Erdoğan-Trump-Jeffrey üçgeninde Kürt düşmanlığı
Dünya Haberleri —

❏
- ABD Başkanı Donald Trump’ın tutarsız ve kendi müttefiklerine bile güven vermeyen yaklaşımlarını yazan eski Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’un kitabı henüz piyasaya çıkmadan etki yaratmayı sürdürüyor.
T24 haberinde, henüz yayınlanmayan Bolton’un “Olayın Olduğu Oda – The Room Where It Happened” adını taşıyan kitabında Kuzey Suriye’deki Kürtler, işgal için AKP’li Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan ve Trump’ın yürüttüğü kirli pazarlıklar ve Trump’ın kendi yönetimi içinde bile kabul görmeyen tutarsız yaklaşımlarına ilişkin bilgiler de var. Bolton, Erdoğan ile Trump’ın 14 Aralık 2018’deki telefon görüşmesinden önce Trump’ın kendisiyle konuştuğunu, Suriye’yi kastederek, “Buradan defolup gitmeliyiz” dediğini aktardı.
Erdoğan’ı memnun etti
Trump’ın bunu direkt olarak Erdoğan’a da söyleyeceğinden endişe duyduğunu ifade eden Bolton, ilk başta konunun Halkbank davasından açıldığını ve ABD Başkanı’nın bu konuda bir çözüme yakın olduklarını söylediğini aktardı. Kitaba göre Erdoğan ise bu durumdan oldukça memnun kaldı. Bolton’un aktardığına göre konu Suriye’ye geldiğinde Erdoğan Türkiye’nin Fetullah Gülen Cemaati, PKK ve IŞİD (DAİŞ) konusundaki endişelerinden söz etti. Eski Ulusal Güvenlik Danışmanı’na göre Erdoğan, “PKK derken genel olarak Kürt savaşçılardan bahsediyordu.”
Bolton, kitabında konuşmanın devamını şöyle anlattı:
“Trump, eğer Türkiye IŞİD’in geri kalanını halletmeyi kabul ederse Suriye’den çekilmeye hazır olduğunu söyledi: Türkiye geriye kalanını halledecek ve biz çekilecektik. Erdoğan bu konuda söz verdi ancak güçlerinin lojistik desteğe ihtiyacı olacağını ifade etti. Sonra sıkıntılı kısım geldi. Trump, benden hemen bir çekilme planı hazırlamamı istediğini söyledi. Trump bana konu üzerinde sessizce çalışmamı ve IŞİD’i bitirdiğimiz için çekildiğimizi söyledi. Trump bana ‘konuşabilir misin?’ diye sordu, ben de yönergeleri duyduğumu söyledim. Konuşmanın sonlarına doğru biraz daha Halkbank üzerine konuştuktan sonra Trump, Erdoğan’a ordu konusunda benimle, Halkbank konusunda da Mnuchin’le çalışması gerektiğini söyledi. Erdoğan, Trump’a teşekkür etti ve ona çok pratik bir lider olduğunu söyledi. Kısa süre sonra Trump, IŞİD’i yendiğimizi, Suriye’deki görevimizi tamamladığımızı ve şimdi çekileceğimizi belirten bir açıklama hazırlamamızı istedi. Trump’ın bunu da Afganistan’dan çekilmekte olduğu gibi bir kampanya aracı olarak gördüğünden şüphem yoktu. Verdiği sözü tutma konusunda kararlıydı. Kısa süre sonra Mattis’i (dönemin savunma bakanı) arayıp haberleri verdim. Söylemeye gerek yok ama memnun olmadı.”
Savunma Bakanı James Mattis, Trump’ını Suriye’deki Kürtlere dönük politikasını ve Suriye’den çekilme yönündeki açıklamaları benimsemediği için istifa etmişti.
Erdoğan’ın yalanları
Habere göre Bolton kitabında bir başka Trump-Erdoğan telefon görüşmesi ve Erdoğan’ın yalanları için şu ifadeleri kullanıyor: “Selamlaştıktan sonra Trump, Erdoğan’a Türkiye’nin IŞİD’den kurtulmasını istediğini ve gerekirse destek sunacağını söyledi. İkinci olarak Trump, Erdoğan’a vurgulu bir şekilde Kürtleri öldürmemesi gerektiğini; birçok kişinin, ABD ile birlikte yıllarca IŞİD’e karşı savaştığı için onları sevdiğini söyledi. Trump, Türkiye ile Kürtlerin birlikte kalan IŞİD güçlerine karşı savaşması gerektiğini ifade etti. Bunun Türkiye için bir strateji değişikliği olabileceğini kabul eden Trump, bir kez daha ABD’de Kürtlere olan desteği vurguladı. Trump, daha sonra konuyu kapayacağını düşündüğü teklifi dile getirdi; ABD ile Türkiye arasında daha fazla ticaret ihtimali. Erdoğan uzun uzun Kürtleri sevdiğini ancak YPG-PYD-PKK’nin Kürtleri manipüle ettiğini ve onları temsil etmediğini dile getirdi. Kendi hükümetinde de Kürt bakan ve milletvekilleri olduğunu söyleyen Erdoğan, Kürtlerin ona karşı özel bir sempati beslediğini ve Kürt bölgelerinde büyük mitingler düzenleyebilen tek lider olduğunu söyledi. Erdoğan, teröristler dışında kimseyi öldürmeyi planlamadıklarını söyledi. Hepimiz bunu daha önce de duymuştuk; standart Erdoğan rejimi propagandası.”
Jeffrey’nin Kürt düşmanlığı
Kitabının diğer bölümlerinde Kürtlere daha fazla yer veren Bolton şöyle devam etti: “Erdoğan’ın Kürtler hakkındaki görüşü şu; en iyi Kürt ölü Kürt’tür. General Dunford da Türkiye’nin Kürtleri sınır bölgelerinden uzaklaştırıp mültecileri o bölgelere yerleştirmeyi amaçladığını biliyordu.”
Bolton, önce ABD’nin eski Türkiye Büyükelçisi ve şu anki Suriye temsilcisi James Jeffrey’i, kendisinin de içinde bulunduğu kıdemli yetkililerin aldığı kararın aksine Türkiye’ye Suriye’nin kuzeydoğusunda toprak dağıtmaya çalıştığını belirtti. Kitabın ilerleyen sayfalarında Jeffrey’nin üzerinde çalıştığı yabancı ülkenin, buradaki haliyle Türkiye’nin, çıkarlarını ”özümseme” “kronik hastalığını ileri düzeyde” yaşadığını yazdı. ”ABD Savunma Bakanı, Dışişleri Bakanı, Genelkurmay Başkanı ve ben Suriye üzerine herhangi bir yanlış anlamanın önüne geçmek için bir sayfa uzunluğunda bir karar hazırladık” dedikten sonra, Jeffrey’in bu kararların aksine hareket ettiğini ve bu kararlardaki ayrıntılara ters olarak, Türkiye’ye Suriye’nin kuzeydoğusuna girme iznini veren haritayı hazırlattığını anlattı.
HABER MERKEZİ







