haklarını baskılamak, temel demokratik güvenceleri ortadan kaldırmak ve muhalifleri bastırmak için araç olarak kullandığı vurgulandı. OHAL şartlarında onbinlerce kişinin gözaltına alındığı ve tutuklandığı, yüzbini aşkın kişinin de açığa alındığı ya da görevden uzaklaştırıldığı hatırlatılarak "Darbe girişimi barışçı muhaliflere karşı alınan sert önlemleri haklı çıkartamaz" eleştirisi yöneltildi. 

KHK’ler uluslararası hukuka aykırı

"Darbe girişiminin ardından yapılan tasfiye operasyonu hükümetin artan otoriterliğinin belirtisiydi" denilen raporda, darbeden sonra çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin (KHK) bazılarının temel insan haklarını koruma ilkesiyle çeliştiği ve Türkiye'nin uluslararası sorumluluklarına aykırı olduğu değerlendirmesi yapıldı. 

İşkence ve kötü muamele arttı 

Raporda Türkiye’de olağanüstü hal şartlarında gözaltında işkence ve kötü muamele bildirimlerinde yaşanan artışlara da dikkat çekildi. 

Operasyonlar ciddi ihlallere yol açtı 

HRW’nin raporunda Erdoğan’ın çözüm sürecini bitirmesiyle 2015 Temmuz’undan bu yana ülkede şiddetin tırmanışa geçtiği, Kürt kentlerine yapılan operasyonlar neticesinde ise 400 bin kadar sivilin zorla yerlerinden edildiği belirtildi. Raporda çatışmaların 2016'da hız kazanmasının bölgede ciddi ve yaygın insan hakları ihlallerine yol açtığı vurgulandı. 

Tasfiyeler HDP’ye kadar vardı

Ayrıca tasfiyelerin Halkların Demokratik Partisi'ne (HDP) kadar vardığı ve HDP'li milletvekillerinin tutuklandığı ve HDP'li belediye başkanlarının görevden alınıp kayyum atandığı vurgulandı. HRW’nin raporuna göre bu ihlalleri binlerce Kürt aktivistin hapse atılması takip etti. 

Kadına yönelik şiddet sürüyor

Raponun "kadın hakları" başlığında da Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile içi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesini onaylamasına rağmen Türkiye’de, kadına yönelik şiddet önemli bir endişe konusu olmayı sürdürdüğüne dikkat çekildi.

Raporda Türkiye’deki gösterilerde kadın cinayetlerinin sona erdirilmesi için hükümetten harekete geçmesinin talep edildiği hatırlatıldı. Ayrıca Kürt kadınların hastanelerde ayrımcılık gördüğüne dair verilerin de olduğu bildirildi. 

Askerler sınırda mültecileri vuruyor

"Sınır ve mülteciler" başlığında ise “Türkiyeli sınır muhafızlarının Suriye sınırındaki mültecileri geri ittiğine ve Türkiye'ye geçerek kendilerini emniyete almak isteyen bazı mülteciye ateş ettiğine ilişkin bildirimler de yıl boyunca geldi" denildi. 

Avrupa'ya sessizlik eleştirisi

HRW raporunda Erdoğan rejiminine yönelik Batı’daki sessizliği de eleştirdi. Batılı liderlerin Avrupa'ya gelen mülteci sayısını sınırlamak ve Türkiye ile başka alanlarda işbirliği yaptıkları için zamanında net bir duruş sergilemedikleri ve Türkiye'deki insan hakları ihlallerine sessiz kaldıkları tespiti yapıldı. 

Erdoğan Sisi ile aynı yolda

HRW İcra Direktörü Kenneth Roth ise 2017 Dünya Raporu’nun giriş kısmı için kaleme aldığı makalesinde Erdoğan için "Darbe girişimini muhalif sesleri bastırmak için avantaj olarak kullandı" derken, "Sisi’nin yönettiği Mısır da benzer bir evrimden geçti" ifadesini kullandı. Roth ayrıca "Erdoğan'ın artan diktatörce yönetimi bir liderin çoğunluk adına hakları ayaklar altına alması tehlikesini gösteriyor" değerlendirmesinde bulundu. Roth, Erdoğan ve Sisi gibi liderlerin baskıcı tutumlarının Batı’da popülizmin yükselişi ve Batı'nın sessiz kalması sebebiyle destek bulduğunu belirtti. Roth bazı liderlerin kafalarını kuma gömüp popülizm rüzgarının geçmesini beklediklerini söyledi.

 Türkiye son bir neslin en ağır krizine girdi

Raporla ilgili açıklama yapan HRW Avrupa ve Orta Asya Direktörü Hugh Williamson göre ise yüzbinlerce insanın görevden alınması veya tutuklanması, bağımsız medyanın susturulması ve HDP milletvekillerinin hapse atılmasıyla birlikte, Türkiye son bir neslin en ağır krizine girdi. 


HABER MERKEZİİ